Doktorsitesi.com

Evlilik Korkusu

Uzm. Psk. Kemal ÖZCAN
Uzm. Psk. Kemal ÖZCAN
5 Ekim 2012817 görüntülenme
Randevu Al
  • TÜİK verilerine göre Türkiye'de evlenme oranları azalırken, özellikle metropollerde yaşayan eğitimli bireyler arasında yalnız yaşama eğilimi ve evlilik korkusu artış göstermektedir.
  • Evlilikten kaçınmanın temel nedenleri arasında sorumluluk kaygısı, özgürlüğün kısıtlanması endişesi, travmatik geçmiş ve başarısızlık korkusu gibi psikolojik ve sosyal faktörler yer almaktadır.
  • Evlilik korkusunu aşmak için bireylerin aile bağımlılığından kurtulup olgunlaşması, olumsuz senaryolar yerine evliliğin duygusal ve sosyal avantajlarına odaklanması ve gerektiğinde profesyonel destek alması önerilmektedir.
Evlilik Korkusu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Türkiye’de Evlilik ve Boşanma Eğilimleri: İstatistiksel Veriler

Psikolog, Evlilik ve Çift Terapisti Kemal Özcan tarafından kaleme alınan bu içerik, toplumun temel yapı taşı olan evlilik kurumuna dair güncel kaygıları ele almaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2010 yılı 3. döneminde 175 bin çift evlenirken, 23 bin çift boşanmıştır. 2009 yılının aynı dönemine kıyasla evlenme oranlarında %5,5 oranında bir azalma gözlemlenmiştir.

Evlenme sayısındaki en belirgin düşüş %12,3 ile Batı Karadeniz bölgesinde yaşanırken, Kuzeydoğu Anadolu’da %4,1’lik bir artış kaydedilmiştir. Basın ve medyada sıkça yer alan artan boşanma oranları ve parçalanmış aile yapılarının yanı sıra, bu durumla doğrudan ilişkili olan evlilik korkusu kavramı üzerinde hassasiyetle durulması gerekmektedir.

İnsanın Öteki Yarısını Arayışı ve Modern Yalnızlık

Kadim efsanelere göre insan, başlangıçta kadın ve erkeğin bir arada olduğu hermafrodit bir yapıdadır. Tanrıların bu mutluluğu kıskanarak bedenleri ayırmasıyla birlikte, insanoğlunun ömür boyu "öteki yarısını" arayarak eski bütünlüğüne ve mutluluğuna ulaşmaya çalıştığı anlatılır. Bu bütünleşme arzusuna rağmen, özellikle metropollerde yaşayan yüksek tahsilli ve çalışan orta yaş grubundaki bireyler arasında yalnız yaşam sürme eğilimi hızla artmaktadır.

Birçok bekar birey, ortak bir yaşam kurma isteğini dile getirse de eyleme dökme noktasında ciddi engellerle karşılaşmaktadır. Batı toplumlarında başlayan ve Türkiye’de de yaygınlaşan bu yeni yaşam tarzı, gelecekteki sosyal yapıyı kökten değiştirecek bir potansiyele sahiptir. Bu durumun temelinde yatan psikolojik ve sosyal faktörlerin analiz edilmesi, toplumsal geleceğimiz açısından kritik önem taşımaktadır.

Evlilik Korkusunun Temel Nedenleri

Bireylerin evlilikten kaçınma veya süreci erteleme nedenleri cinsiyetlere göre farklılık gösterse de birçok ortak noktada birleşmektedir. Yapılan araştırmalar doğrultusunda evlenememe nedenleri şu ana başlıklar altında toplanabilir:

  • Sorumluluk Kaygısı: Evliliğin getirdiği yükümlülükleri üstlenecek psikolojik olgunluğa sahip olmama korkusu.
  • Negatif Odaklanma: Ortak yaşamın güzellikleri yerine sadece olumsuzluklara ve çözümsüz görülen sorunlara odaklanma.
  • Travmatik Geçmiş: Çocukluk döneminde şahit olunan olumsuz evlilik modelleri veya yakın ilişkilerle ilgili travmalar.
  • Eğitim ve Kariyer Süreçleri: Uzayan eğitim hayatı nedeniyle evliliğin sürekli ötelenmesi ve zamanla gözde büyümesi.
  • Özgürlük Tutkusu: Ekonomik ve sosyal bağımsızlığı kaybetme endişesi ile bekarlığın konfor alanından çıkamama.
  • Boşanma ve Aldatılma Korkusu: Medyada ve dizilerde sıkça işlenen sadakatsizlik ve başarısız evlilik haberlerinin yarattığı paranoya.
  • Geleneksel Sistemlerin Zayıflaması: Görücü usulü gibi geleneksel yöntemlerin azalması, buna karşın modern yöntemlerin (internet, ajanslar) güven vermemesi.
  • Cinsel Kaygılar: Cinsel mitler, yetersizlik hissi, ilk gece korkusu veya geçmiş cinsel travmaların yarattığı çekinceler.
  • Ebeveyn Bağlılığı: Anne ve babaya karşı duyulan aşırı sorumluluk hissi ve onları terk etmenin yarattığı suçluluk duygusu.

Çözüm Önerileri ve Psikolojik Yaklaşımlar

Yetişkin ve sağlıklı bir birey için neslini devam ettirmek doğal bir dürtüdür; bunun toplumsal, hukuki ve ahlaki yolu ise evliliktir. Evlenebilmek için bireyin ailesine olan bağımlılığından kurtulup bireysel olgunluğa erişmesi şarttır. Sorumluluk almaktan kaçınan bireyler için literatürde "yetişkin" (adulte) ve "ergen" (adolescant) kelimelerinin birleşimi olan "adulescante" (yetişkin ergen) terimi kullanılmaktadır.

Eğer evlenmemek bilinçli bir tercih değil de bir kaçınma ise, aşağıdaki yaklaşımlarla bu durum değiştirilebilir:

  1. Dürüstlük: Kişi neden kaçındığını net bir şekilde belirlemeli ve kendine karşı dürüst olmalıdır.
  2. Kötü Senaryolardan Kaçınma: Başarısızlık ve boşanma gibi olumsuz senaryoları genellemekten vazgeçilmelidir; her evlilik kendine özeldir.
  3. Açık İletişim: Nişanlılık veya sözlülük sürecinde beklentiler ve sınırlar karşılıklı olarak netleştirilmelidir.
  4. Avantajlara Odaklanma: Düzenli bir hayatın, güvenli cinselliğin ve duygusal yakınlığın iyileştirici gücü göz önünde bulundurulmalıdır.
Evliliğin Temel FaydalarıAçıklama
Duygusal GüvenlikYakınlık ve güven ihtiyacının en doğal şekilde karşılanması.
Biyolojik SüreklilikAnnelik ve babalık dürtülerinin sağlıklı bir zeminde yaşanması.
Psikolojik OnarımÇocukluk yaralarının sağlıklı bir ilişki içinde iyileşme imkanı bulması.
Sosyal DestekErkeğin düzenli hayat, kadının ise korunma ve güven ihtiyacının karşılanması.

Sonuç olarak, evlilik korkusu ve buna bağlı gelişen cinsel sorunlar çözümsüz değildir. Uygun bir terapi ve doğru bir bakış açısıyla her bireyin mutlu bir yuva kurma hakkı bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Kemal ÖZCAN

Uzm. Psk. Kemal ÖZCAN

1983-1987 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde lisans ve eğitmenlik formasyonu eğitimini tamamlayan Kemal Özcan, çok sayıda seminer ve eğitimlerle alandaki çalışmalarını sürdürdü. Katıldığı seminer ve eğitimler arasında; Belçika’da “Practitioner NLP” (2008-2009), Gerald Weeks ile “Evlilik ve Çift Terapisi”, Vamık N. Volkan ile “Dinamik Yönelimli Psikoterapi”. CİSED tarafından düzenlenen “Aile Danışmanlığı”, “Cinsel Terapi Eğitimi”, “Holistik Evlilik ve Çift Eğitimi” konulu eğitimler, Gerald Weeks ile “İleri Düzey Evlilik ve Çift Terapisi”, Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nden YÖK onaylı 450 saatlik Aile Danışmanlıǧı ve 3 yıl süren ‘’Dinamik yönelimli psikoterapi’’ eğitimleri, yer alıyor. Ayrıca göç idaresi Başkanlığı’’nda ‘’Göç ve göçmen psikolojisi’’ konusunda uzmanlara eğitimler verdi. Ankara Üniversitesi ‘de “Evlilik doyumu ile cinsel doyumun birbirine etkileri” üzerine yüksek lisans yapmıştır. Şema Terapi, EMDR, NLP, Evlilik terapisi, cinsel terapi konularında uygulayıcı eğitimleri almıştır. Evlilik ve Çift Terapisi, Cinsel Terapi, Çözüm odaklı terapi konularında eğitimler vermektedir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.