Doktorsitesi.com

Çocuklarda ürtiker (kurdeşen)

Prof. Dr. Nevin Uzuner
Prof. Dr. Nevin Uzuner
5 Ağustos 20151273 görüntülenme
Randevu Al
  • Çocuklarda ürtiker; kaşıntılı ve kabarık döküntülerle karakterize, en sık enfeksiyonlar, ilaçlar ve gıdalar nedeniyle tetiklenen alerjik bir cilt rahatsızlığıdır.
  • Vakaların yaklaşık yarısında dudak ve el gibi bölgelerde anjioödem eşlik edebilirken, belirtilerin süresine göre hastalık akut veya kronik olarak sınıflandırılır.
  • Tedavide temel yaklaşım tetikleyici unsurların ortadan kaldırılması ve antihistaminik kullanımıdır; ancak nefes darlığı veya şiddetli şişlik gibi durumlarda acil müdahale gereklidir.
Çocuklarda ürtiker (kurdeşen)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Ürtiker (Kurdeşen) Nedir?

Çocuklarda ürtiker (kurdeşen), hastanelerin acil servislerine başvurularda en sık karşılaşılan alerjik cilt rahatsızlığıdır. Halk arasında kurdeşen olarak da bilinen bu durum; kaşıntılı, ciltten kabarık ve genellikle halka şeklinde döküntülerle karakterize bir hastalıktır. Vücutta ani başlayan, pembe-kırmızı renkte, sınırları belirgin ve basmakla solan bu lezyonlar, çeşitli şekil ve büyüklüklerde görülebilir.

Ürtiker vakalarının yaklaşık yarısında anjioödem adı verilen, dudak, dil, el veya ayak bileklerinde oluşan şişlikler eşlik eder. Bu şişlikler nedeniyle çocukların yürüme yetisi geçici olarak kısıtlanabilir. Genellikle 1-2 hafta içinde düzelen bu tablo, tüm vücudu etkileyebildiği için ailelerde endişe yaratsa da doğru teşhis ve tedavi ile sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür.

Ürtiker Türleri ve Sınıflandırılması

Ürtiker, süresine ve tetikleyici unsurlarına göre dört ana grupta incelenmektedir. Bu türler arasındaki temel fark, semptomların süresi ve altında yatan nedenlerdir.

Ürtiker TürüTanımı ve Özellikleri
Akut ÜrtikerBelirtilerin 6 haftadan daha kısa sürdüğü vakalardır.
Kronik ÜrtikerBelirtilerin 6 haftadan daha uzun sürdüğü durumlardır.
Fiziksel ÜrtikerSoğuk, sıcak, basınç, güneş veya titreşim gibi dış etkenlerle tetiklenir.
Diğer ÜrtikerlerVücut ısısı artışı, su teması, doğrudan temas veya egzersiz sonucu oluşur.

Çocuklarda Ürtikerin Temel Nedenleri

1. Enfeksiyonlar

Çocukluk çağında ürtikerin en yaygın nedeni enfeksiyonlardır. Özellikle adenovirus, enterovirüs, hepatit A-B-C, influenza ve parvavirus B19 gibi virüsler bu durumu tetikler. Ayrıca E. Coli kaynaklı idrar yolu enfeksiyonları ve streptokokların neden olduğu tonsillit (bademcik iltihabı) de ürtikere yol açabilir. Makatta kaşıntı ve gece ağızdan salya akması gibi belirtiler varsa parazitler de bir neden olarak değerlendirilmelidir.

2. İlaç Kullanımı

İlaçlar, ürtikerin en sık tespit edilen nedenleri arasındadır. Özellikle penisilin ve ateş düşürücü olarak kullanılan nonsteroid anti-inflamatuar ilaçlar başı çekmektedir. İlaç alerjileri alımdan hemen sonra başlayabileceği gibi 10 güne kadar, bazı tansiyon ilaçlarında ise 3 aya kadar gecikmeli olarak ortaya çıkabilir.

3. Gıdalar ve Katkı Maddeleri

Özellikle 1 yaş altındaki çocuklarda yumurta ve süt alerjileri başlıca nedendir. Bunun yanı sıra yer fıstığı, buğday, fındık, deniz ürünleri ve çikolata gibi gıdalar da reaksiyonu tetikleyebilir. Gıda katkı maddeleri (tartrazin, suni tatlandırıcılar, koruyucular) ise alerjik bünyeli çocuklarda reaksiyon riskini 10 kat artırmaktadır.

4. Diğer Tetikleyiciler

  • Böcek Isırmaları: Özellikle açık bölgelerde (boyun, kol, bacak) görülen ve mevsimsel artış gösteren vakalarda düşünülmelidir.
  • Temas Ürtikeri: Kimyasal maddeler veya lateks gibi alerjenlerin deriyle doğrudan teması sonucu oluşur.
  • Stres: Psikolojik faktörler ürtikerin ortaya çıkmasında etkili bir rol oynayabilir.

Çocuklarda Ürtiker Teşhisi Nasıl Konulur?

Teşhis sürecinde en kritik aşama, hasta yakınından alınan detaylı öyküdür. Döküntünün süresi, kaşıntı varlığı, kullanılan ilaçlar, tüketilen gıdalar ve eşlik eden hastalıklar (böbrek, karaciğer, tiroid vb.) titizlikle sorgulanır. Muayene sırasında döküntülerin karakteri ve 24 saat içinde düzelip düzelmediği incelenir.

İlk kez görülen ve hafif seyreden vakalarda genellikle tetkik gerekmez. Ancak tekrarlayan ürtiker durumlarında veya nefes darlığı gibi ciddi semptomların eşlik ettiği vakalarda kapsamlı inceleme yapılması hayati önem taşır.

Ürtiker ile Egzama Arasındaki Farklar

Bu iki rahatsızlık sıklıkla karıştırılsa da belirgin farkları mevcuttur:

  • Ürtiker: Tüm vücutta halka şeklinde kızarıklıklar yapar, genellikle 1-2 haftada geçer ve tekrarlamaz.
  • Egzama: Genellikle yanaklarda ve eklem yerlerinde (diz arkası, bilekler) görülür. Cilt kuruluğu ile seyreder ve tekrarlayıcı özelliktedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ürtikerin Tedavisi Var mıdır?

Ürtiker genellikle geçici bir durumdur ve bir hafta içinde dalgalanmalar göstererek kaybolur. Tedavide ilk adım, şüpheli nedenin ortadan kaldırılmasıdır. Kaşıntıyı gidermek için hekim kontrolünde antihistaminik ilaçlar (ağızdan veya enjeksiyon) kullanılır. Yanıt alınamayan çok ciddi durumlarda kortizonlu ilaçlar tedaviye eklenebilir.

Hangi Durumlarda Hastaneye Yatış Gereklidir?

  • Vücudun çok büyük bir kısmının ürtikerle kaplanması,
  • Nefes sıkışıklığı veya şiddetli öksürük,
  • Şuur durumunda değişiklik,
  • Şiddetli karın ağrısı ve kusma,
  • Dil, dudak veya boğazda aşırı anjioödem gelişmesi durumunda çocukların hastanede izlenmesi gerekmektedir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nevin Uzuner

Prof. Dr. Nevin Uzuner

Prof. Dr. Nevin UZUNER, 1988 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde mezun olarak tıp doktoru unvanını almıştır. Lisans eğitiminin ardından 1996 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda ihtisasını tamamlayarak uzmanlığını bu alanda almıştır. Yine Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden, 1999 yılında Çocuk Allerjisi Yan Dal Uzmanlığını almıştır. 2005 yılında ise  Allerji uzmanlığı European Academy of Allergry and Clinical Immunology (EAACI, Avrupa Allerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi) tarafından onaylanmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.