Ergenlik, insanlarda meydana gelen "yetişkinliğe ilk adım" evresidir. Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir. Çocukluk çağı olarak adlandırılan yaşlarda, süperego gelişmemişken, ergenlik dönemine giren gençlerde toplumsal kabullenilme, süperego ve ego gelişir. Genel olarak 11-24 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.


Ergenliğe giriş yaşı; genetik , sosyoekonomik şartlar ve iklim gibi faktörlerden etkilenir. Ergenlik çocukla yetişkinlik arasında kalan bir ara dönemdir. Duygusal oluşumların, zihinsel değişimlerin ve fiziksel olgunluğun bir biçimidir. Ergenler bu dönemde kendi kimlik arayışları içine girerler. Ergenin somut yapısı ile ilgili olarak en önemli gelişmeler boy ve ağırlık artışı, iskelet ve kas gelişimi, iç salgı sistemindeki gelişme ve çeşitli organlarda görülen büyümelerdir.


ZİHİNSEL GELİŞİM

Ergenlik döneminde zeka, gelişmesini sürdürse de boy uzaması gibi birden sıçrama göstermez. Zekanın 15 16 yaşlarında doruğa ulaştığı sonra 20 yaşına kadar daha yavaş bir gelişme gösterdiği kabul edilmektedir. 12 yaşlarından başlayarak soyun düşünme yeteneği hızlı bir gelişme gösterir, yane bu dönemde kavramları kullanarak yeni karamlar ve düşünceler üretebilme yeteneği yaratıcı ve üretici düşünme biçimi gelişir.


DUYGUSAL GELİŞİM

Bireydeki büyüme hızı çok yüksek olduğundan aşağıdaki durumlarda farklılıklar görülebilir: -Aşık olma -Mahçubiyetlik ve Çekingenlik -Yalnız kalma isteği -Çabuk heycanlanma -Huzursuzluk -Tedirginlik -Duyguların yoğun olması -Hayalperestlik -Tembellik


ERGENLİK DÖNEMİNDE ANNE BABALAR'IN ÇOCUKLARI HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ


Ergenlik yaşındaki çocuk bir çok duygusal karmaşa içinde olmasından dolayı bir çok davranışı tutarsız ve farklı olabilir. Anne - babalar çocuklarında genel olarak şu gibi şikayetlerde bulunurlar: -Sıkılgan -Durgun ve Dalgın -Kendi başına buyruk ve Sorumsuz -Olur olmaz herşeye ağlayabiliyor yada aşırı tepki verebiliyor -Dış görünüşüne düşkün -Yalancılık -Banyo yapmama -Alınganlık ve karamsarlık -Hırçınlık, asilik ve gereksiz agresiflik


BEDENSEL GELİŞİM


Büyüme ve gelişme döllenmeden başlayarak ergenlik dönemi sonuna kadar devam eder. Ergenlikte eller, ayaklar, kollar ve bacakların daha önce geliştiği görülür. Bazı çocuklar akranlarından daha önce ergenliğe girebilir ve beden gelişimlerini daha önce tamamlayabilirler.


ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ CİNSEL SORUNLAR


Genellikle ilk adet görme kızlarda psikolojik bir etki yaratabilir. Bunun normal olduğunun bilinmesi korku duygusunu azaltabilir ve paniğe kapılmasını önleyebilir. Bir çok genç kız attıkları adımdan dolayı mutlu olurlar ama hiç bir önlem alınmamışsa bir hastalığa yakalanmış olmaktan korkabilirler. bir çok kız çocuğu bu durumdan sıkılır ve utanır ve bu durum okula gitmek istememe ve asosyal davranışlar sergilemeye kadar varabilir. Cinsel gelişim erkelerde ise 11 12 yaşlarında başlayan kilo artışının bu dönemdeki gelişim sürecinde normal olduğunu kabullenmekde sıkıntılar yaşayabilir. Bu görüntülerinden utanç duyabilir ve arkadaşları tarafından alay konusu olmaktan çekinirler.


CİNSEL EĞİTİM


Günümüz toplumlarında uzun bir eğitim süreci cinsel dürtü ve isteklerin yıllarca baskı ve denetim altında alınmasını zorunlu kılmaktadır. Özellikle aşırı denetim ve baskı cinsel yaşamın tabulaştırılması gibi durumlar kişilikte olumsuzluklara ve ruhsal sorunların oluşmasına sebep olabilmektedir. Çocuklar yaşları ilerledikçe ve cinsel kimlikleri oluşmaya başladıkça çevrelerindeki çeşitli olaylara tanık olduklarında merak ve ilgileri bu yönde artacak ve cinsellikle ilgili sorular sormaya başlayacak veya cinsellikle ilgili konularda detaylı araştırmalar yapmaya başlayacaktır. "Ben nasıl doğdum","Nerden geldim" gibi sorular soran bir çocuğa Annenin karnında büyüdün ve oradan doktorlar seni aldı demek yeterli olmaktadır. Buna bağlı sorular sorulduğu zaman gerçeklere uygun ancak yalın bir açıklamayla bilgi verilmelidir.


CİNSEL EĞİTİM NE ZAMAN VERİLMELİDİR


Normal koşullarda iki yaşında cinsiyet farkı ile ilgili 3-4 yaşlarında ise kendilerinin nasıl dünyaya geldiğini kardeşlerinin nasıl doğduyunu merak ederler. Bu yüzden çocuklara soru sormak için en uygun zaman çocuğun bu soruları sormaya başladığı ve merakının uyanmaya başladığı zamandır.


ERGENLERİN ANNE VE BABALARIYLA İLETİŞİMLERİNİ GÜÇLENDİRME YOLLARI


Gençlerin en büyük sorunları anne ve babalarının kendilerini anlamamadığını düşünmeleridir... Sizi anlamalarını sağlamanız için bazı küçük taktikler yeter de artar bile... Aile içi çatışmaların çoğu, anlayış farklılıklarından, iletişim bozukluklarından, ortak değerlerden yoksunluktan ve diyalog eksikliğinden kaynaklanır. Ebeveynlerin dinlemeye hazır olmamaları ve "nasihatçi" yanları yanında, gençlerin kendilerini ifade etmeyi beceremeyişleri ve sabırsızlıkları da aile içi iletişimi zedeler. Gençlerin çoğu birçok konuda anlaşılmadıklarını hissettiklerinde, anne-babalarının kendilerini sevmediklerini, güvenmediklerini veya değer vermediklerini düşünür. Bu da ebeveyn ve genç arasındaki diyaloğun giderek kopmasına yol açar. Sonuçta çocuklarına ulaşamayan anne-baba, kendisini çaresiz hissederken; genç de anne-babası tarafından anlaşılamamanın verdiği stresle gittikçe ya iç dünyasına çekilir ya da ailede aradığı huzuru bulamayarak arkadaş ortamlarında duygusal doyum arayışına girer. Bunun sonucunda ortaya çıkan stres her iki tarafta hem organik hem de psikolojik, pedagojik problemlere yol açar.


Gençler, anne-babanızla aranızda çıkan sorunlardan rahatsız oluyorsanız sadece onların size ulaşmasını beklemeyin, siz de onlara ulaşabilirsiniz. Bunun için şu noktalara dikkat etmeniz gerekiyor: Hep kendinizi suçlamayın Önce kendinize güvenin ve suçluluk kompleksinden sıyrılmaya çalışın. Bir anlaşmazlık varsa sorumluluk tek tarafın değil iki tarafındır. Anlamasalar da seviyorlar Anne-babanızla aranızda anlaşmazlık çıkması size olan sevgilerini yeterince göstermelerine engel olur. Bazı anne-babalar kendileri gençliklerinde yeteri kadar sevgi görmemişse şimdi onlar da sevgilerini gösteremiyor olabilirler. Bu sevilmediğiniz anlamına gelmez. Farkları görmeye çalışın Anlaşmazlıkların nedenlerini görmeye çalışın. Siz ve anne-babanız farklı bakış açılarına sahip olabilirsiniz. Yaşınız ve gelişme özelliklerinizin getirdiği doğal farklılıklar yanında siz ve anne-babanız çok farklı ortamlarda yetiştiniz.


Tartışmalar stres kaynaklı Anne-babanızın sizi eleştirme şekli, güven duygunuzu kaybettirmesin. Günlerce size anlayışlı davranmak için kendi kendine söz veren babanız işten bir şeye canı sıkılmış bir şekilde döndüğünde kendisinin de memnun olmadığı davranış kalıplarına göre hareket edebilir. Anlayışlı olun. İletişim kazalarını önleyin Eğer birden parladılarsa kaçıp uzaklaşma yerine ortamın biraz sakinleşmesini bekleyip daha sonra kendinizi ifade etmeyi deneyin. Her anne-baba sevgi ve hürmet görmekten ve güzel sözler duymaktan hoşlanır. Her zaman onlardan beklemeyin. Siz de onlara güzel sözler söyleyin. Onları anneniz-babanız oldukları için ne kadar sevdiğinizi ifade edin. Sizi dinlemelerini sağlayın Bazı anne-babalar çocuklarıyla diyaloglarını geliştirmek ister ve "Bir derdin var mı? Bana anlatabilirsin." derler. Fakat dinlemeye başlayıp da uygun görmedikleri bir konudan bahsedince hemen nasihat etmeye başlayarak iletişimi keserler. Sizin de anneniz böyle yapıyorsa bilin ki bu farkında olmadan yaptıkları bir davranıştır. Bu davranışın sizinle iletişimlerini keseceğini bilseler büyük ihtimalle yapmazlar. Siz böyle bir davranışın anne-babanızla aranızda kopukluğa yol açmasına fırsat vermeyin. Onlar nasihatlerini bitirince yeniden kendinizi ifade etmenin yollarını bulmaya çalışın.


ERGENLİK DÖNEMİNDE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIĞIN ÖNEMİ


Günümüzde Psikolojik Danışmanlık dediğimizde akla ilk gelen şey “Psikolojik sorunlar”dır. Ancak işin aslı bu şekilde değildir. Günümüzde insanlar normal seyrinde yaşadığı durumları çevresel faktörler nedeni ile çok ciddi davranış bozukluluklarına kadar götürebilmektedir. Psikolojik danışmanlık bu noktada devreye girer, bireye yapması gerekeni göstermez, tam tersine bireyin yapması gerekeni bulmasında ona rehberlik eder. Ergenlik dönemi, günümüz şartlarında bir ergen aile için gayet tehlikeli olabilmekte. Kendi kimliğini arama içinde olan çocuk kendi kendini yanlış yönlendirebilmekte ve sonuç olarak çok daha komplike ve patolojik boyutlara ulaşmış sorunlarla karşılaşabilmektedir. Bu yüzden ergenlik dönemi içerisine girmeye hazırlanan bir çocuğun ve ailesinin bir uzmandan yardım almasında günümüz şartlarında fayda vardır.

İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!