Doktorsitesi.com

Dondurulmuş embriyo düşüğe neden olur mu?

Op. Dr. Seval Taşdemir
Op. Dr. Seval Taşdemir
6 Aralık 2018179 görüntülenme
Randevu Al
  • Dondurulmuş embriyoların düşük riskini artırmadığı, aksine rahim dinlendirme süreci sayesinde gebelik başarısını ve tutunma şansını yükselttiği bilimsel verilerle desteklenmektedir.
  • Embriyo dondurma yöntemi, anne adayının her seferinde yeniden hormon tedavisi almasını ve yumurta toplama işlemine girmesini engelleyerek süreci kolaylaştırmaktadır.
  • Dondurulan embriyolar çözüldüğünde %90 oranında canlılıklarını korumakta olup hem ekonomik hem de psikolojik açıdan taze embriyo transferine göre çeşitli avantajlar sunmaktadır.
Dondurulmuş embriyo düşüğe neden olur mu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tüp Bebek Tedavisinde Dondurulmuş Embriyo Kullanımı

Günümüzde doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftler için teknolojik gelişmelerle birlikte pek çok yardımcı üreme tedavisi seçeneği sunulmaktadır. Bu yöntemler arasında en çok merak edilen ve zaman zaman kafa karışıklığına yol açan konuların başında dondurulmuş embriyo uygulamaları gelmektedir. Özellikle dondurulmuş embriyoların gebelik üzerindeki etkileri ve güvenlik unsurları, ebeveyn adayları tarafından titizlikle incelenmektedir.

Çiftler arasında, dondurulmuş embriyo ile elde edilen gebeliklerde düşük riskinin daha yüksek olduğuna dair asılsız bir kanı bulunmaktadır. Ancak bilimsel veriler bu durumun aksini ispatlamakta; dondurulmuş embriyoların düşük riski üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi bulunmadığını göstermektedir. Hatta son yıllarda yürütülen araştırmalar, dondurulmuş embriyo transferi ile daha sağlıklı bir gebelik süreci elde edilebildiğini ortaya koymaktadır.

Embriyo Dondurma Süreci Nasıl İşler?

Embriyo dondurma süreci, yardımcı üreme yöntemleri kapsamında uygulanan ve tedavi verimliliğini artıran kritik bir işlemdir. Bu yöntem sayesinde anne adaylarına her tüp bebek denemesinde yeniden hormon tedavisi uygulanmasına veya tekrar yumurta toplanması işlemine gerek kalmamaktadır. Elde edilen sağlıklı embriyolar, yasal düzenlemeler çerçevesinde -196 derecede ve 5 yıl süreyle güvenle saklanabilmektedir.

Transfer aşamasına geçildiğinde, dondurulan bu embriyolar çözülerek işleme alınmaktadır. Teknolojik imkanlar sayesinde çözülen embriyolar, canlılıklarını %90 oranında korumayı başarmaktadır. Klinik açıdan bakıldığında, çözülen embriyolar ile taze embriyolar arasında yapısal bir fark bulunmadığı için dondurulmuş embriyo kullanımı ekstra bir risk teşkil etmemektedir.

Dondurulmuş Embriyo Transferinin Sağladığı Avantajlar

Tüp bebek tedavisinde dondurulmuş embriyo kullanmak, hem tıbbi hem de psikolojik açıdan birçok avantajı beraberinde getirmektedir. Bu avantajlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Sürecin Kolaylaşması: Tedavinin başarısız olması durumunda, dondurulmuş embriyolar sayesinde süreç en baştan başlamaz.
  • Çoğul Gebelik Kontrolü: Tekil transfer imkanı tanıyarak kontrolsüz çoğul gebelik riskini minimize eder.
  • Ekonomik Avantaj: Her seferinde yeni bir tedavi döngüsüne girilmediği için çiftler için daha maliyet etkin bir yöntemdir.
  • Psikolojik Rahatlık: Tedavinin tekrarlanması gerektiğinde en zorlu aşamaların atlanması, çiftlerin üzerindeki psikolojik baskıyı azaltır.

Rahim Dinlendirme ve Başarı Oranı

Yumurta toplama işlemi sonrasında, kullanılan ilaçlar ve müdahaleler nedeniyle rahim iç dokusunda (endometrium) geçici bozulmalar meydana gelebilmektedir. Embriyo dondurma işlemi, bu dokunun kendini toparlaması için gerekli zamanı tanımaktadır. Rahim iç dokusu ideal formuna ulaştıktan sonra yapılan transferler, embriyonun rahme tutunma şansını önemli ölçüde artırmaktadır.

ÖzellikDondurulmuş EmbriyoTaze Embriyo
Canlılık Oranı%90 (Çözme sonrası)Yüksek
Hormon YüküDaha AzDaha Fazla
MaliyetDaha EkonomikStandart
Düşük RiskiFark BulunmamaktadırStandart

Etiketler

Dondurulmuş embriyodondurulmuş embriyo avantajlarıembriyo dondurma süreci

Yazar Hakkında

Op. Dr. Seval Taşdemir

Op. Dr. Seval Taşdemir

Op. Dr. Seval TAŞDEMİR, 1962 yılında Manisa'da doğmuştur. ilk orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamlamış olup 1987 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nde yapmış ve Kadın Doğum Uzmanlığı eğitimini tamamlamıştır.. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.