Doktorsitesi.com

Demansın Sessiz Dünyasında Müzikle Uyanan Anılar

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
9 Ağustos 2025130 görüntülenme
Randevu Al
2021 yılında dünya genelinde 55 milyon kişi demans ile yaşamaktadır ve bu sayının 20 yıl içinde iki katına çıkması beklenmektedir. Demans, hafıza ve dil gibi bilişsel işlevlerde bozulma ile depresyon ve anksiyete gibi davranışsal değişikliklerin görüldüğü, ilerleyici hastalıkları tanımlayan bir terimdir. Alzheimer için ileri yaş başta olmak üzere genetik yatkınlık, aile öyküsü, düşük eğitim, depresyon, diyabet, hipertansiyon ve obezite risk faktörleri arasında yer alırken; yüksek eğitim, fiziksel aktivite, Akdeniz tipi beslenme, sosyallik, yeni dil öğrenme, hobi, müzik ve dans gibi aktiviteler koruyucu etkenlerdir. Tarih boyunca müzik, farklı kültürlerde hastalık tedavisinde kullanılmıştır. Osmanlı döneminde Edirne’deki Sultan Beyazıt Darüşşifası’nda psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde müzik uygulanmış, Batı’da ise 20. yüzyılda hastanelerde fizyolojik etkilerinden yararlanılmıştır. Günümüzde müzik, birçok ülkenin demans tedavi planlarında ilaç tedavisine ek, düşük riskli ve erişilebilir bir yöntem olarak yer almaktadır. Müzik terapi, demansın ileri evrelerinde bile duyguları uyandırabilir; çünkü müzikal hafıza ile ilgili beyin bölgeleri genellikle korunur. Alzheimer hastaları müziğe sözlü iletişim olmasa bile tepki verebilir, bu da hasta ve bakıcı arasında güçlü bir bağ kurulmasına yardımcı olur. Müzik, anıların ve duyguların hatırlanmasını kolaylaştırarak otobiyografik bellek kaybı yaşayan bireylerin geçmişlerini daha ayrıntılı hatırlamalarına destek olabilir.
Demansın Sessiz Dünyasında Müzikle Uyanan Anılar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Demans ve Bilişsel Sağlık: Küresel Bir Bakış

Dünya genelinde 2021 yılı verilerine göre yaklaşık 55 milyon insan demans hastalığı ile yaşamını sürdürmektedir. Projeksiyonlar, bu sayının önümüzdeki 20 yıl içerisinde iki katına çıkacağını öngörmektedir. Günümüzde küresel ölçekte en yaygın 7. ölüm nedeni olarak kabul edilen demans, aynı zamanda toplumlar için maliyeti en yüksek sağlık sorunları arasında yer almaktadır.

Demans, tek bir hastalıktan ziyade hafıza ve dil gibi bilişsel işlevlerdeki bozulmalar ile depresyon ve anksiyete gibi davranışsal değişiklikleri kapsayan ilerleyici bir şemsiye terimdir. Bu süreçte hastaların yaşam kalitesini artıracak yaklaşımlar kritik önem taşımaktadır.

Alzheimer ve Demans İçin Risk Faktörleri

Alzheimer hastalığının gelişiminde ileri yaş en belirgin risk faktörü olsa da, hastalığın ortaya çıkmasında pek çok farklı etken rol oynamaktadır. Potansiyel risk faktörleri şunlardır:

  • Genetik faktörler ve aile öyküsü,
  • Düşük eğitim düzeyi,
  • Kadın cinsiyet,
  • Depresyon, diyabet, hipertansiyon ve obezite.

Buna karşın; yüksek eğitim, düzenli fiziksel aktivite, Akdeniz tipi beslenme, profesyonel bir meslek icra etmek, yeni bir dil öğrenmek, sosyal etkileşim, hobi edinme, müzik ve dans gibi aktiviteler bilişsel işlevlerin korunmasında hayati bir rol üstlenmektedir.

Tarihsel Süreçte Müzikle Tedavi Uygulamaları

Eski çağlardan bu yana müzik, farklı kültürlerde iyileştirici bir araç olarak kullanılmıştır. Tarihsel süreçte müziğin tıp alanındaki kullanımına dair önemli örnekler şunlardır:

  1. Antik Dönem: Homera ameliyatlarda müziği kullanırken, Aesculape sağırlık tedavisinde trampet yöntemine başvurmuştur.
  2. Orta Asya: Türklerde "Baksı" adı verilen şaman müzisyenler, tedavi süreçlerinde müzikten yararlanmışlardır.
  3. İslam Filozofları: Farabi ve İbn-i Sina gibi isimler hem hekim hem de müzikolog kimlikleriyle müziğin ruhsal etkilerini incelemişlerdir.
  4. Osmanlı Dönemi: 15. yüzyılda Edirne'de kurulan Sultan Beyazıt Darüşşifası, psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde müziğin kullanıldığı öncü bir merkezdir.
  5. Batı Dünyası: 20. yüzyılın ortalarından itibaren müziğin fizyolojik parametreler üzerindeki etkisi kabul görmüş ve hastane ortamlarına dahil edilmiştir.

Müzik Terapi: Farmakolojik Olmayan Etkili Bir Yaklaşım

Sanatın estetik gücü ile tıbbi bakımın birleşimi olan müzik terapi, günümüzde pek çok ülkenin ulusal demans planlarında ilaç tedavisine yardımcı bir yöntem olarak yer almaktadır. Bu yöntem; düşük riskli, erişilebilir ve kapsayıcı olması nedeniyle umut verici bir seçenek sunmaktadır.

Müzikal Hafızanın Korunması ve Duygusal Bağ

Demansın ileri evrelerinde dahi müzik terapinin (veya online müzik terapinin) duyguları uyandırabilmesi, beyindeki müzikal hafıza alanlarının genellikle korunduğunu kanıtlamaktadır. Alzheimer hastaları için müzik, onları etkili bir şekilde harekete geçiren benzersiz bir uyarıcıdır.

  • Hastalar, sözlü iletişim yeteneklerini kaybetseler bile müziğe yanıt verebilirler.
  • Müzik, hasta ile bakıcı arasında başka türlü kurulması mümkün olmayan güçlü bir duygusal bağ oluşturur.

Otobiyografik Bellek ve Anıların Tetiklenmesi

Beyin, yaşam boyu biriktirilen anıları ve duyguları müzikle eşleştirerek depolama yeteneğine sahiptir. Bu durum, otobiyografik (epizodik) bellek kaybı yaşayan bireyler için büyük bir avantaj sağlar. Hasta pasif olarak müzik dinlerken, çalınan parça o anki olayla doğrudan ilgili olmasa bile, geçmişteki anılarını daha detaylı bir şekilde hatırlayabilir. Müzik, bu yönüyle geçmişle bugün arasında köprü kuran anımsatıcı bir araç işlevi görür.


Kaynakça: Filiz Dilek, Aysun Ünal (DergiPark)

Etiketler

Alzheimer belirtileriAlzheimer nedeniAlzheimer hastalığı için risk faktörleriOnline terapiDemans ve alzheimerYaşlılarda demansDemans nedenleriDemans problemleriDemans nedirDemans belirtileriDemans tanısıDemans tedavisi

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Veysel Hasan Gül, Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı üniversitede Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü de tamamlayarak çift anadal yapmıştır. Ayrıca Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü yandal programını bitirmiştir. Lisans eğitimini takiben, Millî Eğitim Bakanlığı Ankara Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nden "Özel Eğitim Alan Uzmanlığı" almıştır. Aile Danışmanlığı eğitimini ise doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı'nın akreditasyonu ve yetkilendirmesi ile tamamlamıştır. Psikoloji alanında kuramsal eğitimlerine varoluş psikoterapi üzerine doktor Erkan Kalem'den temel eğitim ve süpervizyon eğitimlerini almış olup, vaka süpervizyonlarını sürdürmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini Prof. Dr. Şükrü Uğuz'dan almıştır. Çocuk ve ergenlerde gelişim alanında ilkel refleks eğitimi ve öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu üzerine Brainfit eğitimini Dr. Mehmet Engin Uysal'dan almıştır, süpervizyonlarına devam etmektedir. Birçok özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kuruculuk, eğitim koordinatörlüğü, okul psikolojik danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. Ayrıca Adana UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği) Rehabilitasyon Başkanlığı görevinde bulunmuştur. 2013 yılından bu yana aktif olarak sahada görev yapan Gül, 10 yılı aşkın mesleki deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca bireysel danışmanlık, çocuk ve ergen danışmanlığı, aile danışmanlığı ve ruh sağlığı alanlarında çeşitli çalışmalar yürütmüştür. Hâlen Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan Varlık Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde hizmet vermeye devam etmektedir. Poyep Çocuk ve Ergen Gelişim markasının kurucusudur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.