Doktorsitesi.com

ÇOCUKTA SALDIRGANLIK

Klinik Psikolog Müge Ertürk Berber
Klinik Psikolog Müge Ertürk Berber
13 Şubat 2013817 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUKTA SALDIRGANLIK
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Saldırganlık Davranışı ve Psikolojik Temelleri

Saldırganlık, doğuştan var olduğu kabul edilen ve bireyin davranışlarına yön veren temel bir dürtüdür. Yaşam ve ölüm içgüdüsü, insan psikolojisinde yadsınamaz bir yere sahiptir; bu bağlamda mevcut olan ölüm içgüdüsü, zaman zaman dışa veya içe dönük saldırganlık olarak tezahür eder. Bu dürtü bazen bireyin kendisine, bazen de çevresindeki diğer insanlara yönelerek varlığını sürdürür.

Çocuklarda saldırganlık, farklı biçimlerde gözlemlenebilir. Çocuk; akranlarına vurma, ısırma, eşyaları fırlatma, tekmeleme ve tükürme gibi fiziksel eylemlerin yanı sıra, zarar vermeyi amaçlayan sözel tehditlerde de bulunabilir. Öte yandan, saldırganlık bazen içe yönelerek tırnak yeme ve saç koparma gibi uyum bozuklukları şeklinde de ortaya çıkabilmektedir.

Saldırganlık Bir Kişilik Özelliği midir?

Saldırganlık, genellikle bir engellenme durumu karşısında organizmanın verdiği bir tepki olarak değerlendirilir. Ancak bu tepki, bireyin kişilik özellikleri ile doğrudan ilişkilidir; nitekim aynı duruma maruz kalan farklı kişilikteki bireyler, farklı tepkiler geliştirebilirler. Bir çocuğun ara sıra yaramazlık yapması veya kavga etmesi, onun doğrudan "saldırgan" olarak tanımlanması için yeterli değildir. Bir çocuğun saldırgan olarak nitelendirilebilmesi için bu davranışları sık sık tekrarlıyor olması gerekmektedir.

Saldırgan Çocukların Temel Özellikleri

Saldırgan davranış bozukluğu gösteren çocuklarda yaygın olarak şu özellikler gözlemlenir:

  • Yaşıtları ve yetişkinlerle sürekli çatışma ve kavga halindedirler.
  • Çevreleriyle sağlıklı ve uyumlu ilişkiler kurmakta zorlanırlar.
  • İsteklerini bağırarak, tehdit ederek veya ebeveynlerine karşı çıkarak dile getirirler.
  • Sık sık öfke nöbetleri geçirirler.
  • Kendilerine zarar verebilecek riskli davranışlardan kaçınmazlar.
  • Çevredeki çocuklara veya hayvanlara karşı saldırgan tutumlar sergileyebilirler.
  • Hatalı oldukları durumlarda bile kendilerini haklı çıkarma eğilimindedirler.
  • Sorunları çözme yöntemi olarak kavgayı benimserler.
  • Kuralları sistematik olarak çiğnerler ve bu nedenle sık sık cezalandırılırlar.
  • Aldıkları cezalardan etkilenmezler ve olumsuz davranışı kısa sürede tekrarlarlar.

Çocuklarda Saldırganlığı Tetikleyen Nedenler

Çocuklarda saldırgan davranışların düzeltilmesi için öncelikle bu eylemlerin altında yatan kök nedenlerin tespit edilmesi kritik önem taşır. Bu davranışlar hiçbir zaman nedensiz değildir. Başlıca nedenler şunlardır:

KategoriNedenler
Ailevi Etkenlerİlgi ve sevgi eksikliği, babanın yokluğunda annenin aşırı korumacı tutumu, tutarsız eğitim ortamı, ebeveyn çatışmaları.
Çevresel EtkenlerMedya ve kitle iletişim araçlarının olumsuz etkileri, çevrede saldırgan modellerin varlığı.
Disiplin HatalarıFiziksel ve sözel şiddet uygulamak, ağır cezalar, alay etme, saldırgan davranışların ödüllendirilmesi.
Bireysel EtkenlerFizyolojik sorunlar (beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi), enerji boşaltımı eksikliği, sürekli baskı ve kısıtlama.

Saldırganlık Nasıl Önlenir? Ebeveynler İçin Öneriler

Saldırgan davranışların kontrol altına alınması ve önlenmesi için ebeveynlerin ve eğitimcilerin bilinçli bir yaklaşım sergilemesi gerekir. İşte bu süreçte uygulanabilecek stratejiler:

  1. Tutum Analizi: Anne ve babalar, çocuğa karşı sergiledikleri tutumları ve kendi davranışlarındaki saldırganlık unsurlarını gözden geçirmelidir.
  2. Zamanlama: Çocukla davranışları hakkında konuşmak için gergin olduğu anlar değil, sakinleştiği ve kendisini rahat hissettiği zamanlar seçilmelidir.
  3. Şiddetten Kaçınma: Saldırgan davranışlar asla dayakla cezalandırılmamalıdır; bu durum çocuğa yeni bir saldırganlık modeli sunmaktan başka bir sonuç doğurmaz.
  4. Baba Figürü: Saldırgan çocukların özellikle babalarıyla daha fazla vakit geçirmesi desteklenmelidir.
  5. Tutarlılık: Ebeveynler, çocuğa yaklaşım konusunda ortak ve tutarlı bir disiplin anlayışı benimsemelidir.
  6. Olumlu Pekiştirme: Çocuk, öfkesini saldırganlığa başvurmadan ifade etmeyi başardığında takdir edilmeli ve ödüllendirilmelidir.
  7. İletişim Dili: "Dur", "Yapma", "Hayır" gibi engelleyici ifadeler yerine, yönlendirici ve dolaylı ifadeler tercih edilmelidir.
  8. Sorumluluk Verme: Evde ve okulda çocuğun kapasitesine uygun görevler verilmesi, saldırganlık eğilimini azaltabilir.
  9. Enerji Tahliyesi: Çocuğun dışarıda oynamasına ve fiziksel enerjisini boşaltmasına imkan tanınmalıdır. Bu durum gerilimi azaltır.
  10. Sosyalleşme: Çocuk, arkadaş grupları içinde yer alması için teşvik edilmelidir.

Önemli Not: Çocuk, saldırganlık yoluyla bir şey elde etmeye çalıştığında bu isteği kesinlikle yerine getirilmemeli ve davranışının olası sonuçları kendisine net bir şekilde anlatılmalıdır.

Kaynakça

  • Davranış Bozukluğu Gösteren Çocukları Tanıma ve Anlama, Dr. Semai Tuzcuoğlu & Dr. Necla Tuzcuoğlu, İstanbul 2005, Morpa Kültür Yayınları.
  • Çocuğum Büyüyor, Adalet Kandır, İstanbul 2004, Morpa Kültür Yayınları.
  • Çocuk Olmak, Nazan Akagündüz & Çiğdem Yavuz, İstanbul 2004, İletişim Yayınları.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Müge Ertürk Berber

Klinik Psikolog Müge Ertürk Berber

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.