Doktorsitesi.com

Erkeklerde ve Kadınlarda Kısırlık (Infertilite)

Op. Dr. Haldun Canova
Op. Dr. Haldun Canova
7 Nisan 2016193 görüntülenme
Randevu Al
  • İnfertilite, bir yıl boyunca korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmamasıdır; ancak 30 yaş üstü kadınlarda bu bekleme süresi 6 aya indirilmelidir.
  • Kısırlık vakalarının %50'si erkek kaynaklı olup tanı süreci, kadın tetkiklerinden önce yapılan ve daha kolay bir yöntem olan spermiogram analizi ile başlar.
  • Kadınlarda kısırlığın en yaygın nedenleri yumurtlama bozuklukları ve tüp hasarlarıyken; yaşam tarzı, hormonal dengesizlikler ve yapısal sorunlar da üreme sağlığını olumsuz etkiler.
Erkeklerde ve Kadınlarda Kısırlık (Infertilite)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnfertilite (Kısırlık) Nedir ve Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

İnfertilite (kısırlık), tıbbi literatürde korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl süreyle gebelik oluşmaması durumu olarak tanımlanmaktadır. İstatistiksel verilere bakıldığında, korunmayan çiftlerin ilk ayda %20, ilk 6 ayda %60 ve birinci yılın sonunda %85 oranında gebelik şansına sahip olduğu görülmektedir. Bu nedenle, yeni evli çiftlerin bir yılı doldurmadan uzman bir hekime başvurmaları genellikle önerilmemektedir.

Ancak yaş faktörü, infertilite araştırmalarında kritik bir eşik teşkil eder. 30 yaşın üzerindeki hastalarda, biyolojik ve psikolojik baskılar göz önünde bulundurularak bekleme süresi 6 aya indirilebilir. Genel popülasyonda evli çiftlerin yaklaşık %15'i infertilite sorunu ile karşılaşmaktadır. Bu vakaların dağılımı şu şekildedir:

  • %30 oranında kadın kaynaklı nedenler,
  • %30 oranında erkek kaynaklı nedenler,
  • Geri kalan vakalarda ise hem erkek hem de kadın kaynaklı ortak sorunlar.

Erkeklerde Kısırlık Nedenleri ve Spermiogram Analizi

Erkek faktörü, kısırlık nedenlerinin yaklaşık %50'sini oluşturmaktadır. Erkeklerde tanı süreci, kadınlardaki tetkiklere kıyasla daha kolay ve maliyeti düşük bir yöntem olan meni analizi (spermiogram) ile başlar. Çiftlerin daha önce çocuk sahibi olup olmaması, araştırmaya spermiogram ile başlanması gerekliliğini değiştirmez.

Tanı sürecinde izlenen stratejik yol şu şekildedir:

  1. İlk olarak erkeğe sperm analizi yapılır.
  2. Eğer sperm analiz raporu anormal çıkarsa, kadına yönelik tetkikler erkeğin durumu netleşene kadar ertelenir.
  3. Spermiogram sonuçları normal bulunursa, vakit kaybetmeden kadınla ilgili araştırmalara geçilir.

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri ve Risk Faktörleri

Kadın infertilitesinin en yaygın nedeni ovulasyon (yumurtlama) bozukluklarıdır. Yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin en temel göstergesi ise adet düzenidir. Kadınlarda kısırlığa yol açan temel unsurlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Neden KategorisiGörülme Sıklığı / Etkenler
Yumurtlama Bozuklukları%40 oranında görülür.
Tüp Kaynaklı Sorunlar%40 oranında görülür (Tıkanıklık veya hasar).
Hormonal ve Diğer Nedenler%10'dan az (Tiroid, böbrek üstü bezi, hipofiz hastalıkları).
Anatomik FaktörlerRahimdeki doğumsal yapı ve şekil bozuklukları.

Yumurtlamayı ve Üreme Sağlığını Etkileyen Faktörler

Birçok farklı faktör kadınlarda yumurtlama düzenini bozarak fertiliteyi olumsuz etkileyebilir. Polikistik over sendromu (PKOS), aşırı egzersiz, düzensiz diyet, stres, alkol ve sigara kullanımı bu faktörlerin başında gelir. Özellikle sigara kullanımının hem erkekte hem de kadında döllenme yeteneğini ciddi oranda azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Yapısal Hasarlar ve Endometriozis

Geçirilmiş enfeksiyonlar, cerrahi operasyonlar, karın içi kanamalar veya endometriozis (çikolata kisti) gibi durumlar; yumurtalıklar ve tüplerde hasara yol açabilir. Bu hasarlar, spermin veya döllenmiş yumurtanın geçişini engelleyerek kısırlığa veya dış gebelik riskine neden olur.

Hormonal Denge ve Rahim Sağlığı

Hormonal bozukluklar sadece yumurtlamayı engellemekle kalmaz, aynı zamanda rahim iç mukozasını etkileyerek döllenmiş yumurtanın rahme tutunmasını (ekilmesini) zorlaştırır. Ayrıca, geçmişte yaşanan düşükler veya isteğe bağlı kürtajlar rahim ağzında hasar oluşturarak ilerleyen süreçte erken doğum veya rahim içi kayıplara zemin hazırlayabilir.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Haldun Canova

Op. Dr. Haldun Canova

Op. Dr. Haldun CANOVA, 1974 yılında Kıbrıs'ta doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini Kıbrıs Türk Maarif Koleji'nde tamamlamıştır. Ardından İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1998 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.