Doktorsitesi.com

Derin Ven Trombozu (DVT) Nedir?

Op. Dr. Ali Yüksel
Op. Dr. Ali Yüksel
6 Şubat 20264 görüntülenme
Randevu Al
Derin ven trombozu, erken tanı ve uygun tedavi edilmediğinde pulmoner emboli gibi ölümcül komplikasyonlara yol açabilen ciddi bir damar hastalığıdır. Gebelik, kanser ve cerrahi sonrası dönem gibi özel risk gruplarında dikkatli takip ve profilaksi büyük önem taşır. Günümüzde antikoagülan ilaçlar ve girişimsel tedavi yöntemleri sayesinde DVT yönetimi başarıyla yapılabilmektedir. Risk faktörlerinin azaltılması ve erken müdahale, hastalığın seyrini belirleyen en kritik unsurlardır.
Derin Ven Trombozu (DVT) Nedir?

Derin Ven Trombozu (DVT) Nedir?

Derin ven trombozu, genellikle alt ekstremitelerdeki (bacak ve uyluk) derin toplardamarlarda kan pıhtısı oluşmasıyla karakterize ciddi bir damar hastalığıdır. Oluşan trombüs, venöz kan akımını engellerken; en önemli komplikasyonu pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve pulmoner emboli gelişmesidir. Bu tablo, ani ölüm dahil hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabilir.

DVT; akut dönemde damar tıkanıklığına, uzun vadede ise posttrombotik sendrom adı verilen kalıcı ödem, ağrı ve cilt değişikliklerine neden olabilir.

Belirtiler

Her hastada belirti görülmeyebilir; ancak en sık karşılaşılan klinik bulgular şunlardır:

Tek taraflı bacak şişliği

Baldır veya uyluk ağrısı

Dokunmakla hassasiyet

Deride kızarıklık ve ısı artışı

Ciltte gerginlik hissi

Yüzeyel damarların belirginleşmesi

Pulmoner emboli geliştiğinde nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük ve çarpıntı görülebilir.

Risk Faktörleri

DVT gelişiminde üç temel mekanizma rol oynar: venöz staz (kan akımının yavaşlaması), damar duvarı hasarı ve pıhtılaşma eğiliminde artış.

Başlıca risk faktörleri:

Uzun süre hareketsizlik (uçak, otobüs yolculukları, yatak istirahati)

Büyük cerrahi operasyonlar

Travma ve kırıklar

İleri yaş

Obezite

Sigara kullanımı

Doğum kontrol hapları ve hormon tedavileri

Kalıtsal trombofili

Daha önce DVT geçirmiş olmak

Hamilelikte DVT

Gebelik, fizyolojik olarak hiperkoagülabl (pıhtılaşmaya eğilimli) bir durumdur. Bunun nedenleri:

Artan pıhtılaşma faktörleri

Azalan fibrinolitik aktivite

Büyüyen uterusun pelvis venlerine baskı yapması

Venöz dönüşün yavaşlaması

Risk özellikle şu durumlarda artar:

Sezaryen doğum

Uzun süre yatak istirahati

Obezite

Çoğul gebelik

Trombofili öyküsü

Gebelikte tedavide genellikle düşük molekül ağırlıklı heparin tercih edilir; çünkü plasentayı geçmez.

Kanser Hastalarında DVT

Malignite, tromboz için en güçlü risk faktörlerinden biridir. Tümör hücreleri pıhtılaşmayı artıran prokoagülan maddeler salgılar.

Risk artıran faktörler:

Kemoterapi ve radyoterapi

Santral venöz kateterler

Uzun süreli yatış

Cerrahi girişimler

En yüksek risk; pankreas, mide, akciğer ve beyin tümörlerinde görülür. Kanser ilişkili trombozda tedavi süresi daha uzundur ve tekrarlama oranı yüksektir.

Ameliyat Sonrası DVT Riski

Cerrahi sonrası dönem, DVT açısından kritik bir süreçtir. Riskin artma nedenleri:

Cerrahi sırasında damar hasarı

Uzun süre immobilizasyon

Anesteziye bağlı venöz staz

İnflamasyon ve pıhtılaşma aktivasyonu

Özellikle riskli ameliyatlar:

Kalça ve diz protezi

Büyük karın cerrahileri

Kanser ameliyatları

Uzun süreli yoğun bakım yatışları

Bu nedenle ameliyat sonrası profilaktik önlemler standart uygulamadır.

Tanı Yöntemleri

Doppler Ultrasonografi: İlk basamak ve en yaygın yöntem

D-dimer: Pıhtı varlığını destekler

BT / MR Venografi: Şüpheli veya yaygın trombozda

Venografi: Nadir kullanılan invaziv yöntem

Tedavi

Tedavi; pıhtının büyümesini durdurmak, emboliyi önlemek ve damar açıklığını korumayı amaçlar.

İlaç Tedavisi

Antikoagülanlar:

Düşük molekül ağırlıklı heparin

Warfarin

DOAC grubu (rivaroksaban, apiksaban, dabigatran)

Tedavi süresi genellikle 3–6 ay; ancak risk faktörüne göre uzatılabilir veya ömür boyu olabilir.

Girişimsel Tedaviler

Seçilmiş hastalarda uygulanır:

Kateter Yönlendirmeli Tromboliz
Pıhtı eritici ilaçların doğrudan pıhtıya verilmesi

Trombektomi
Kateterle pıhtının mekanik olarak çıkarılması

IVC (Vena Kava) Filtresi
Pıhtının akciğere gitmesini önlemek için ana toplardamara filtre yerleştirilmesi
Antikoagülan kullanamayan hastalarda tercih edilir

Korunma Yöntemleri

DVT, uygun önlemlerle büyük oranda önlenebilir.

Erken mobilizasyon

Varis çorabı kullanımı

Pnömatik kompresyon cihazları

Profilaktik doz antikoagülanlar

Uzun yolculuklarda hareket ve sıvı alımı

Riskli hastalarda ameliyat öncesi ve sonrası koruyucu tedavi hayat kurtarıcıdır.

Sonuç

Derin ven trombozu, erken tanı ve uygun tedavi edilmediğinde pulmoner emboli gibi ölümcül komplikasyonlara yol açabilen ciddi bir damar hastalığıdır. Gebelik, kanser ve cerrahi sonrası dönem gibi özel risk gruplarında dikkatli takip ve profilaksi büyük önem taşır. Günümüzde antikoagülan ilaçlar ve girişimsel tedavi yöntemleri sayesinde DVT yönetimi başarıyla yapılabilmektedir. Risk faktörlerinin azaltılması ve erken müdahale, hastalığın seyrini belirleyen en kritik unsurlardır.

Etiketler

Derin ven trombozu tedavisiDerin Ven Trombozu (DVT) Nedir?

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ali Yüksel

Op. Dr. Ali Yüksel

Op.Dr. Ali Yüksel, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayıp Kalp Damar Cerrahisi uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler