Doktorsitesi.com

Cushing Sendromu: Soru-Cevap Rehberi

Prof. Dr. Erol Bolu
Prof. Dr. Erol Bolu
17 Mart 20266 görüntülenme
Randevu Al
Cushing sendromu, vücudun uzun süre boyunca yüksek düzeyde kortizole maruz kalmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır.
Cushing Sendromu: Soru-Cevap Rehberi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Cushing Sendromu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Cushing sendromu, vücudun uzun süre boyunca yüksek düzeyde kortizol hormonuna maruz kalmasıyla ortaya çıkan karmaşık bir klinik tablodur. Böbreküstü bezlerinden salgılanan kortizol; stresle başa çıkma, kan şekerini düzenleme ve metabolizmayı dengeleme gibi hayati görevler üstlenir. Ancak bu hormonun kanda aşırı miktarda bulunması, vücut sistemlerinde ciddi hasarlara ve kronik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Cushing Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Hastalık, fiziksel görünümden metabolik düzene kadar geniş bir yelpazede belirti gösterir. En yaygın görülen Cushing sendromu belirtileri şunlardır:

  • Ay dede yüzü: Yüzde belirgin yuvarlaklaşma.
  • Buffalo hörgücü: Boyun ve sırt bölgesinde anormal yağ birikimi.
  • Stria: Karın bölgesinde oluşan mor ve geniş çatlaklar.
  • Kas güçsüzlüğü ve kronik yorgunluk hissi.
  • Hipertansiyon, diyabet ve kontrolsüz kilo artışı.
  • Ciltte incelme ve darbelere karşı kolay morarma.
  • Kadınlarda adet düzensizliği, erkeklerde ise libido azalması.
  • Bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı sık enfeksiyon geçirme.

Hastalık Kimlerde Görülür?

Cushing sendromu her yaş grubunda ortaya çıkabilmekle birlikte, en sık erişkinlerde teşhis edilir. İstatistiksel olarak kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Çocuklarda ise büyüme geriliği ve ergenlik (puberte) bozuklukları hastalığın temel işaretleri olabilir.

Cushing Sendromu Tanı ve Teşhis Süreci

Tanı süreci, öncelikle vücuttaki kortizol fazlalığının kanıtlanmasıyla başlar. Bu amaçla kullanılan temel testler şunlardır:

  1. 24 saatlik idrarda serbest kortizol ölçümü
  2. Gece yarısı tükürük kortizolü testi
  3. 1 mg deksametazon baskılama testi

Eğer kortizol yüksekliği doğrulanırsa, kaynağı belirlemek için ACTH düzeyi ölçülür. Hastalığın odağını (hipofiz, böbreküstü bezi veya ektopik odak) netleştirmek için MR, BT, PET gibi görüntüleme yöntemleri ve BIPSS (bilateral inferior petrozal sinüs örneklemesi) gibi ileri tetkikler uygulanır.

Ektopik Cushing Sendromu Nedir?

Bazı durumlarda akciğer, pankreas veya timus gibi organlarda gelişen tümörler, ACTH hormonu salgılayarak böbreküstü bezlerini aşırı uyarır. Bu tabloya ektopik ACTH sendromu denir. Genellikle daha hızlı ve ağır seyreden bu formda; şiddetli tansiyon problemleri, enfeksiyonlar ve hipokalemi (düşük potasyum) sık görülür.

Tedavi Yöntemleri ve Kullanılan İlaçlar

Cushing sendromu tedavisi, hastalığın altında yatan nedene göre kişiselleştirilir. Eğer bir tümör saptanmışsa temel yaklaşım cerrahi müdahale ile kitlenin çıkarılmasıdır. Cerrahinin mümkün olmadığı veya hastalığın yayıldığı durumlarda ise ilaç tedavisine başvurulur.

Kullanılan İlaçlar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

İlaç AdıKullanım Amacı / DozDikkat Edilmesi Gerekenler
Ketokonazol200–1200 mg/günKaraciğer fonksiyonları yakından izlenmelidir.
Metirapon500–6000 mg/günTansiyon ve potasyum dengesi kontrol edilmelidir.
Osilodrostat2–60 mg/günHızlı etki eder, hassas doz ayarı gerektirir.
Mitotan500–4000 mg/günÖzellikle adrenal kanser vakalarında tercih edilir.
PasireotidHipofiz kaynaklı olgularKan şekeri yükselmesine (hiperglisemi) neden olabilir.

İlaçların Olası Yan Etkileri

Tedavi sürecinde kullanılan ilaçlar bazı yan etkilere yol açabilir:

  • Ketokonazol: Mide şikayetleri ve erkeklerde hormonal bozukluklar.
  • Metirapon: Tüylenme artışı ve tansiyon yükselmesi.
  • Osilodrostat: Adrenal yetmezlik riski ve kalp ritim bozuklukları.
  • Mitotan: Bulantı, kolesterol yüksekliği ve nörolojik etkiler.
  • Kabergolin: Baş dönmesi ve bulantı.

Tedavi Sonrası Takip ve Gelecek Projeksiyonu

İyileşme sürecinde kortizol ve ACTH düzeyleri düzenli olarak izlenmelidir. Ayrıca hastaların tansiyon, kan şekeri, kemik sağlığı ve enfeksiyon riskleri açısından uzun vadeli takibi hayati önem taşır.

Gelecekteki Tedavi Yaklaşımları

Tıp dünyası, cerrahiye dirençli vakalar için yeni moleküller üzerinde çalışmaktadır. Gelecekte ACTH reseptör blokörleri, kortizol üretimini daha hassas durduran ajanlar ve hücresel düzeyde kortizol etkisini engelleyen yeni ilaçların kullanıma girmesi beklenmektedir.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Cushing sendromu şüphesinde tanı ve tedavi süreci mutlaka bir endokrinoloji uzmanı tarafından yönetilmelidir.

Hazırlayan: Prof. Dr. Ş. Erol BOLU

Kaynakça:

  • Araujo-Castro M, Castinetti F et al. Endocr Rev. 2025.
  • Young J, Tabarin A et al. Eur J Endocrinol. 2020.
  • Reincke M et al. Lancet Diabetes Endocrinol. 2021.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erol Bolu

Prof. Dr. Erol Bolu

Prof. Dr. Şinasi Erol Bolu, 15 Mayıs 1960 doğumlu, evli ve İngilizce bilen, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları ile İç Hastalıkları uzmanı bir tıp profesörüdür; eğitimini 1978-1983 yılları arasında İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde ve 1983-1984’te Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, 1985-87 yıllarında Çorlu’da sağlık şube müdürlüğü ve pratisyen hekimlik, 1987-92 GATA İç Hastalıkları, 1992-96 GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları bölümlerinde uzmanlık eğitimi almış, 1995-96 yıllarında University of Texas Southwestern Medical Center (Dallas, ABD)’da post-doktoral çalışmada bulunmuştur; 1998’de doçent, 1999-2013 arası ve 2009’dan itibaren profesör olarak GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapmış, 2003-2013 arasında Ankara’da özel muayenehane çalıştırmış, 2013-2023 arasında Özel Memorial Ataşehir Hastanesi, 2023-2025 arasında Özel Medicana Kadıköy Hastanesi’nde çalışmış ve 2025’ten itibaren İstanbul Caddebostan’da özel muayenehane hekimliği yapmaktadır; GATA Araştırma Bilimsel Kurulu Sekreteri, GATA Tiroid Kanseri Konseyi Sekreteri, TEMD Adrenal Gonad Çalışma Grubu Başkanı, TEMD Yönetim Kurulu ve Yeterlilik Sınav Komisyonu üyesi olarak çeşitli bilimsel görevlerde bulunmuş, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği, Türk Diyabet Cemiyeti, Türk Diyabet Vakfı, The Endocrine Society ve European Society of Endocrinology gibi ulusal ve uluslararası kuruluşa üyedir; başta tiroid ve tiroid kanseri, diyabetes mellitus, obezite, nöroendokrin, adrenal ve gonad hastalıkları ile metabolik kemik hastalıkları olmak üzere geniş bir ilgi alanına sahiptir ve ulusal/uluslararası dergilerde yayınlar, kongre konuşmaları, bildiri sunumları ile sekiz kitap bölümüne imza atmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.