Doktorsitesi.com

Değişim Basamakları

Klinik Psikolog Miray Özcan
Klinik Psikolog Miray Özcan
4 Temmuz 2022144 görüntülenme
Randevu Al
Psikoterapi, sizce de günlük hayatımızda daha fazla duymaya başladığımız, birçok insanın hakkında fikir sahibi olduğu bir kavram haline gelmedi mi?
Değişim Basamakları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikoterapi Sürecinde Değişim ve Bireysel Farklılıklar

Günümüzde psikoterapi kavramı, popüler kültürün ve kitle iletişim araçlarının etkisiyle günlük hayatımızın merkezine yerleşmiş durumdadır. Birçok kişi; filmler, diziler veya çevresindeki kişisel deneyimler aracılığıyla bu süreç hakkında belirli bir fikir sahibidir. Ancak bu bilgiler bazen yol gösterici olsa da bazen de sürece dair önyargıların oluşmasına zemin hazırlayabilmektedir.

Bir psikoterapi sürecinin başarısını ve devamlılığını etkileyen çok sayıda parametre bulunmaktadır. Bu nedenle, her terapi süreci tıpkı her birey gibi biricik ve özeldir. Psikologlar için danışanın hangi değişim aşamasında olduğunu belirlemek, sürecin nasıl ilerleyeceğine dair en kritik verilerden biridir. Bu yazıda, psikoterapideki değişim aşamalarını inceleyerek, kendi sürecinizde hangi basamakta olduğunuzu değerlendirmenize yardımcı olmayı amaçlıyoruz.

Psikoterapide Değişimin 6 Temel Aşaması

Değişim ve gelişim süreci, hem danışanın hem de terapistin ortak bir hedef doğrultusunda ilerlemesiyle olumlu sonuçlanır. Sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için aşağıdaki aşamaların bilinmesi önemlidir:

1. Tasarlama Öncesi Dönem

Bu aşamada bireyin yaşadığı soruna yönelik farkındalığı ya hiç yoktur ya da oldukça kısıtlıdır. Kişinin davranışlarını değiştirmeye dair bir niyeti bulunmaz ve genellikle terapiye başkalarının yönlendirmesiyle gelir. Bu evredeki temel düşünce yapısı; "Bence benim herhangi bir sorunum yok" şeklindedir.

2. Tasarlama Dönemi

Kişi artık bir sorunu olduğunun bilincindedir. Ancak bu farkındalığa rağmen henüz harekete geçmeye hazır değildir. Tasarlama dönemi, bireylerin en uzun süre takılı kalabildiği aşamalardan biridir. Kişi, "Bir sorunum var ve bunu halletmem gerektiğini düşünüyorum" diyerek durumu kabul eder.

3. Hazırlık Dönemi

Birey sorununun farkında olmanın ötesinde, bu durumu değiştirmeye niyetlidir. Bu aşamada değişim için bazı somut davranışçı adımlar atılmaya başlanır. Kişi, eyleme geçmek için gerekli motivasyonu toplamaktadır.

4. Eylem Dönemi

Sorun çözümü için aktif olarak davranışların, deneyimlerin ve çevresel faktörlerin değiştirildiği evredir. Danışanlar bu süreçte değişim için zaman, enerji ve maddi kaynak harcarlar. Burada en kritik nokta, değişimin uzun süreli ve kalıcı olmasıdır. Temel motto: "Değişmek için çok uğraşıyorum ve bir şeyler yapıyorum" şeklindedir.

5. Sürdürme Dönemi

Davranış değişikliğinin gerçekleşmesi tek başına yeterli değildir; bu değişimin sürdürülebilir olması gerekir. Terapi seansları sonlansa dahi belirli aralıklarla kontrol seansları düzenlenebilir. Buradaki sonlandırma, sorunların tamamen sıfırlanması değil; günlük işlevselliğin kazanılması ve kişinin yaşadığı durumu yönetebilme becerisine sahip olmasıdır.

6. Geri Dönme (Nüks)

Belirtilerin tekrar ortaya çıkmasıyla eski duruma dönme evresidir. Hayatın doğal akışında sorunların tekrarlanması olağan bir durumdur. Önemli olan, kişinin önceki terapi süreçlerinde edindiği işlevsel başa çıkma stratejileri ile bu durumun üstesinden gelmesidir. Kişinin tek başına başaramadığı anlarda tekrar profesyonel yardım alması son derece normaldir.

Değişim Aşamalarının Özeti

AşamaBelirgin ÖzellikTemel Yaklaşım
Tasarlama ÖncesiFarkındalık yok / azDeğişim niyeti bulunmaz.
TasarlamaFarkındalık varHarekete geçmeye hazır değil.
HazırlıkNiyet ve küçük adımlarDeğişim için hazırlık yapılır.
EylemAktif uygulamaDavranışlar ve çevre değiştirilir.
SürdürmeKalıcılık sağlamaİşlevsellik ve yönetim kazanılır.
Geri DönmeTekrarlamaYeniden yardım alma ve strateji uygulama.

Sonuç: Değişimi İçselleştirmek

Verimli bir psikoterapi süreci için danışanın en azından Hazırlık döneminde olması büyük önem arz eder. Eylem dönemi ile sorunlar üzerinde çalışılmaya başlanır, Sürdürme dönemi ile de değişim içselleştirilir. Hayat süresince sorunlarla tekrar karşılaşmak mümkündür; ancak terapide kazanılan kaynaklar bu zorlukların aşılmasını sağlar.

Eğer stratejilerinizi yürütemediğiniz bir noktadaysanız, tekrar yardım almayı bir başa çıkma stratejisi olarak görmelisiniz. Bu durumu başarısızlık veya yenilgi gibi olumsuz hislere sürüklenmeden, terapistinizle iletişim kurarak yönetmek, sürecin en sağlıklı parçasıdır.

Etiketler

PsikoterapiEylem DönemiSürdürme Dönemi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Miray Özcan

Klinik Psikolog Miray Özcan

2018 yılında Özyeğin Üniversitesi Psikoloji bölümünden yüksek onur derecesi ile mezun oldum. Lisans eğitimim sırasında Denizli Devlet Hastanesinin çocuk poliklinikleri ve AMATEM bölümünde, Servergazi Devlet Hastanesinin polikliniği ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde (TRSM) staj yaptım. Stajların yanı sıra Özyeğin Üniversitesindeki lisans eğitimim sırasında yürüttüğümüz proje kapsamında dezavantajlı lise öğrencilerini üniversite sınavına hazırladığımız projemiz kapsamında dil anlatım ve edebiyat dersleri verdim. Aynı zamanda okulumuzun psikoloji kulübüyle aktif olarak çalışıp psikoloji günleri düzenledim. Her biri alanında çok değerli hocalarımız ile buluştuğumuz çeşitli seminer ve atölyelerin düzenlendiği bu etkinlikler teorik bilgilerle donandığımız lisans günlerimizde pratik bilgiler edinmemize yardımcı oldu. Yine Özyeğin Üniversitesinde lisans okurken okulumuzun vakfı tarafından gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi ile Van, Tatvan, Bitlis bölgelerindeki ilkokul ve ortaokul öğrencilerine dokunduğumuz bir proje gerçekleştirdik. Lisans eğitimimi tamamlarken kapsamlı teorik bilginin yanında bizi her açıdan geliştiren bu deneyimleri yaşamak sadece meslek hayatım için değil aynı zamanda kişisel gelişimim açısından da bana birçok şey kattı. Tabii ki insanla birebir temasın var olduğu böylesine zor, bir o kadar da keyifli olan bu mesleğin sadece teorik bilgilerle yürümeyeceğinin farkındaydım. Psikoloji bilimi sürekli gelişen ve değişen dinamikleriyle hayat boyu okuma, yazma ve en önemlisi merak duygusu ile araştırmanın devam ettiği bir meslek dalıdır. Bu sebeple, hayatlarına dokunacağım danışanlarım karşındaki sorumluluk hissim ve sürekli üzerine bir şeyler koyarak kendimi geliştirme arzum Acıbadem Üniversitesinde yüksek lisans sürecimi başlattı. 2021 yılında mezun olduğum yüksek lisans eğitimim sırasında oldukça farklı deneyimleri tecrübe etme fırsatı yakaladım. Bunlardan kısaca bahsetmek gerekirse, alanlarında oldukça yetkin olan hocalarımızdan aldığımız dersler ve onların pratik deneyimleri, yürüttüğümüz projeler, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kadın/erkek yataklı servisleri ve TRSM klinik stajım, Acıbadem Üniversitesi bünyesinde yürüttüğümüz yüz yüze danışan seanslarımız ve ekollerimiz yönelimde bu seansları süpervizörümüz ile değerlendirdiğimiz ve pratiğimizi geliştirdiğimiz dolu dolu bir programla yüksek lisans eğitimini tamamladık. Bu süreçte seanslarımda ağırlıklı olarak uyguladığım ‘Bilişsel Davranışçı Terapi’ yönelimli psikoterapi eğitimini, The International Society of Schema Therapy (ISST) onaylı Şema Terapi temel eğimini ve EMDR terapisi eğitimini tamamladım. Son olarak, sağlıklı beslenme takıntısı olarak tanımlanan ‘Ortoreksiya Nervoza’ eğiliminin etiyolojisini araştırmak üzere yazdığım tezimle birlikte keyif alarak okuduğum Acıbadem Üniversitesi’ndeki Klinik Psikoloji yüksek lisans deneyimim sonlanmış oldu. Tezimi yazarken de araştırmaktan çok keyif aldığım yeme bozukluklarına dair merakım bu alanda kendimi geliştirme isteğimi daha da arttırdı. Bu sebeple, bireylerin yeme tutumları ve bozukluklarına spesifik müdahaleler yapabilmek adına Psikodiyet Akademiden eğitim aldım. Bunun haricinde kaygı bozuklukları, depresyon, panik bozuklukları, özgüven problemleri, sosyal fobi, sınav stresi, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, ilişki problemleri ve iş hayatında yaşanan problemler gibi birçok psikopatolojiyle de çalışmaktayım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.