Doktorsitesi.com

Evli çiftlerin sessiz çığlığı: Vajinismus

Op. Dr. Ebru Ünal
Op. Dr. Ebru Ünal
26 Aralık 2015414 görüntülenme
Randevu Al
Evli çiftlerin sessiz çığlığı: Vajinismus
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vajinismus: Çiftlerin Sosyal ve Psikolojik Yaşamındaki Sessiz Çığlık

Vajinismus, evli çiftlerin sosyal çevreden izole olmasına yol açan ve genellikle kimseyle paylaşılamayan "sessiz bir çığlık" olarak tanımlanmaktadır. Cinsel ilişkinin gerçekleşememesi, evlilik birliğinin temelini sarsarak ev içinde huzursuzluklara, kadında özgüven kaybına, depresyona ve panik bozukluklara neden olabilmektedir. Bu süreçte çiftler, sosyal ortamlardan uzaklaşarak kendilerini yalnızlığa mahkûm edebilmektedir.

Vajinismus Nedir ve Neden Kaynaklanır?

Vajinismus, kadının cinsel ilişkiye girmesini engelleyen istemsiz kas kasılması durumudur. Bu durumun temelinde yatan sebepler psikolojik kökenli olsa da, sonuç fiziksel bir engellenmedir. Vajinismusun temel nedenleri arasında şunlar yer almaktadır:

  • Çocukluk döneminde yaşanan taciz olayları,
  • Aile içerisinde maruz kalınan baskıcı tutumlar,
  • Cinsel ilişkiye dair yerleşmiş korku ve kaygılar.

Sebep ne olursa olsun, bu kasılmalar istemsiz gerçekleştiği için kadının kendi çabasıyla bu durumu kontrol altına alması oldukça güçtür.

Geleneksel Tedavi Yöntemleri ve Karşılaşılan Zorluklar

Vajinismus tedavisinde uzun yıllardır uygulanan geleneksel yöntemlerin başında psikoterapi gelmektedir. Konuşma ve davranış tedavilerini içeren bu süreçlere, ilerleyen dönemlerde kas kontrolünü sağlamayı amaçlayan dilatatör uygulamaları eklenmiştir. Ancak bu yöntemlerin haftalar, hatta aylar sürebilmesi, çiftlerin birkaç seans sonra ümitsizliğe kapılarak tedaviyi yarım bırakmalarına neden olabilmektedir.

Önemli Not: Kızlık zarının cerrahi müdahale ile çıkarılması veya kadının uyutularak ilişkiye zorlanması gibi yöntemlerin tedavi edici bir başarısı yoktur ve tıbbi olarak reddedilmektedir.

Vajinismus Tedavisinde Botoks Uygulaması ve Avantajları

Günümüzde vajinismusun en kısa ve pratik çözümü olarak kabul edilen botoks tedavisi, kas kasılmasını doğrudan hedef almaktadır. Sedasyon altında gerçekleştirilen bu işlemde, istemsiz kasılan bölgeye botoks uygulanır ve dilatatör yerleştirilir. Bu yöntemin temel özellikleri şunlardır:

ÖzellikDetaylar
Başarı Oranı%97 oranında klinik başarı sağlanmaktadır.
Etki SüresiBotoks kaslar üzerinde yaklaşık 4 ay etkilidir.
Uygulama ŞekliSedasyon altında, tamamen ağrısız bir işlemdir.
Uluslararası GeçerlilikLondra, Sidney ve Washington gibi merkezlerde uygulanmaktadır.

Botoks Tedavisi Nasıl Uygulanır?

İşlem sırasında uygulanan sedasyon ile hasta uyutulur ve vajinal bölgeye botoks enjekte edilir. Botoksun kaslar üzerindeki geçici felç etkisi sayesinde, kadın istese de pelvik kaslarını kasamaz. İşlem sırasında yerleştirilen dilatatör, vajinanın esnekliğinin ve genişliğinin fark edilmesini sağlar.

Bu uygulama sırasında dilatatör kullanımı kızlık zarının bozulmasına neden olmaktadır. Ancak bu sayede kadın, ağrının kaynağının kızlık zarı değil, pelvik kaslar olduğunu somut bir şekilde anlamaktadır. Tedavinin bilimsel dayanaklarını ve klinik çalışmalarını ClinicalTrials.gov üzerinden incelemek mümkündür.

Dikkat Edilmesi Gereken Husus: Botoks uygulaması sonrasındaki 4 ay boyunca gebelik önerilmemektedir. Bu süre zarfında korkuların ortadan kalkmasıyla birlikte, botoksun etkisi geçse dahi tekrarlayan uygulamalara ihtiyaç duyulmadan sağlıklı bir cinsel yaşam sürdürülebilmektedir.

Etiketler

Vajinismus yaşayan kadının özellikleriVajinismusun belirtileriVajinismusta neden tedavi olmalıyım?Vajinismusta tedavi yaklaşımlarıVajinismusu yenenlerVajinismus ve tedavisiVajinismus hastalığıVajinismus problemine kesin çözümü neler

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ebru Ünal

Op. Dr. Ebru Ünal

Dr. Ebru Ünal, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Çukurova Üniversitesi’nde “Kadın Hastalıkları ve Doğum İhtisası” yaptı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.