Doktorsitesi.com

Çocuklarda Kabızlık Nedenleri

Uzm. Dr. Ebru Şenol
Uzm. Dr. Ebru Şenol
19 Ocak 202613 görüntülenme
Randevu Al
Çocukluk çağında kabızlık, maalesef en sık karşılaştığımız sindirim sistemi sorunlarından biridir. Sadece fizyolojik bir rahatsızlık değil, aynı zamanda çocuğunuzun genel huzurunu, iştahını ve okul başarısını etkileyebilen karmaşık bir durumdur. Bir pediatrist olarak, bu sorunun sadece bağırsak hareketleriyle değil; beslenme alışkanlıkları, tuvalet eğitimi stresi ve yaşam tarzı gibi sosyal ve davranışsal faktörlerle de yakından ilişkili olduğunu biliyorum.
Çocuklarda Kabızlık Nedenleri

Kabızlık Nasıl Anlaşılır? Temel Belirtiler

Kabızlık, her çocukta farklı seyredebilir. Bebeğinizin ya da çocuğunuzun kakasını her gün yapmaması, tek başına kabızlık anlamına gelmez. Önemli olan dışkının sıklığı, kıvamı ve çocuğunuzun bu süreçte yaşadığı zorluktur.

Peki, kabızlık nasıl anlaşılır? Çocuklarda kabızlığın en temel belirtileri şunlardır:

Dışkılama Sıklığında Azalma: Haftada üç veya daha az sayıda bağırsak hareketinin olması kabızlık lehine yorumlanabilir.

Ağrılı Dışkılama: Çocuğun tuvalet yaparken zorlanması, ağlaması veya acı çekmesidir. Bazen bu ağrı, tuvaletten kaçınmaya yol açabilir.

Sert ve Topaklı Dışkı (Keçi Pisliği Görünümü): Dışkının kuru, küçük parçalar halinde veya çok büyük ve sert olması da kabızlık düşündürür.

Karın Ağrısı ve Şişkinlik: Özellikle yemeklerden sonra artan rahatsızlık hissi olabilir.

İştahsızlık: Dışkılama zorluğuna bağlı olarak iştahın azalabilir.

Kıyafet Kirletme (Taşma/Enkoprezis): Özellikle kronik kabızlıkta, bağırsakta biriken sert dışkının etrafından sıvı dışkının sızması ve çamaşırı kirletmesi. Bu, ebeveynler tarafından ishal sanılabilir, ancak genellikle şiddetli kabızlığın bir işaretidir.

Dışkıyı Tutma Davranışı: Çocuğun bacaklarını çaprazlaması, yüzünü buruşturması, sallanması veya saklanması gibi dışkıyı tutmaya çalıştığını gösteren hareketlerdir. Bu, tuvalet yapmanın acı vereceği korkusundan kaynaklanır.

Bu belirtilerin bir veya birkaçı mevcutsa, çocuğunuzun sindirim sistemini desteklemenin zamanı gelmiş demektir.

Yetersiz Lif Tüketiminin Etkisi

Modern beslenme düzeni maalesef yetersiz lif tüketimini beraberinde getirmektedir. Lif, bağırsak hareketlerinin “süngeridir”. Dışkının hacmini artırır ve yumuşak kalmasını sağlayarak bağırsaklardan kolayca geçmesine yardımcı olur.

Lif tüketimi azlığı çocuklarda kabızlığın en yaygın nedenidir. Beyaz ekmek, pirinç, işlenmiş atıştırmalıklar ve fast food ağırlıklı bir diyet, bağırsakları tembelleştirir. Kabız olan çocuğa ne yedirilmeli sorusunun cevabı, liften zengin gıdalardır:

Tam tahıllar, yulaf, esmer pirinç.

Meyveler (özellikle kabuklu ve çekirdekli olanlar: armut, elma, erik, kayısı).

Sebzeler (brokoli, havuç, bezelye).

Baklagiller (mercimek, nohut).

Çocuğunuzun tabağındaki lif oranını artırmak, uzun vadeli ve kalıcı bir çözümdür. Öğünlere her zaman bir miktar sebze veya meyve eklemeyi hedefleyin.

Az Su İçmenin Kabızlığa Rolü

Dışkının yumuşaklığını sağlayan temel unsurlardan bir diğeri de sudur. Az su içmek, vücudun suyu bağırsaklardan daha fazla emmesine neden olur, bu da dışkının kurumasına ve sertleşmesine yol açar.

Çocuklar genellikle oyuna daldıklarında su içmeyi unuturlar veya şekersiz su yerine tatlı içecekleri tercih ederler. Çocuğunuzun su içmesini arttırmak için şunları yapabilirsiniz:

Çocuğunuzun gün boyu erişebileceği, sevimli bir su şişesi bulundurun.

Su içmeyi eğlenceli hale getirin (meyve dilimleri eklemek gibi).

Fiziksel aktiviteden sonra ve yemek aralarında su sunmayı alışkanlık haline getirin.

Tuvalet Alışkanlığı ile İlgili Sorunlar

Kabızlık ve tuvalet eğitimi sorunları, birçok çocukta iç içe geçmiş durumlardır. Bu durum, Sosyal Pediatri’nin en çok odaklandığı davranışsal alandır.

Tuvalet Tutma: Çocuğun tuvaletini yapmayı ertelemesi veya tutması, çoğunlukla acı verici bir dışkılama deneyiminden sonra başlar. Çocuk, acı çekmemek için dışkıyı tutar, bu da dışkının daha da sertleşmesine, daha ağrılı dışkılamaya ve tutma davranışının kısır döngüye girmesine neden olur.

Acele Ettirmeyin: Tuvalet eğitimi sırasında baskı yapmaktan kaçının.

Rutin Oluşturun: Yemeklerden yaklaşık 20-30 dakika sonra, bağırsak reflekslerinin en güçlü olduğu zamanlarda, 5-10 dakikalık tuvalet oturuşları yapın.

Rahatlık Sağlayın: Çocuğunuzun ayaklarının bir tabureye basabildiğinden ve bu sayede tam bir çömelme pozisyonunda olduğundan emin olun (bu, dışkılama pozisyonunu kolaylaştırır).

Pozitif Pekiştirme: Tuvalet başarısızlığına kızmak yerine, küçük başarıları (oturmayı kabul etmesi, biraz yapması) övün.

Hareketsiz Yaşamın Sindirime Etkisi

Bağırsaklarımız hareket etmeye bayılır! Hareketsiz yaşamın sindirime etkisi büyüktür; fiziksel aktivite, bağırsak kaslarının kasılmasını (peristaltizm) uyararak dışkının ilerlemesine yardımcı olur. Gün boyu ekran başında oturmak, bağırsakları da yavaşlatır.

Çocuğunuzu günlük 60 dakika orta şiddette fiziksel aktiviteye teşvik edin.

Oyun ve eğlence için dışarıda vakit geçirmeyi teşvik edin.

Küçük yürüyüşleri, koşmaları ve oynamayı günlük rutinin bir parçası yapın.

İlaç ve Vitamin Kullanımına Bağlı Kabızlık

Bazı ilaçlar ve vitamin kullanımına bağlı kabızlık görülebilir. Özellikle demir takviyeleri ve bazı alerji veya soğuk algınlığı ilaçları (antihistaminikler) kabızlığa neden olabilir.

Çocuğunuz yeni bir ilaç kullanmaya başladıktan sonra kabızlık ortaya çıkarsa, bunu hemen doktorunuzla paylaşın.

Kabızlık yapan bir takviye kullanılıyorsa, doktorunuz lif veya sıvı alımını artırma gibi eş zamanlı stratejiler önerebilir.

Bebeklerde Mama Kaynaklı Kabızlık

Anne sütü alan bebeklerde kabızlık çok daha nadirdir. Bebeklerde mama kaynaklı kabızlık genellikle formül mamanın içeriği veya hazırlanma şekliyle ilgili olabilir.

Hazırlanış: Mama, asla önerilen orandan daha yoğun veya sulandırılmış hazırlanmamalıdır.

Geçiş: Yeni bir mama markasına geçerken bağırsakların adapte olması zaman alabilir.

Doktor Onayı: Eğer formül mama kaynaklı olduğundan şüpheleniyorsanız, doktorunuza danışmadan mama değiştirmeyin. Doktorunuz, sindirimi daha kolay olabilen, kısmen hidrolize edilmiş protein içeren veya farklı yağ asidi profiline sahip bir mamaya geçiş önerebilir.

Psikolojik Etkenler ve Stres

Psikolojik etkenler ve stres, kabızlığın hem nedeni hem de sonucu olabilir. Çocuklar, ebeveyn ayrılığı, okul stresi, yeni kardeş veya taşınma gibi stresli durumlar karşısında bağırsak hareketlerini kontrol etmeye çalışabilirler. Tuvalet tutma davranışı, çocuğun kontrol edebileceği tek alan olabilir.

Çocuğunuzun yaşadığı bir stress olup olmadığını anlamaya çalışın ve ona duygusal destek sağlayın.

Hayatınızda büyük değişiklikler olan dönemlerde (taşınma, kardeş, okula başlama gibi) tuvalet alışkanlığı kazandırma eğitimine başlamayın.

Tuvaletle ilgili kaygısını azaltın; tuvaleti bir savaş alanı değil, doğal bir süreç olarak görmesini sağlayın.

Altta Yatan Hastalıkların Rolü

Kabızlık vakalarının %95’ten fazlası fonksiyoneldir (yani altta yatan başka bir hastalık yoktur), ancak altta yatan hastalıkların rolü nadiren de olsa göz ardı edilmemelidir. Özellikle yenidoğan döneminden itibaren süren, tedaviye rağmen düzelmeyen veya diğer ciddi belirtilerle (kilo kaybı, kanlı dışkı, şiddetli kusma) birlikte olan kabızlıklar, tıbbi araştırma gerektirir.

Nadiren görülen tıbbi nedenler şunlardır:

Tiroid bezinin yavaş çalışması (Hipotiroidi).

Çölyak hastalığı.

Hirschsprung hastalığı (doğuştan gelen kalın bağırsakta bir sinir eksikliği).

Bazı nörolojik durumlar.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Ebeveynlerin kendi başlarına uyguladığı diyet ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen kabızlık devam ediyorsa, profesyonel yardım almak hayati önem taşır. Ne zaman doktora başvurulmalı sorusunun cevabı nettir:

Tedaviye Rağmen İyileşme Yoksa: Üç aydan uzun süren ve beslenme değişikliklerine yanıt vermeyen kabızlık.

Ciddi Alarm Belirtileri: Kusma, karında belirgin şişlik, açıklanamayan kilo kaybı veya ateş, dışkıda kan görülmesi.

Yenidoğan/İlk Aylar: İlk haftalarda görülen kabızlık ve ilk 48 saatte kaka yapamama durumu.

Unutmayın, uzun süreli kabızlık gelecekteki tedavinin zorlaşmasına neden olabilir. Erken müdahale, çocuğunuzun rahat ve mutlu bir sindirim sistemine kavuşmasının anahtarıdır.

Sevgili Ebeveynler, kabızlık genellikle basit adımlarla (lif, su, hareket) çözülebilen bir sorundur. Çocuğunuzu bu süreçte destekleyin, onu dinleyin ve tuvalet konusunda asla baskı kurmayın. Unutmayın, çocuk doktorunuz kabızlık tedavisinde her zaman en büyük yardımcınızdır.

Sağlıklı günler dilerim.

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ebru Şenol

Uzm. Dr. Ebru Şenol

Uzm. Dr. Ebru Şenol, bebek, çocuk ve ergen sağlığını bütüncül bir yaklaşımla ele alan; koruyucu hekimlik, büyüme-gelişme takibi, beslenme ve aile danışmanlığını pediatrik bakımın merkezine koyan deneyimli bir Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Sosyal Pediatri doktorudur. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Tıp Bölümü mezunu olan Dr. Şenol, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlık eğitimini İstanbul Süleymaniye Kadın Hastalıkları ve Çocuk Hastanesi’nde tamamlamış; Hatay Altınözü Devlet Hastanesi, Marmara Üniversitesi ve Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev alarak klinik deneyimini zenginleştirmiştir. Sosyal Pediatri alanındaki doktora eğitimini 2023 yılında tamamlayan Dr. Şenol’un akademik çalışmaları anne sütü, emzirme, aşılama, erken çocukluk sağlığı ve prematürite üzerine yoğunlaşmaktadır. Sağlık Bakanlığı onaylı Emzirme Danışmanı olan ve 2021–2025 yılları arasında ABD’de klinik gözlem ve çalışma deneyimi kazanarak ECFMG sertifikasını almaya hak kazanan Dr. Şenol, 2025 itibarıyla Ataşehir’deki muayenehanesinde hizmet vermekte, aynı zamanda Üsküdar Üniversitesi’nde yarı zamanlı Dr. Öğretim Üyesi olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çocukluk çağı enfeksiyonları başta olmak üzere çocuk sağlığı izlemi ve büyüme-gelişmenin detaylı değerlendirilmesi, anne sütü ile beslenme ve emzirme danışmanlığı, tamamlayıcı beslenme ve ek gıdaya geçiş sürecinin yönetimi, prematüre bebek izlemi ve beslenmesi, aşılar ve bağışıklama danışmanlığı, beslenme sorunları (iştahsızlık, seçici yemek, kilo alım problemleri), sık hastalanan çocukların değerlendirilmesi, demir eksikliği ve beslenmeye bağlı anemiler, allerjik hastalıklar (atopik dermatit, besin alerjileri, rinit) ile uyku düzeni ve uyku sorunlarının yönetiminde bilimsel, güvenilir ve şefkatli bir yaklaşımı benimseyen Dr. Ebru Şenol, ailelere kanıta dayalı ve güven veren bir yol arkadaşlığı sunmayı amaçlamaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.