Doktorsitesi.com

Evliliğimiz ve çocukluk yaralarımız

Uzm. Psk. Elvan Uzun
Uzm. Psk. Elvan Uzun
20 Nisan 201675 görüntülenme
Randevu Al
Evliliğimiz ve çocukluk yaralarımız
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İmago Teorisi ve İlişkilerdeki Bilinçdışı Dinamikler

Ünlü evlilik terapisti Harville Hendrix, "Hak Ettiğiniz Aşkı Yaşayın" adlı eserinde İmago Teorisi kavramını detaylandırarak ikili ilişkilerin temelindeki psikolojik süreçlere ışık tutar. Kelime anlamı olarak "bir kişinin ya da şeyin temsil edilmesi", "suret" veya "benzerlik" karşılıklarına gelen İmago, yetişkinlikteki eş seçimlerimizin tesadüf olmadığını savunur. Bu teoriye göre, romantik tercihlerimiz aslında çocukluk dönemindeki eksikliklerimizi tamamlama çabasıdır.

İmago Nedir? Ebeveyn Figürlerinin Eş Seçimindeki Rolü

Psikanalitik kurama göre imago; çocukluğun ilk yıllarından itibaren bireyin bilinçdışında yer eden, anne ve babaya ilişkin özellikleri barındıran zihinsel bir resimdir. Sigmund Freud, bireylerin ebeveynlerine benzer eşler seçerek geçmişi yeniden oluşturma eğilimini "tekrarlama zorlantısı" olarak tanımlamıştır. Bu durum, aslında bilinçdışının kendi kendini tedavi etme yoludur.

Duygusal yaralarımız bir ilişki içerisinde oluştuğu için ancak bir ilişki içerisinde iyileşebilir. Bu yaralar ya yarayı açan kişi tarafından ya da onun benzeri bir figür tarafından tedavi edilebilir. Bu nedenle, bizi iyileştirmesi için anne veya babamıza iyi ya da kötü yönleriyle benzeyen eşler seçeriz. Yeni tanışılan birine karşı hissedilen "seni önceden tanıyor gibiyim" veya "seninle tamamlanmış hissediyorum" duygularının temelinde bu bilinçdışı eşleşme yatar.

Geçmişin Tekrarı: Travmalar Neden Yeniden Sahnelenir?

İmago eşleşmesini motive eden temel unsur, çocukluk yaralarını iyileştirmeye yönelik duyulan acil arzudur. Kişi, çocukluk travmalarındaki rolleri bugünkü partnerine aktarır. Bu döngü şu şekilde işler:

  • Terk Edilme Travması: Çocukken babası tarafından terk edilen bir kadın, hissettiği değersizlik ve suçluluk duygularını bastırır. Yetişkinliğinde ise ya kendisini terk edecek erkekleri seçer ya da partnerinin onu terk etmesi için bilinçsizce zemin hazırlar.
  • Aşağılanma Travması: Annesi tarafından sürekli eleştirilen bir erkek, yetişkinliğinde kendisini değersiz hissettirecek partnerler, patronlar veya arkadaşlar seçerek bu tanıdık duyguyu yeniden yaşar.

Bu tekrarların amacı, geçmişte "tabuta gömülen" duygularla yeniden yüzleşmek ve bu kez farklı bir sonuç elde etme umuduyla sahneyi tekrar oynamaktır.

İlişkilerde Güç Savaşları ve Yanılsamalar

Çocuklukta ebeveynlerin ihtiyaçlarımızı biz konuşmadan karşılaması, yetişkinlikte eşimize dair bazı gerçek dışı beklentiler geliştirmemize neden olur. Bu durum ilişkilerde şu üç temel yanılsamaya yol açar:

  1. Zihin Okuma Beklentisi: Eşimizin neye ihtiyacımız olduğunu söylemeden bilmesi gerektiğine inanırız. Özellikle kadınlarda yaygın olan "ben söyledikten sonra ne kıymeti var?" düşüncesi bu yanılsamadan beslenir.
  2. Sınırsız Güç Yanılgısı: Eşimizin ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahip olduğu ve isterse tüm eksiklerimizi giderebileceği inancıdır.
  3. Sürekli Hazır Bulunma: Eşimizin kendi ihtiyaçları olmadığını, sadece bizim ihtiyaçlarımızı karşılamak için orada olması gerektiği düşüncesidir.

İhtiyaçlardaki Farklılıklar ve Farkındalığın Önemi

İlişkilerde çatışmaların temelinde, partnerlerin birbirinin ihtiyaçlarını görmemesi yatar. Oysa her iki tarafın da farklı duygusal gereksinimleri vardır:

Erkeklerin Temel İhtiyaçlarıKadınların Temel İhtiyaçları
Takdir ve onay görmeBiricik ve özel hissetme
Gülümseme ve hizmet davranışlarıAktif dinlenme ve anlaşılma
Erotizm ve fiziksel yakınlıkKaliteli vakit ve romantizm
Kabul edilme duygusuAşkla dokunulma ve şefkat

İyileşme Süreci ve Terapi Desteği

Bu dinamiklerin farkında olmak; doğru seçimler yapmak, geçmişin yüklerinden kurtulmak ve mutlu bir hayat sürmek için anahtar niteliğindedir. Terk edilme, reddedilme, koşullu sevgi, sistematik ihmal ve yakınlık korkusu gibi derin çocukluk yaralarına sahip bireylerin, bu aktarımları sağlıklı yönetebilmesi için profesyonel bir terapist desteği alması önerilir.

Kaynakça: Harville Hendrix, Cem Keçe, Eyüp Sarı

Etiketler

Çift sorunlarınızı çözmek ister misiniz?Çift terapisinin önemiÇift terapisi evlilik kurtarırmıÇift terapisinde çözülebilecek problemler

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Elvan Uzun

Uzm. Psk. Elvan Uzun

Uzm. Psk Elvan UZUN, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından  İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünde başladğı lisans eğitimini başarıyla tamamlamıştır.  Ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji bölümünde tezli lisansüstü programını tamamlamış ve uzmanlık derecesini almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.