Doktorsitesi.com

Çocuklarda Duygusal Gelişim/Farkındalık

Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız Ekmen
Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız Ekmen
29 Ağustos 2022410 görüntülenme
Randevu Al
Duygusal gelişimin temelleri çocukluk döneminde atılır. Bu dönemde çocuğun mizacına ek olarak çevresindeki rol model kişiler, kültürel etkiler, ebeveynleriyle kurdukları ilişkilerin güven seviyesi ve akranlarıyla kurdukları sosyal etkileşimler duygusal gelişiminde önemli bir etkiye sahiptir. Yani kısaca çocukların duygularını tanımalarına yardımcı olmak için ebeveynler rehberlik görevini üstlenmelidir.
Çocuklarda Duygusal Gelişim/Farkındalık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Duyguların Doğası: İyi veya Kötü Duygu Var mıdır?

Duygularımız, yaşamımızın temel yapı taşlarını oluşturan ve deneyimlerimizi anlamlandıran en önemli unsurlardır. Genellikle hissettiklerimize göre kendimizi iyi ya da kötü olarak tanımlarız; ancak bilimsel bir perspektifle bakıldığında iyi ya da kötü duygu diye bir ayrım yoktur. Üzüntü, sevinç, öfke ve sakinlik gibi tüm hisler, insanın yaşaması gereken doğal süreçlerdir.

Psikolojik araştırmalar, bazı temel duyguların doğuştan geldiğini ve evrensel bir nitelik taşıdığını kanıtlamıştır. Bu evrensel duygular şunlardır:

  • Mutluluk
  • Öfke
  • Korku
  • Şaşırma
  • Tiksinme

Eğer tüm duygular yaşanması gereken doğal süreçlerse, neden bazen kendimizi kötü hissetmemize neden olurlar? Bu durumun temel sebebi, duygu yönetimi ve kontrolü konusundaki bilgi eksikliğidir.

Çocukluk Döneminde Duygusal Gelişimin Temelleri

Duygusal gelişimin temelleri çocukluk döneminde atılır. Bu süreçte çocuğun doğuştan getirdiği mizacın yanı sıra, çevresindeki rol modeller, kültürel faktörler ve ebeveynlerle kurulan güvenli bağ kritik rol oynar. Ayrıca akranlarla kurulan sosyal etkileşimler de bu gelişimi şekillendiren unsurlar arasındadır. Ebeveynlerin bu süreçteki temel görevi, çocuklarına duygularını tanıma yolculuğunda rehberlik etmektir.

Çocuk Beyni ve Karar Verme Mekanizması: Neden Mantık Her Zaman İşlemez?

Bir çocuk istediği oyuncak alınmadığında öfke nöbeti geçirebilir, bağırabilir veya kendini yerlere atabilir. Birçok kaynak, bu durumda çocukla bir yetişkin gibi konuşmayı ve mantıklı açıklamalar yapmayı önerir. Ancak bu açıklamalar, çocuğun beyin gelişimi nedeniyle her zaman karşılık bulmayabilir.

İnsan beyninde karar verme mekanizmasından sorumlu olan Ön Beyin (Prefrontal Korteks), evrimsel olarak en son gelişen ve çocuklarda henüz olgunlaşmamış olan bölümdür. Çocuklarda bu mekanizma yerine, duygulardan sorumlu olan Limbic Sistem çok daha aktiftir. Bu nedenle çocuklar, mantıklı açıklamalardan ziyade duygularını yoğun bir şekilde yaşamaya meyillidirler.

Öfke Nöbetlerinde Doğru İletişim Dili

Öfke nöbeti geçiren bir çocuğa "Paramız yok" veya "Bunu eve taşıyamayız" gibi sadece mantığa hitap eden cümleler kurmak yerine, duygu odaklı bir yaklaşım sergilenmelidir. Aşağıdaki tablo, hatalı ve doğru yaklaşım biçimlerini karşılaştırmalı olarak sunmaktadır:

Hatalı YaklaşımDoğru ve Destekleyici Yaklaşım
"Şu an bu oyuncağı alamayız, paramız yok.""Bu oyuncağı ne kadar çok istediğini anlıyorum, gerçekten çok güzel."
"Bunda ağlanacak bir şey yok, sus artık.""Bugün alamayacağımızı konuşmuştuk ama istersen en çok nesini beğendiğini anlatabilirsin."
"Her şeye ağlıyorsun, yeter!""Daha sonra hala aynı derecede istiyorsan tekrar değerlendirebiliriz."

Duyguları Bastırmanın ve Suçlamanın Olumsuz Sonuçları

Ağlayan bir çocuğa "Neden ağlıyorsun?" diyerek tepki göstermek, çocuğun hissettiği doğal duygudan dolayı suçluluk duymasına neden olur. Üzüntünün hissedilmemesi gereken bir duygu olduğunu düşünen çocuk, bu duyguyu bastırmaya başlar. Ancak bastırılan duygular yok olmaz; ilerleyen dönemlerde öfke ve saldırganlık olarak dışa vurur.

Yaşadığı duygu nedeniyle suçlanan çocuklarda şu sorunlar gözlemlenebilir:

  1. Duygularını ifade etmekte zorlanma.
  2. Duyguları tanıma ve anlamlandırma becerisinde zayıflık.
  3. Empati yeteneğinin gelişememesi.
  4. Sosyal ilişkilerde sorunlu davranışlar sergileme.

Ebeveynler İçin Duygu Yönetimi Stratejileri

Ailelerin temel görevi; duygularının farkında olan, bu duyguları tanıyan ve sağlıklı bir şekilde yansıtabilen bireyler yetiştirmektir. Bu hedefe ulaşmak için şu yöntemler izlenebilir:

  • Duygular Hakkında Konuşun: Çocuğun hislerine duyarsız kalmayın ve ona sağlıklı yanıtlar verin.
  • Rol Model Olun: Kendi duygularınızı nasıl yönettiğinizi çocuğunuza anlatarak ona örnek olun.
  • Hikaye Kitaplarından Yararlanın: Özellikle küçük yaştaki çocuklar için resimli kitaplar üzerinden "Sence bu karakter ne hissediyor?" gibi sorular sorarak duygusal farkındalık oluşturun.

Duygu Yönetimi Becerisi Kazanan Bireylerin Özellikleri

Duygusal zekası (EQ) gelişmiş ve duygularını yönetebilen bireyler, hayatın her alanında daha başarılı olurlar. Bu kişilerin öne çıkan özellikleri şunlardır:

  • Akranları ile sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler kurarlar.
  • Özgüven ve özsaygı seviyeleri yüksektir.
  • İçgörü ve empati becerileri gelişmiştir.
  • Stresle başa çıkma stratejileri oluşturabilirler.
  • Farklı fikirlere ve kişisel gelişime açıktırlar.
  • Okul ve iş yaşamında yüksek başarı sergilerler.

Etiketler

Çocuk gelişimiDuygusal değişimler#çocukpsikolojisi #ebeveynlik #çocukpsikiyatrisi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız Ekmen

Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız Ekmen

Uzm. Psk. Feyza Nur Yıldız , psikoloji lisans eğitimini Üsküdar Üniversitesinde onur derecesi ile tamamladıktan sonra İngiltere Anglia Ruskin Üniversitesinde klinik ve bilişsel sinirbilim alanında yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans tezinde yapay sinir ağları oluşturarak beyin hasarının uzun dönem nöropsikolojik sonuçlarını  hasarın şiddetine ve edinildiği yaşa göre incelemiştir ve hala bu alanda araştırmaları devam etmektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.