Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir? Neyden Kaynaklanır?

Uzm. Dr. Cem Yalçın
Uzm. Dr. Cem Yalçın
10 Mayıs 2016332 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir? Neyden Kaynaklanır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), genellikle 12 yaşından önce belirtileri ortaya çıkan, çocukluk döneminde başlayıp erişkinlikte de devam edebilen nörogelişimsel bir rahatsızlıktır. Yapılan araştırmalar, DEHB'nin görülme sıklığının çocuklarda %5-10, 17 yaş sonrası erişkinlerde ise %4 civarında olduğunu göstermektedir. Bu rahatsızlık, bireyin toplumsal yaşamını, okul başarısını ve iş performansını doğrudan olumsuz etkileyebilmektedir.

DEHB'nin Nedenleri ve Görünüm Biçimleri

DEHB'nin kökeninde genetik faktörler önemli bir rol oynamaktadır; aile genetiği, ikiz ve evlat edinme çalışmaları bu biyolojik temeli desteklemektedir. Rahatsızlık temel olarak iki ana görünüm biçiminde kendini gösterir:

1. Dikkatsizliğin Baskın Olduğu Görünüm

Bu gruptaki bireyler, odaklanma ve dikkati sürdürme konularında ciddi güçlükler yaşarlar. Belirgin özellikleri şunlardır:

  • İş yaparken, ders dinlerken veya uzun okumalarda dikkati sürdürme zorluğu yaşarlar.
  • Karşısındaki kişi konuşurken dinlemiyormuş veya aklı başka bir yerdeymiş izlenimi verirler.
  • Zaman yönetimi yapamaz, dağınık çalışır ve randevularına sadık kalmakta zorlanırlar.
  • Rapor hazırlama veya form doldurma gibi zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınırlar.
  • Anahtar, cüzdan, telefon gibi günlük eşyaları sıkça kaybederler.
  • Dış uyaranlar nedeniyle dikkatleri çok çabuk dağılır ve fatura ödeme gibi rutin işleri unuturlar.

Not: Aileler, bu çocukların bilgisayar oyunları veya televizyon karşısında çok dikkatli olduklarını gözlemlese de bu durum genel dikkat kapasitesini yansıtmamaktadır.

2. Aşırı Hareketlilik ve Dürtüsellik Görünümü

Bu görünümde bireyler, fiziksel ve sosyal sınırları zorlayan bir enerji ve sabırsızlık içindedirler:

  • Sürekli kıpırdanma, el ve ayakları vurma, oturması gereken yerlerde duramama hali gözlenir.
  • Erişkinlerde bu durum genellikle yoğun bir huzursuzluk hissi olarak tezahür eder.
  • Başkalarının sözünü kesme, sırasını bekleyemezlik ve izin almadan başkalarının eşyalarını kullanma eğilimi vardır.
  • Bu davranışlar; aile, öğretmen ve arkadaş çevresiyle fiziksel kavgalara varan çatışmalara yol açabilir.

Erişkinlikte DEHB ve Riskler

DEHB olgularının yaklaşık üçte ikisinde belirtiler yetişkinlikte de devam etmekte, bunların yarısı ise tam tanı almaktadır. Yetişkinlikte DEHB tanısı; sosyal, evlilik ve mesleki sorunların çözümü için kritiktir. Tedavi edilmeyen vakalarda aşağıdaki tablolar gelişebilir:

Olası Psikolojik DurumlarAkademik ve Sosyal Kayıplar
Anksiyete (Bunaltı)Zeka ile orantısız akademik başarısızlık
Depresyon (Çökkünlük)Daha düşük eğitim seviyesi
Öğrenme GüçlüğüKötü iş koşulları ve kariyer kayıpları
Antisosyal Kişilik BozukluğuSosyal izolasyon ve çatışmalı ilişkiler

DEHB Tedavi ve Yönetim Süreci

DEHB tanısı konulurken belirtilerin birden fazla ortamda (ev, okul, iş) değerlendirilmesi ve farklı kaynaklardan (aile, öğretmen, bireyin kendisi) bilgi alınması esastır. Tedavi süreci çok yönlü bir yaklaşım gerektirir:

  1. Farmakolojik Tedavi: İlk seçenek olarak stimülan (uyarıcı) ilaçlar kullanılır; duruma göre stimülan olmayan ilaçlar da tercih edilebilir.
  2. Psikoeğitim: Hastalığın gidişatı, tedavisi ve karşılaşılabilecek sorunlar hakkında bilgilendirme yapılır.
  3. Eğitim Programları: Anne-baba eğitimi, davranışsal düzenleme ve sosyal beceri eğitimi planlanır.

Sonuç olarak, DEHB yönetiminde herkesin eğitimi başarının temel anahtarıdır.

Etiketler

Dikkat eksikligi bozukluguDikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu nedir?Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (dehb) tedavisiErişkin dikkat eksikliğiDehb tanısını saptamakDehb tanısını nasıl konur

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Cem Yalçın

Uzm. Dr. Cem Yalçın

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.