Doğuştan itibaren genetik olarak taşıdığımız bedensel özelliklerin yanı sıra yaş ile birlikte metabolizmada değişimler meydana gelir.Beslenme alışkanlıkları,çalışma şekli,stres,tüketilen gıdalar,sigara-alkol kullanımı,kilo artışı,aktif ya da inaktif yaşam düzeni gibi faktörler metabolizma üzerine etkilidir.

Son yıllarda giderek artan diabet (şeker hastalığı) hiperlipidemi(kan yağları yüksekliği) hipertansiyon (kan basıncı yüksekliği) ve bunların sonucu olarak ortaya çıkan kalp ve beyin damarı hastalıkları en önemli ölüm nedenleri olarak sayılmaktadır.Bu nedenle ani ölümleri ve olası kronik hastalıkların gelişimini önlemek için bu metabolik değerlerin düzenli takibi büyük önem taşır.

Diabetes mellitus şeker hastalığı olarak bilinir.Kan şekerinin düzenlenmesini sağlayan insülin hormonunun vücutta hiç olmaması ya da pankreastan salınımında bir bozukluk olması sonucu ortaya çıkar.Genetik tip olarak bilinen Tip 1 diabette pankreas hiç insülin salgılamaz,hastalara dışarıdan insülin verilmesi şarttır.Bu tip daha çok erken yaşlarda ortaya çıkar.Tip 2 diabet ise genetik özellikli olmayan ve kilo artışı ile ortaya çıkan formdur.Kilo artışı,buna bağlı vücuttaki yağ kitlesinin artması ile gelişen insülin direnci ile ilişkilidir.Bu formda vücutta insülin vardır ancak hücre içine giremez ve şekeri düşürücü etki yapamaz.

Diabet hastalığı vücudun tüm sistemlerini etkileyen bir hastalıktır.Özellikle yol açtığı komplikasyon denilen durumlarda böbrek yetmezliği,görme kaybı,kalp damar yetmezliği gibi önemli sonuçlara neden olur.

Açlık kan şekeri normal düzeyi 100mg/dl dir.Yılda en az bir kez kan şekeri ölçümü yapılması gerekir.

Ağız kuruluğu,sık idrara çıkma,çok su içme,kilo artışı,kilo vermekte zorlanma gibi belirtiler varsa kan şekeri ve insülin değerlerinin açlık ve tokluk olarak bakılması önemlidir.

Hipertansiyon kan basıncının yüksek olmasıdır.İdeal kan basıncı 120/80 mm/Hg olarak belirlenmiştir.Yüksek kan basıncı kalp ile ilgili ani ölümler,beyin kanaması,inme gibi çok önemli akut sonuçlara neden olabildiği gibi,uzun dönemde kalp ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Kan basıncında yükselme çoğu kez baş ağrısı görmede bulanıklaşma gibi belirtiler verebilirse de belirti vermeyen ani yükselmeler ölümcül durumlara neden olabilir.Bu nedenle kan basıncının düzenli olarak kontrol edilmesi özellikle ailesinde hipertansiyon,inme,ani kalp ölümü olan kişiler için oldukça önemlidir.

Hiperlipidemi kan yağlarının yüksek olması durumudur.Kolesterol vücutta da yapılan özellikle hormonların yapımında yer alan bir maddedir.Ayrıca yenilen gıdalarla da alınır.Bazı ailelerde vücutta kolesterol yapımı ile görevli enzimlerde oluşan bozukluk nedeniyle genetik olarak kolesterol yüksekliği görülebilir.Bu kişilerde kalp damar hastalığı riski yüksektir.Kolesterol yüksekliği ile ilgili daha sık görülen durum ise yaşam ve beslenme şekline bağlı olarak gelişen yüksekliktir.Kolesterol içerikli gıdalardan zengin beslenme,hareket azlığı,düzenli egzersiz yapmamak en önemli nedenlerdir.

Kolesterol tetkiklerinin yılda bir kez bakılması,kolesterol yüksekliği olan ya da eğilimi olan kişilerde 3 ayda bir tekrar edilmesi gerekir.Özellikle kötü kolesterol olarak bilinen LDL ve iyi kolesterol olarak bilinen HDL değerlerinin istenilen düzeylerde olması kalp ve damar hastalıklarından korunmak için önem taşır.Kan yağlarının yüksek olması damar tıkanıklığına neden olur ki bu da ilgili organın fonksiyonlarını bozar.Özellikle diabet ve hipertansiyon varlığında gelişen hiperlipidemi zaten şeker hastalığı ve yüksek kan basıncı zemininde hasar görmüş damarın bir de yüksek yağ içeriğine maruz kalması ile tıkanmasını kolaylaştırır.HDL kolesterol 40 g/dl ve üzeri olmalı, LDL kolesterol ise 100g/dl altında olmalıdır.

Tüm bu metabolik değerlendirmelerin düzenli aralıklar ile yapılması pek çok kronik hastalık gelişimini belirtiler çıkmadan önleyecek,ani gelişebilecek ölümcül durumları ortadan kaldıracaktır.


İstanbul Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!