Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun genetik altyapıya sahip olduğunu biliyor muydunuz?

Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız Ekmen
Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız Ekmen
10 Eylül 2022189 görüntülenme
Randevu Al
..Fakat çoğu araştırmanın ortak bir sonuca vardığını söyleyebiliriz : GENETİK GEÇİŞ. Yapılan aile araştırmalarda DEHB’li çocukların ailelerinde depresyon, anksiyete bozukluğu, antisosyal kişilik bozukluğu gibi psikiyatrik rahatsızlıkların normale göre daha sık olduğu bulunmuştur.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun genetik altyapıya sahip olduğunu biliyor muydunuz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), temeli çocukluk dönemine dayanan nörolojik tabanlı bir bozukluktur. Çocuklukta başlayan bu durumun, bireylerin %30 ile %50'sinde yetişkinlik döneminde de devam ettiği görülmektedir. Yetişkinlikte DEHB'nin kalıcı olma riskini artıran temel unsurlar ise eşlik eden duygudurum ve davranış bozuklukları olarak tanımlanmaktadır.

DEHB’nin Görülme Sıklığı ve Cinsiyet Faktörü

İstatistiksel verilere göre DEHB tanısı alan erkeklerin oranı, kadınlara kıyasla daha yüksek seyretmektedir. Ancak bu farkın, belirtilerin kadın ve erkeklerde farklı şekillerde tezahür etmesinden kaynaklanabileceği değerlendirilmektedir. Tanı süreçlerinde bu semptom farklılıklarının göz önünde bulundurulması, doğru teşhis için kritik önem taşımaktadır.

DEHB’nin Üç Temel Tipi

Literatürde DEHB, belirtilerin yoğunlaştığı alanlara göre üç farklı tipte sınıflandırılmıştır. Bu tipler, bireyin yaşına ve gelişim sürecine göre farklılık gösterebilir:

DEHB TipiGenel Özellikleri
Birleşik TipHem dikkat eksikliği hem de hiperaktivite belirtilerinin bir arada görülmesi.
Dikkat Bozukluğunun Önde Olduğu TipOdaklanma ve dikkat sürdürme güçlüğünün baskın olması (Yetişkinlerde daha yaygındır).
Hiperaktivitenin Önde Olduğu TipAşırı hareketlilik ve dürtüselliğin ön planda olması (Çocuklarda daha yaygındır).

Genetik Geçiş ve Psikiyatrik İlişkiler

DEHB üzerine yapılan kapsamlı araştırmalar, vakaların birçoğunda nedenin tam olarak saptanamadığını gösterse de, genetik geçiş en güçlü faktör olarak öne çıkmaktadır. Aile araştırmaları, DEHB tanılı çocukların ebeveynlerinde veya yakın akrabalarında şu rahatsızlıkların normalden daha sık görüldüğünü kanıtlamıştır:

  • Depresyon
  • Anksiyete bozukluğu
  • Antisosyal kişilik bozukluğu

Bu psikiyatrik rahatsızlıklar, DEHB’nin yetişkinlik döneminde devam etme olasılığını artıran davranışsal ve duygusal süreçlerle doğrudan ilişkilidir.

Beyin Yapısını Etkileyen Diğer Faktörler

DEHB'li bireylerin beyin yapılarında belirgin farklılıklar bulunmaktadır. Tüm vakalar yalnızca genetik faktörlerle açıklanamadığı için beyin gelişimini olumsuz etkileyen diğer unsurlar da incelenmektedir. Beyin gelişimi anne karnında başlayıp erken çocukluk döneminin sonuna kadar en yüksek seviyede devam ettiği için bu süreçteki riskler oldukça kritiktir.

DEHB oluşumuna zemin hazırlayabilen çevresel ve biyolojik faktörler şunlardır:

  1. Annenin hamilelik döneminde düzensiz beslenmesi.
  2. Gebelik sırasında alkol ve sigara kullanımı.
  3. Hamilelik esnasında geçirilen bazı hastalıklar.
  4. Zorlu bir doğum süreci yaşanması.

Bu faktörler, nörolojik gelişimi etkileyerek çocukta DEHB belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Etiketler

Çocuklarda dikkat eksikliği#moxo #dehb #hiperativite #dehb #dikkateksikliğihiperaktivitebozukluğu #adhd #dürtüsellik #odaklanma #öğrenmegüçlüğü #psikolog #bursauzmanpsikolog #bursaoyunterapisi #çocukpsikolojisi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız Ekmen

Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız Ekmen

Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız , psikoloji lisans eğitimini Üsküdar Üniversitesinde onur derecesi ile tamamladıktan sonra İngiltere Anglia Ruskin Üniversitesinde klinik ve bilişsel sinirbilim alanında yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans tezinde yapay sinir ağları oluşturarak beyin hasarının uzun dönem nöropsikolojik sonuçlarını  hasarın şiddetine ve edinildiği yaşa göre incelemiştir ve hala bu alanda araştırmaları devam etmektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.