Doktorsitesi.com

Çocukları kıyaslayarak yetiştirmek neden kötüdür?

Psk. Dan. Rumeysa  Ebrar Sarı
Psk. Dan. Rumeysa Ebrar Sarı
11 Ekim 2021122 görüntülenme
Randevu Al
Çocukları kıyaslayarak yetiştirmek neden kötüdür?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Kıyaslamanın Psikolojik Etkileri

Kıyaslanan bir çocuğun elinden, en temel hakkı olan kendisi olma şansını alıyoruz. Bu tutum, çocuğun bireysel kimliğini inşa etmesi yerine, sürekli bir başkasının gölgesinde kalmasına neden olur. Ebeveynlerin veya bakım verenlerin bu yaklaşımı, çocuğun ruhsal dünyasında derin izler bırakmaktadır.

Kıyaslamanın Alt Metni ve Çocuktaki Algısı

Bir çocuğu başkasıyla kıyasladığımızda, ona aslında şu tehlikeli alt mesajları veriyoruz:

  • "Sen ancak diğeri kadar varsın."
  • "Eğer onun gibi olursan varlığını benimsiyorum."
  • "Olduğun halinle yeterli ve değerli değilsin."

Bu mesajlar, çocuğun öz kabul sürecini baltalayarak, sevgiyi ve onayı ancak bir rekabeti kazandığında hak edeceği inancını pekiştirir.

Sosyal İlişkilerde Kıyaslamanın Yarattığı Tahribat

Kıyaslama eyleminin mağduru sadece kıyaslanan çocukla sınırlı kalmaz. Bu süreçte çocukta biriken öfke ve yetersizlik duygusu, kendisine örnek gösterilen kişiye karşı olumsuz davranışlar sergilemesine yol açabilir. Bu durumun sosyal çevreye etkileri şu şekilde özetlenebilir:

Duygusal DurumOrtaya Çıkan Davranış Biçimi
Birikmiş ÖfkeZorbalık ve Psikolojik Baskı
Yetersizlik HissiManipüle Etme Eğilimi
Dayatılan RekabetÇevreye Karşı Olumsuz Tutum

Hiç içinde olmadığı bir rekabetin parçası haline getirilen "komşu çocuğu" veya akranlar da bu olumsuz durumdan payını alarak sağlıklı ilişki kurma zeminini kaybeder.

Yetişkinlik Döneminde Kıyaslanmanın İzleri

Çocuklukta maruz kalınan bu tutumlar, birey yetişkin olduğunda da etkisini sürdürmeye devam eder. Yetişkinlik döneminde kişi, kendi değerini belirlerken dışsal referanslara bağımlı hale gelir. Bu durumun günlük hayattaki yansımaları şunlardır:

  1. Beden Algısı: Bedenimizle barışık olmanın şartını diğerlerinin fiziksel özelliklerine göre belirleriz.
  2. Kariyer Memnuniyeti: İşimizden memnun olma durumunu, başkalarının kariyer basamaklarındaki konumuna göre değerlendiririz.
  3. Yaşam Tarzı: Birçok kararı ve değerlendirmeyi kendi ihtiyaçlarımıza göre değil, "diğerine göre" şekillendirdiğimiz bir yaşam tarzı benimseriz.

Bazı "yetişkin çocuklarda" ise bu durum, diğerlerini manipüle ederek veya bastırarak kendini iyi hissetme hali şeklinde kronikleşebilir.

Öz Farkındalık İçin Sorulması Gereken Sorular

Geçmişin izlerinden sıyrılmak ve bugünkü davranışlarımızı anlamlandırmak için arada bir kendimize dönüp şu soruları sormalıyız:

  • Birilerine sürekli olarak bir şey kanıtlamaya çalıştığım oluyor mu?
  • Zihnim, bir türlü kendimi kanıtlayamadığım yetişkinlerle dolu olabilir mi?

Sonuç: Kendin Olmanın Değeri

Oysa kendimiz olmak; başta kendimize, bizi geçmişte kıyaslayanlara ve şu an ilişkide bulunduğumuz herkese verebileceğimiz en güzel hediyelerden biridir. Bireyin kendi özgünlüğünü kucaklaması, sağlıklı bir psikolojik yapının ve tatminkar bir yaşamın anahtarıdır.

Etiketler

Çocuk terapisinde temel amaçÇocuk danışmanlığıÇocuk terapisi nedirÇocuk terapisi farkı nedirÇocuk terapisi

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Rumeysa  Ebrar Sarı

Psk. Dan. Rumeysa Ebrar Sarı

Psk. Dan.Rumeysa Ebrar Sarı, lisans eğitimini Cumhuriyet Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünde tamamlayarak Psikolojik Danışman unvanını almıştır. Şu anda Cumhuriyet Üniversitesi'nde Din Psikolojisi yüksek lisansına devam etmektedir.

2. Avrasya Pozitif Psikoloji Kongresi'ne katılım göstermiştir. Çocuk Objektif Testleri Uygulama Sertifikası, Psikoeğitim Sertifikası, Aile Danışmanlığı Sertifikası ve Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi sertifikaları bulunmaktadır.

Psk. Dan.Rumeysa Ebrar Sarı, mesleki çalışmalarına ise şu an Online görüşme olarak devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.