Doktorsitesi.com

Çocuklarda karakter oluşumu ve gelişimi

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
30 Nisan 2015122 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda karakter oluşumu ve gelişimi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Karakter Nedir? Bireyi Diğerlerinden Ayıran Temel Özellikler

Çocuklar, dünyaya kendilerine has kişilik özellikleriyle gözlerini açarlar. Her çocuk benzersizdir; öyle ki aynı ailede büyüyen kardeşler, hatta tek yumurta ikizleri bile birbirlerinden tamamen farklı karakter yapıları sergileyebilirler. Karakter, hem sözlük anlamı hem de kuramsal açıdan bireyin diğer insanlarla arasındaki tüm farklılıkların bütünü olarak tanımlanır.

Bir kişiyi diğerlerinden ayıran her türlü yapısal özellik karakterin bir parçasıdır. Bu özellikler arasında şunlar yer alabilir:

  • Çabuk öfkelenme veya sakin kalabilme,
  • Güler yüzlülük ya da melankolik bir yapı,
  • İçe dönüklük veya dışa dönüklük.

Karakter terimi; kişilik, mizaç ve huy kavramlarıyla eş anlamlı olarak kullanılır. Özetle karakter, kişiyi özgün kılan tüm özelliklerin toplamıdır.

Karakter Oluşumu ve "7 Çok Geç" Sloganı

Karakter, genel hatlarıyla birey henüz doğmadan genetik miras yoluyla belirlenmeye başlar. Sahip olduğumuz pek çok fiziksel özellik gibi, kişilik yapımız da genlerimiz tarafından şekillendirilir. Bu temel yapı üzerine, erken çocukluk döneminde yeni özellikler eklenir. Bireyin karakter gelişiminin büyük bir bölümü 6-7 yaş civarında tamamlanmış olur.

Eğitim dünyasında sıkça vurgulanan "7 çok geç" sloganı, bilimsel bir gerçeğe dayanmaktadır. Bireyin hem kişilik hem de bilişsel özelliklerinin %80'i 7 yaşından önce şekillenir. Bu nedenle, bir çocuğa kazandırılacak değerler ve alışkanlıklar için 0-6 yaş arası kritik bir öneme sahiptir.

Karakter Oluşumunu Etkileyen Faktörler

Genetik yolla belirlenen karakter, 6-7 yaşına kadar aile ve çevreden gelen etkilerle son halini alır. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklarda taklit eğilimi çok yüksektir. Çocuk, ileride kendi kimliğiyle özdeşleştireceği davranışları çevresindeki yetişkinleri taklit ederek öğrenir.

Karakter gelişim sürecinde çocuk şu sorulara yanıt arar:

  1. Toplum içinde ben kimim?
  2. Benden kim olmam bekleniyor?
  3. Hangi davranışlarım kabul görüyor, hangileri reddediliyor?

Bu süreçte ailenin ve toplumun etkisi doğrudan ve büyüktür. Sağlam karakterli çocuklar yetiştirmek için, temelleri sağlam olan aile ve toplum yapılarının varlığı bir zorunluluktur.

Karakter Oluşumunda Ailenin Rolü ve Aile Tipleri

Çocuğun gelişimindeki en temel faktör ailedir. Ailelerin sergilediği tutumlar, çocuğun gelecekteki karakterini doğrudan belirler. Yaygın görülen aile tipleri ve etkileri şunlardır:

Aile TipiÇocuğun Karakterine Etkisi
Aşırı KoruyucuBaşkalarına bağımlı ve kendine güvensiz bireyler yetişir.
Aşırı HoşgörülüBencil ve sürekli ilgi odağı olmaya çalışan çocuklar oluşur.
Reddediciİhtiyaçları karşılanmayan çocuk, gelecekte çevreye düşmanca davranır.
BaskıcıSürekli eleştirilen çocuk, isyankar ve aşağılık kompleksine sahip olur.
Çocuk EgemenHer dediği yapılan çocuk, diğer insanlar üzerinde üstünlük kurmaya çalışır.
KıyaslayıcıÇocuklar arasında ayrım yapılması, yetersizlik duygusuna yol açar.
Demokratik (Kabul Edici)Özgüvenli, yapıcı ve sosyal ilişkileri güçlü bireyler yetişir.

Okulun Karakter Gelişimindeki Stratejik Önemi

Okul, aileden sonra gelen en önemli eğitim yuvası ve çocuğun dış dünyaya açılan ilk kapısıdır. Bu sosyal kurumda çocuk; iş birliği, kurallara uyma, paylaşma ve üretme gibi becerileri kazanır. Günümüz eğitim sisteminin temel amacı, bireye bağımsız düşünme yetisi kazandırarak onu yetişkinlik rollerine hazırlamaktır.

Okul dönemi aynı zamanda bir gruplaşma çağıdır. Çocuk, dahil olduğu gruplarda toplumsal onay almayı öğrenir. Arkadaşlık ilişkileri ve kimlik arayışları, çocuğun olgunlaşma sürecinde hayati bir rol oynar.

Olumsuz Karakter Özellikleri ve Uzman Desteği

İnsan kişiliği sadece olumlu yönlerden ibaret değildir; hayatta kalma içgüdüsünden gelen saldırganlık gibi dürtüler de genlerimizde mevcuttur. Ancak uygarlık, bu dürtüleri törpülemeyi öğretir. Bazı huy özellikleri doğuştan geldiği için tamamen değiştirilemez. Nitekim "İnsan 7'sinde neyse 70'inde de odur" atasözü bu kalıcılığı vurgular.

Eğer bir çocuk hem kendisine hem de çevresine ciddi zararlar veren davranışlar sergiliyorsa, bu durum bir davranış bozukluğu olarak değerlendirilmeli ve mutlaka bir uzman desteği alınmalıdır. Anne babalar, çocuklarını sadece kendilerinden farklı düşündükleri için değiştirmeye çalışmamalıdır; bu durum çocuğu aileden uzaklaştırabilir.

Ebeveynler İçin Önemli Öneriler

İngiltere'de yapılan kapsamlı bir araştırmaya göre, 6 yaş altı çocuklarda karakter oluşumunun anahtarı sevgi, ilgi ve oyun paylaşımıdır. Araştırmanın dikkat çekici sonuçları şunlardır:

  • Göz Teması ve Gülümseme: Çocukla iletişimde gülümseyerek kurulan göz teması kritik önemdedir.
  • Fiziksel Temas: Kucaklamak ve öpmek, çocuğun ruhsal gelişimini olumlu etkiler.
  • Eşit İlgi: Anne ve babadan eşit düzeyde sevgi gören çocuklar daha sağlıklı karakter geliştirir.
  • Şiddetin Zararları: Fiziksel şiddet ve korkuyla büyüyen çocuklar, ileride topluma uyum sorunu yaşarlar.

Sonuç olarak, kayıtsız şartsız sevgi pek çok olumsuzluğun ilacıdır. Unutulmamalıdır ki "Armut dibine düşer"; ebeveynler kendi davranışlarına ne kadar dikkat ederse, çocukları da o denli sağlıklı bir karakter yapısına sahip olacaktır.

Etiketler

Çocuk gelişimiÇocuk psikolojisiKarakter gelişimiOlumsuz karakter özellikleri nelerdirKarakter oluşumunda okulun önemiKarakter oluşumunda ailenin önemiKarakter oluşumunda etkenlerKarakter nedir?

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.