Doktorsitesi.com

ERGENLİK DÖNEMİNDE İLETİŞİM

Uzm. Psk. Saime Çağlı
Uzm. Psk. Saime Çağlı
15 Ağustos 2019182 görüntülenme
Randevu Al
ERGENLİK DÖNEMİNDE İLETİŞİM
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik Dönemi: Değişim ve Adaptasyon Süreci

Ergenlik dönemi, hem çocuklar hem de ebeveynler için çatışmaların ve duygusal dalgalanmaların yoğun yaşandığı kritik bir evredir. Ergen, hızla değişen bedenine, yeni zihinsel süreçlerine ve farklılaşan algılarına uyum sağlamaya çalışırken; ebeveynler bu değişimleri şaşkınlıkla takip eder. Bu süreçte anne ve babalar, çocuklarının yaşamındaki rollerini yeniden test ederek anlamlandırmaya çalışırlar.

Bebeklikten Liseye Ebeveynlik Rollerindeki Değişim

Araştırmalar, ebeveyn-çocuk ilişkisinin gelişimsel evrelere göre farklı dinamikler kazandığını göstermektedir. Bu süreçler şu şekilde özetlenebilir:

  • Bebeklik Dönemi: İlişkinin temeli yoğun ilgi, fiziksel temas, şarkı söyleme ve tam kabul üzerine kuruludur.
  • İlkokul Dönemi: Hayatın içinde olma, okul takibi, ödev yardımı, yumuşak geri bildirimler ve sınırlı özgürlük ön plandadır.
  • Lise Dönemi: Bu evrede dinamikler tamamen değişir. Ebeveynlerde aşırı kural koyma, denetleme, sınırlı övgü ve arkadaş çevresine odaklanan kaygılar baş gösterir.

Ergenlik öncesinde ebeveynler "yardımcı ve ilgili" olarak tanımlanırken, ergenlik döneminde çocuklar tarafından müdahaleci, kuşkucu ve denetleyici olarak algılanabilmektedir. Bebeklikteki bağımlılık yerini, büyümenin bir gereği olan bağımsızlık çabasına bırakır.

Ergenlikte İletişimin Temel Taşı: Dinlemek

Ergenlik dönemindeki bir çocukla kurulacak iletişimin önceliği, sadece duymak değil, gerçek anlamda dinlemek olmalıdır. Dinleme sürecinde anlamaya yönelik sorular sormak ilişkiyi güçlendirir. Ancak çocuk, yargılandığını hissettiği anda savunmaya geçerek uzaklaşır.

Sağlıklı iletişim için dikkat edilmesi gerekenler:

  1. Yargılamadan Dinleyin: Onaylamak veya reddetmek zorunda değilsiniz; anladığınızı hissettirmeniz bile dönüştürücü bir etkiye sahiptir.
  2. Zamanlamaya Önem Verin: Hassas konuları konuşmak için zorlamayın. Hazır olmadığında, istediği zaman dinlemeye hazır olduğunuzu belirtin.
  3. Erişkin Rolünüzü Koruyun: Çocuklarla arkadaş olunmaz. Ergenin, yetişkinliğe geçişte örnek alacağı bir erişkin modeline ihtiyacı vardır.
  4. Açık Uçlu Sorular Sorun: "Niçin inatçısın?" gibi savunma yaratan sorular yerine, cevap vermeyi teşvik eden yaklaşımlar sergileyin.

Çatışma Yönetimi ve Duygusal Paylaşım

Ebeveynlerin sürekli konuşması, ergenin kendini ifade etmesini zorlaştırır. Bu süreçte ders vermekten kaçınmak ve duyguları şeffaf bir şekilde paylaşmak esastır. Yaşadığınız telaş veya kızgınlığı anlatırken cümlelerinize "ben" diliyle başlayıp, nasıl hissettiğinizi belirterek son verin.

DurumTavsiye Edilen Yaklaşım
Hatalı DavranışOlumlu özelliklerini vurgulayarak söze başlayın.
Fikir AyrılığıSoyut düşünme yeteneğini geliştirdiği için fikirlerine saygı duyun.
Güven İlişkisiSorunları başkalarıyla değil, sadece onunla konuşun.
Eşler Arası İletişimCiddi sorunları gizlemeden eşinizle paylaşın ve çocuğunuzun da anlatmasına destek olun.

Sınırlar ve Özgürleşme

Her şey yolunda gitmediğinde kendinizi suçlamayın. Ergen bazen mesafe koymak isteyebilir; bu durumda ona düşünmesi için zaman tanımak en sağlıklı yoldur. Çok fazla çabalamak bazen iletişimi tamamen durdurabilir.

Öz yönetim becerisi, ergenlikten önce öğretilmesi gereken bir değerdir. Çocuk, ailenin güvenli limanından ayrılmadan önce net sınırları ve dürtü kontrolünü öğrenmişse, dış dünyadaki risklere karşı daha hazırlıklı olacaktır. Unutmayın ki çocukları özgürleştirirken ebeveynler de büyür ve yaşamı yeniden öğrenir. Sakin kalmak, bu sürecin en güçlü anahtarıdır.

Etiketler

İletişimÇocuk psikolojisiErgenlikErgen psikolojisiergenlik iletişim psikoloji

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Saime Çağlı

Uzm. Psk. Saime Çağlı

Uzm. Psk-. Saime Çağlı,  lisansını Ege Üniversitesi Psikoloji bölümünde  yüksek lisansını ise, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Halen  kurucusu olduğu SB Psikoloji Merkezi'nde çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.