Doktorsitesi.com

Epilepsi Tedavisi

Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu
Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu
13 Şubat 20142529 görüntülenme
Randevu Al
Epilepsi Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Epileptik Nöbet ve Konvülsiyon Nedir?

Epileptik nöbet, merkezi sinir sistemindeki nöronların anormal, aşırı ve hipersenkronize boşalımları sonucunda gelişen bir klinik tablodur. Bu durum, ekstremitelerde kasılma ve çekilmelerle seyrettiğinde konvülsiyon olarak adlandırılır. Ancak her nöbet kasılma şeklinde görülmeyebilir; bazı durumlarda dalma, davranış değişiklikleri veya otomatik hareketler (ağız şapırdatma, düğmelerle oynama vb.) şeklinde de tezahür edebilir.

Toplumda görülme sıklığı %5 ile %10 arasında değişen bu nörolojik durumun temelinde, artmış nöronal uyarılabilirlik ve nöronal hiper senkronizasyon yatmaktadır. Güncel araştırmalar ve genetik mutasyon çalışmaları, birçok epilepsi sendromunun nedenlerini ve tedavi yaklaşımlarını daha net bir zemine oturtmuştur.

Nedenlerine Göre Epilepsi Türleri

Epilepsi, altta yatan patolojik bulgulara ve sebeplere bağlı olarak üç ana grupta incelenmektedir:

Epilepsi TürüTanımı ve Özellikleri
Primer EpilepsiNöbetlerin altında yatan herhangi bir patolojik bulgu saptanamayan durumlar.
Semptomatik EpilepsiTümör veya vasküler anomali gibi somut bir patolojik bulguya dayanan durumlar.
Kriptojenik EpilepsiMuhtemelen sekonder bir nedene bağlı olan ancak henüz kanıt bulunamayan durumlar.

Klinik Sınıflandırma ve Nöbet Tipleri

Uluslararası sınıflamalara göre epileptik nöbetler, klinik bulgular ve elektroensefalografi (EEG) sonuçlarına dayanarak iki ana gruba ayrılır: Jeneralize nöbetler ve parsiyel (fokal) nöbetler. Bu gruplar kendi içlerinde çeşitli alt segmentlere ayrılmaktadır.

Jeneralize Tonik-Klonik Nöbetler

Aniden başlayan bu nöbet tipinde tüm vücut kaslarında şiddetli kasılmalar meydana gelir ve hasta bilincini kaybederek yere düşer. Nöbet esnasında solunum durması, dil ısırması ve idrar kaçırma gibi durumlar gözlenebilir. Nöbet sonrasında hasta; uyku hali, baş ağrısı, kas ağrıları ve genel bir halsizlik hisseder. Bu evrede hasta dış uyarılara cevap veremez.

Apsans Nöbetleri

Genellikle çocukluk çağında görülen bu nöbetler, kısa süreli dalma nöbetleri şeklindedir. Göz kırpma, dudak şapırdatma ve çiğneme gibi otomatik hareketler bu tabloya sıklıkla eşlik eder. Genetik temelli çocukluk çağı nöbetleri genellikle 6-8 yaşlarında başlar ve bu çocuklarda zeka düzeyi normaldir. Ayrıca, vücutta sıçramalarla karakterize olan myoklonik epilepsi de bu grupta değerlendirilebilir.

Epilepsiye Neden Olan Faktörler

Nöbet ve konvülsiyon oluşumunu tetikleyen pek çok farklı etken bulunmaktadır. En yaygın nedenler şunlardır:

  • Doğum travmaları ve santral sinir sistemi hasarları
  • Metabolik ve genetik bozukluklar
  • Ateşli havaleler ve enfeksiyonlar
  • Beyin tümörleri ve serebrovasküler hastalıklar

Tanı ve Teşhis Süreçleri

Epilepsi tanısında en kritik aşama, hastanın klinik öyküsünün (anamnez) detaylı alınması ve fizik muayenedir. EEG (Elektroensefalografi), tanıyı destekleyen en önemli tamamlayıcı incelemedir. Bunun yanı sıra, laboratuvar araştırmaları ve nöroradyolojik görüntüleme yöntemleri, ayırıcı tanının yapılması ve altta yatan sebebin belirlenmesinde hayati rol oynar.

Tedavi ve İyileşme Süreci

Epilepsi tedavisi, hastalığın spesifik nedenine ve nöbet tipine göre kişiye özel olarak planlanır. Tedavi süreçlerinde dikkat edilmesi gereken bazı kritik noktalar şunlardır:

  1. Gebelik ve Epilepsi: Hem anne hem de bebek sağlığı açısından tedavi süreci titizlikle yönetilmelidir.
  2. Status Epileptikus: Sık tekrarlayan nöbetler durumudur; acil tıbbi müdahale gerektiren kritik bir tablodur.
  3. Başarı Oranı: Günümüzde epilepside tedavi ve iyileşme oranları %90 seviyelerine yaklaşmış durumdadır.

Etiketler

Epilepsi nedır ve nasıl tedavı edılırEpilepsi nasıl tedavi edilirGebelikte epilepsi nasıl tedavi edilmelidirSara krizleri hamilelikte olursaEpilepsi krizleri ve hamilelikEpilepsi atakları ne zaman olabilirSara krizlerinin çeşitleri var mıdırEpilepsi belirtileri nelerdirEpilepsi tedavisinde neler yapılır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu

Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu

Prof. Dr. Halil Atilla İDRİSOĞLU, 1951 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini Lüleburgaz'da bitirmiş,1968 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1974 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır.1974-1976 yılları arasında Erzurum'un Pasinler ilçesinde askerlik vazifesini yerine getirmiştir. 1976 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniği'nde ihtisasına başlamıştır. 1980 yılında "Demansiyel  Sendromlarda Pnömo Ensefalografi" konulu tezi ile ihtisasını eğitimini tamamlayarak Nöroloji Uzmanı olmuştur. Yine 1980 yılında üzerinde çalıştığı Nöroradyoloji alanındaki bilgi, görgü ve pratiğini arttırmak amacıyla Berlin Frei Universitat Klinikum Stegliz'in (FUB) Nöroradyoloji departmanında 2 ay boyunca çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.