Doktorsitesi.com

Duygularımı mı karnımı mı doyuruyorum?

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
30 Haziran 2022305 görüntülenme
Randevu Al
Duygularımı mı, karnımı mı doyuruyorum?
Duygularımı mı karnımı mı doyuruyorum?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Duygusal Açlık Nedir?

Duygusal açlık, bireyin fiziksel olarak tok olmasına rağmen, çeşitli duygusal durumlar neticesinde yoğun bir yemek yeme isteği duymasıdır. Bu durumu yaşayan kişiler, genellikle hissettikleri açlığın fizyolojik mi yoksa psikolojik mi olduğunu ayırt etmekte zorlanırlar. Örneğin, eşinize duyduğunuz bir öfke anında kendinizi mutfakta buluyorsanız, bu durum fiziksel bir ihtiyaçtan ziyade duygularınızı doyurma çabasının bir sonucudur.

Duygusal Açlık ve Fiziksel Açlık Arasındaki Temel Farklar

Yaşadığınız açlık hissinin kaynağını doğru tespit etmek, yeme davranışlarınızı kontrol altına almanın ilk adımıdır. Duygusal açlık ile fiziksel açlık arasındaki belirgin farklar şu şekilde kategorize edilebilir:

ÖzellikDuygusal AçlıkFiziksel Açlık
Başlangıç HızıAniden ortaya çıkar ve şiddetli hissedilir.Kademeli bir şekilde, yavaşça gelişir.
Yiyecek TercihiSadece belirli bir yiyeceğe odaklanır.Farklı yiyecek seçeneklerine açıktır.
Doyum BölgesiDoyum hissi midede değil, ağızda aranır.Midenin dolmasıyla birlikte son bulur.
ZamanlamaAcildir, hemen giderilmesi gerekir.Sabırlıdır, yeme eylemi ertelenebilir.
Duygusal AltyapıKaygı, öfke, yalnızlık gibi duygular tetikler.Tamamen fizyolojik ihtiyaçtan kaynaklanır.
Farkındalık DüzeyiFarkında olmadan, kendiliğinden yeme görülür.Belirli seçimler ve yeme farkındalığı vardır.
Tokluk HissiVücut tok olsa bile yeme isteği devam eder.Tokluk hissi oluştuğunda açlık ortadan kalkar.
Sonuç DuygusuPişmanlık ve suçluluk duygusu yaratır.Gereklilik olduğu için suçluluk hissedilmez.

Duygusal Açlığı Kontrol Altına Almanın Yolları

Kontrolsüz yeme ataklarını azaltmak ve duygusal açlıkla başa çıkmak için aşağıdaki stratejileri uygulayabilirsiniz:

  1. 15 Dakika Bekleme Süresi Uygulayın: Yemek yeme isteği oluştuğunda, bunun gerçek bir açlık olup olmadığını anlamak için kendinize on beş dakika tanıyın. Eğer bu süre sonunda ne yiyeceğinize karar veremiyorsanız, muhtemelen fiziksel olarak aç değilsinizdir.
  2. Yiyeceklerden Uzaklaşın: Kolay ulaşılabilir noktalarda, yüksek kalorili ve aşırı lezzetli atıştırmalıklar bulundurmamaya özen gösterin. Çevresel uyaranları azaltmak, ani atakları önleyecektir.
  3. Duygularınızı Adlandırın: Eğer ağzınızda tatlı, ekşi veya baharatlı bir tat değişikliği isteği (ağız açlığı) varsa; kendinize dürüstçe ne hissettiğinizi sorun. Korku, öfke, hayal kırıklığı veya utanç gibi duyguları kabul etmek, açlığın yarattığı aciliyeti gidermek için yeterli olabilir. Bu anlarda yudum yudum su içmek veya diş fırçalamak etkili bir yöntemdir.
  4. Bilişsel Süreçlere Odaklanın: Duygularınızı fark ettiğinizde, bu duyguları hangi düşüncelerin açığa çıkardığını sorgulayın. Düşüncelerinizin ne kadar rasyonel olduğunu analiz etmek; kötü düşüncelerin kötü duygulara, kötü duyguların ise hatalı eylemlere yol açtığı döngüsünü kırmanızı sağlar.

Sonuç

Duygusal ve fiziksel açlık arasındaki farkı anlamak için kendinize ve hislerinize odaklanmanız kritik bir öneme sahiptir. Bu farkındalığı kazandığınızda, duygusal açlık üzerinizdeki gücünü kaybeder. Kontrolü elinize alarak aşırı yeme ihtimalinizi azaltabilir, iştahınızı dengeleyebilir ve yeme sonrası oluşan olumsuz duygulardan kurtularak kilo kontrolü sağlayabilirsiniz.

Etiketler

Aşırı endişeDiyet yapmakYeme alışkanlıklarıKilo vermekKaygı endişe bozukluğuFarkındalıkBireysel psikoterapiDuyguları ifade etmekDuygusal yeme bozukluğuduygusal açlık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.