Doktorsitesi.com

Deprem ve Sonrası Psikolojisi

Uzm. Psk. Dan. İmran Elmas
Uzm. Psk. Dan. İmran Elmas
13 Mart 2023421 görüntülenme
Randevu Al
Türkiye konumu itibariyle deprem bölgesinde yer almaktadır. Dolayısıyla deprem gerçeğiyle sık sık karşı karşıya kalabiliyoruz. Ülkemizde Kahramanmaraş merkezli depremle bir kez daha bu gerçekle karşı karşıya kaldık. Depremden etkilenen bireyler hem fiziksel hem de psikolojik travmalar yaşarken bu süreçte her kişinin psikolojinin koruması önem arz etmektedir.
Deprem ve Sonrası Psikolojisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Deprem Travması ve Psikolojik Sağlığın Korunması

Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla aktif bir deprem bölgesinde yer almaktadır. Bu jeolojik gerçeklik, toplum olarak sık sık deprem gerçeğiyle yüzleşmemize neden olmaktadır. Son olarak Kahramanmaraş merkezli depremlerle bir kez daha sarsılan ülkemizde, bireyler hem fiziksel hem de psikolojik travmalarla mücadele etmektedir. Bu zorlu süreçte, her bireyin kendi ruh sağlığını koruması büyük bir önem arz etmektedir.

Deprem Travması Nedir?

Deprem travması, sarsıntıya doğrudan maruz kalan veya dolaylı yoldan bu sürece tanıklık eden bireylerin yaşadığı bir travma biçimidir. Afetin büyüklüğü ve yarattığı yıkım, bireylerin güvenlik algısını zedeleyerek derin psikolojik izler bırakabilmektedir.

Deprem Sonrası Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Kişinin yaşadığı travmatik olayın üzerinden bir ay geçmesine rağmen belirtiler devam ediyorsa, bu durum Travma Sonrası Stres Bozukluğu olarak adlandırılır. Bu süreçte birey; travmatik olayı zihninde yeniden yaşıyor, sürekli hatırlıyor veya olay sanki o an tekrar gerçekleşiyormuş gibi hissediyorsa yoğun bir korku, endişe ve kaygı döngüsüne girmiş demektir.

Deprem Sonrası Ruh Sağlığını Koruma Yolları

Depremden etkilenen bireylerin psikolojik dayanıklılıklarını artırmak ve ruh sağlıklarını korumak için uygulayabilecekleri yöntemler şunlardır:

  • Günlük Rutinlerin Sürdürülmesi: Bireyler öncelikle günlük alışkanlıklarına devam etmeli ve kendilerine iyi gelecek aktivitelere yönelmelidir.
  • Duyguların Paylaşılması: Yaşanan travmatik olay ve bunun üzerindeki etkileri hakkında konuşmak, korku ve endişeleri paylaşmak iyileşme sürecini destekler.
  • Fiziksel Sağlığa Özen Gösterilmesi: Düzenli uyku ve dengeli beslenme, ruh sağlığının korunmasında temel bir rol oynar.
  • Sosyal Destek Mekanizmaları: Aile, arkadaşlar veya destek gruplarıyla vakit geçirmek, duygusal yükün hafiflemesine yardımcı olur.
  • Stres Yönetimi Teknikleri: Nefes egzersizleri ve gevşeme tekniklerini öğrenmek, stresle baş etmede etkili yöntemlerdir.
  • Medya Kullanımının Sınırlandırılması: Kişi, sürekli deprem haberlerini izlemekten ve sosyal medyadaki sarsıcı videolara bakmaktan kaçınmalıdır.

Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalıdır?

Deprem sonrası verilen tepkiler; depremin şiddetine, kişinin karakter yapısına, çevresel etkenlere ve stresle baş etme kapasitesine göre değişkenlik gösterir. Afeti takip eden ilk ay boyunca yoğun duygular yaşanması uzmanlarca normal kabul edilir.

Ancak, birinci aydan sonra aşağıdaki durumlar gözlemleniyorsa profesyonel destek alınmalıdır:

  1. Korku, tedirginlik ve endişe seviyesinde hiçbir azalma olmaması.
  2. Kişinin günlük işlevselliğinin bozulmaya başlaması.
  3. Yoğun travmatik duyguların tekrarlayıcı bir şekilde yaşanması.

Deprem Psikolojisi ve Doğru Yaklaşım Biçimleri

Deprem gibi doğal felaketlerin ardından bireylerde şaşkınlık, öfke, çaresizlik ve ölüm korkusu gibi duygular gelişebilir. Bu duygulara ek olarak aşağıdaki fiziksel ve davranışsal belirtiler de görülebilir:

Belirti TürüGözlemlenen Tepkiler
Fiziksel TepkilerKalp çarpıntısı, titreme, ağız kuruluğu, sürekli tetikte olma hali.
Duygusal TepkilerKorku, öfke, çaresizlik, kontrol kaybı hissi.
Davranışsal Tepkilerİçe kapanma, insanlardan uzaklaşma ve sosyal izolasyon.

Bu tepkilerin tamamı son derece doğal ve beklenen durumlardır. Bu süreçte duyguları bastırmak yerine, yaşanmasına ve ifade edilmesine izin verilmelidir. Çevredeki kişilere "korkma, geçti" gibi geçici teselliler vermek yerine, duygularını özgürce dışa vurmalarına imkan tanınmalıdır.

Depremde Yakınlarını Kaybedenlere Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

Depremde yakınlarını kaybeden bireylere yaklaşırken en önemli kural, onları aktif bir şekilde dinlemek ve yanlarında olduğunuzu hissettirmektir. Dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Zorlamadan Destek Olun: Kişiyi konuşması için asla zorlamayın. Eğer anlatmak isterse sabırla dinleyin.
  • Duygulara İzin Verin: Ağlamak istiyorlarsa buna izin verin ve sadece yanlarında bulunarak destek olun.
  • Yanlış Söylemlerden Kaçının: "Sen şanslısın", "Sen kurtuldun" veya "Buna da şükür" gibi teselli etmeyen, aksine kişinin acısını hafife alan ifadelerden uzak durun.
  • Gereksiz Müdahalelerden Kaçının: Sadece ihtiyaç duydukları kadar yardımcı olun ve gereksiz konuşmalarla süreci zorlaştırmayın.

Etiketler

Deprem korkusudeprem travmasıdeprem sonrası travmadeprem sonrası psikolojideprem sonrası psikolojik yardım

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. İmran Elmas

Uzm. Psk. Dan. İmran Elmas

Uzman psikolojik danışman İmran Elmas lisans öncesi eğitimlerinin ardından, 2013 yılında Atatürk Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik danışmanlık bölümünü başarıyla tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.