Doktorsitesi.com

ERGENLER, GENÇLER ve SAĞLIKLI YAŞLI GRUPLARIN GERÇEK ve İMGELENEN UZAKLIK ALGISI AÇISINDAN İNCELENMESİ

Psk. Ebru Öztrak Güngör
Psk. Ebru Öztrak Güngör
14 Mayıs 2023112 görüntülenme
Randevu Al
ERGENLER, GENÇLER ve SAĞLIKLI YAŞLI GRUPLARIN GERÇEK ve İMGELENEN UZAKLIK ALGISI AÇISINDAN İNCELENMESİ
ERGENLER, GENÇLER ve SAĞLIKLI YAŞLI GRUPLARIN  GERÇEK ve İMGELENEN UZAKLIK ALGISI AÇISINDAN İNCELENMESİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Zihinsel İmgelem Nedir? Tanımı ve Tarihsel Gelişimi

Zihinsel imgelem (mental imagery), bir nesne ya da nesne grubunun zihinde odaklanılarak canlandırılması sürecidir. İlk olarak felsefenin, ardından deneysel psikolojinin temel tartışma konularından biri haline gelen bu kavram, zihinde canlandırılan nesnelerin konumu ve detayları üzerine odaklanır. Bilimsel psikolojinin başlangıcından bu yana çalışılan bu alan, özellikle bilişsel psikologların deneysel çalışmalarıyla derinlik kazanmıştır.

İmgeleme literatüründe iki temel görüş öne çıkmaktadır:

  • Zenon Pylyshyn (1981): İmgelerin zihinde resim olarak değil, bilgisayar analojisine benzer şekilde piksel tabanlı kodlandığını savunur.
  • Stephen Kosslyn (1995, 2006): İmgelerin resim olarak kodlandığını ileri sürer. Kosslyn'e göre imgeler, uzun süreli bellekteki soyut temsillerden üretilen ve görsel tampon içerisinde işlev gören kısa süreli bellek göstergeleridir.

Zihinsel İmgeleme Nasıl Ölçülür? Kosslyn Paradigması

Zihinsel imgeleme ölçüm yöntemleri ilk kez 1973 yılında Kosslyn tarafından geliştirilmiştir. Bu ölçümlerin temel varsayımı, zihinsel imgelerin mekansal özellikler taşımasıdır. Kosslyn, mekansal uzaklık ile tarama süresi arasında doğru orantı olduğunu saptamıştır. Ayrıca, büyük nesnelerin detaylarının küçük nesnelere oranla daha hızlı algılandığı gözlemlenmiştir.

1978 yılında gerçekleştirilen ünlü harita deneyi, imgelerin resimsel kodlandığını deneysel olarak kanıtlamıştır. Katılımcıların zihinlerinde canlandırdıkları iki nokta arasındaki ilerleme süresi ile gerçek haritadaki uzaklık oranlarının birbiriyle bağlantılı çıkması, zihinsel imgelemenin fiziksel gerçeklikle paralel bir işleyişe sahip olduğunu göstermektedir.

Bilişsel Yaşlanma ve Ergenlik Döneminde Bilişsel Değişimler

Yaş ilerledikçe bireylerin bilişsel süreçlerinde belirli düzeyde düşüşler yaşanmaktadır. Bilişsel yaşlanma, duyu organlarının kapasitesindeki azalma, dikkat odaklama sorunları ve işleme süreçlerindeki yavaşlama (Salthouse, 1996) gibi faktörlerle açıklanmaktadır. Kosslyn (1994), imgeleme yeteneğinin de yaşlanmayla birlikte gerilediğini ve yaşlı bireylerde tepki sürelerinin arttığını ortaya koymuştur.

Ergenlik dönemi ise bilişsel yapının yeniden şekillendiği kritik bir evredir. Bu dönemde prefrontal korteksin henüz tam olarak olgunlaşmaması; planlama, soyutlama ve problem çözme süreçlerini etkilemektedir. Araştırmalar, genç yetişkinlerin ergenlere göre imgeleme görevlerinde daha başarılı olduğunu göstermektedir.

Araştırmanın Amacı ve Temel Soruları

Bu araştırmanın temel amacı; zihinsel imgeleme yeteneğinin ergen, genç ve sağlıklı yaşlı grupları arasında farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Çalışmada şu sorulara yanıt aranacaktır:

  1. Gruplar arasında uzaklık algısı açısından anlamlı bir fark var mıdır?
  2. Gerçek fotoğraflar kullanıldığında uzaklık algısı yaş gruplarına göre nasıl değişmektedir?
  3. Harita üzerindeki uzaklık algısında gruplar arası farklılıklar nelerdir?

Yöntem ve Katılımcı Profili

Araştırma, toplamda 60 katılımcı ile Hacettepe Üniversitesi bünyesinde yürütülecektir. Katılımcı grupları şu şekilde planlanmıştır:

  • Ergen Grubu: 20 birey (13-14 yaş)
  • Genç Grubu: 20 üniversite öğrencisi
  • Yaşlı Grubu: 20 sağlıklı birey (65 yaş ve üstü)

Kullanılacak Araç ve Gereçler

Araç/GereçAçıklama
Gerçek FotoğraflarFarklı renklerde, aralarında 1:2 oranında mesafe bulunan 3 obje içeren görseller.
Türkiye HaritasıRenklendirilmemiş, iller arası mesafe ölçümüne dayalı görsel uyarıcı.
Nöropsikolojik BataryaSMMT, İFA, GDÖ ve AİH testlerinden oluşan bilişsel değerlendirme seti.
Tobii T120 Göz İzlemeGöz hareketlerini, odaklanma sürelerini ve izleme örüntülerini ölçen cihaz.
E-Prime 2.0Uyarıcıların sunumu ve tepki sürelerinin kaydedilmesi için kullanılan yazılım.

Deney Deseni ve İşlem Yolu

Araştırmada 3 (Grup) x 2 (Uzaklık Algısı) x 2 (Uyarıcı Türü) faktöriyel desen kullanılacaktır. Bağımlı değişken olarak, deneme sırasında alınan tepki zamanlarının birbirine oranı ile objeler arası gerçek uzaklık oranları analiz edilecektir.

Uygulama Adımları:

  1. Katılımcılardan etik kurul onayı ve aydınlatılmış onam formu alınacaktır.
  2. Göz izleme cihazı (Tobii T120) ile kalibrasyon yapılarak katılımcıların odaklanma verileri toplanacaktır.
  3. Katılımcılara önce gerçek bir görsel üzerinden iki nokta arası siyah bir noktayı ilerletmeleri söylenecek ve tepki süresi ölçülecektir.
  4. Ardından aynı görseli zihinlerinde canlandırmaları istenecek ve imgelem üzerindeki tarama süresi kaydedilecektir.
  5. Aynı prosedür hem gerçek fotoğraflar hem de Türkiye haritası (örneğin Ankara-İstanbul ve Ankara-Diyarbakır arası) için tekrarlanacaktır.

Elde edilen veriler, ergen, genç ve yaşlı grupların zihinsel imgeleme performanslarını karşılaştırmak ve bilişsel gelişim/gerileme süreçlerinin imgelem üzerindeki etkisini anlamak için kullanılacaktır.

Etiketler

ERGENLER

Yazar Hakkında

Psk. Ebru Öztrak Güngör

Psk. Ebru Öztrak Güngör

Psikolog Aile Danışmanı Ebru ÖZTRAK GÜNGÖR Atılım Üniversitesinden yüksek onur bursuyla mezun olup, Hacettepe Üniversitesinde yüksek lisans yapmaktadır. Düzakın Psikoterapi ve Atılım Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen Aile Danışmanlığı Programından mezun olmuştur. Ayrıca BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi), TAT(Tematik Algılama Testi), kısa süreli çözüm odaklı terapi ve nöropsikolojik testlerin eğitimini almıştır. Öğrencilik yıllarında Prof. Kürşad Demirutku’nun öğrenci asistanlığını yapan Ebru ÖZTRAK GÜNGÖR stajını GATA hastanesinde tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.