Doktorsitesi.com

Çocuklara hayır demek, hayır demeyi öğretmek

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
10 Nisan 2015111 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklara hayır demek, hayır demeyi öğretmek
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklara 'Hayır' Demek: Ebeveynlerin Disiplin ve Sınır Çizme Rehberi

Günümüzde birçok anne ve babanın en büyük ortak sorunlarından biri, çocuklarına 'hayır' diyebilme konusundaki tereddütleridir. Hayır demenin çocuk üzerinde olumsuz sonuçlar doğuracağından endişe eden ebeveynler, çoğu zaman nasıl bir tutum sergileyecekleri konusunda kararsızlık yaşamaktadır. Oysa sağlıklı bir ebeveynlik, çocuğun her isteğine 'evet' demek olmadığı gibi her şeye 'hayır' demek de değildir; asıl beceri, olumlu motivasyon öğelerini kullanarak çocuğu disiplin kuralları çerçevesinde yetiştirebilmektir.

Motivasyon Türleri ve İletişim Kopuklukları

Ebeveynlik sürecinde olumlu ve olumsuz motivasyon kavramları kritik bir rol oynar. Ülkemizde genel olarak uygulanan yöntem ne yazık ki olumsuz motivasyon odaklıdır. Sadece çocuklara karşı değil, yetişkinlerin birbirine olan yaklaşımında da başarılar ve yetenekler yerine yapılamayanlar ve yetersizlikler vurgulanır. Bu tutum, çocuklarla kurulan iletişimde kopukluklara yol açarak çocukların ebeveynlerinden gelen uyarılara tepki vermemesine neden olur.

Çocuklarda Sınır İhtiyacı ve Toplumsallaşma Süreci

Çocuklara 'hayır' demek, kötü bir ebeveyn olduğunuz anlamına gelmez; aksine çocuklar sağlıklı bir gelişim için sınırlarını bilmeye ihtiyaç duyarlar. Büyüme aşamasında nerede duracaklarını öğrenmeleri, toplumsallaşma sürecinde yaşayacakları sıkıntıları minimize eder. Her istediği kolayca karşılanan ve abartılı bir konfor içinde büyüyen çocuklarda şu sorunlar gözlemlenir:

  • Kendi kendini motive etme becerisinin gelişmemesi,
  • İsteklerini erteleyememe ve sabırsızlık,
  • Başka insanların haklarına saygı gösterme konusunda zorluklar,
  • Dış dünyadaki gerçek hayat şartlarına uyum sağlayamama.

Kararlı ve İstikrarlı Ebeveyn Tutumu İçin Kurallar

Anne ve baba olarak asıl görev, çocuğa kendi ayakları üzerinde durma becerisi kazandırmaktır. Bu beceriyi kazandırırken 'hayır' kelimesini stratejik ve doğru bir şekilde kullanmak gerekir. Etkili bir disiplin süreci için aşağıdaki tablo ve kurallar dikkate alınmalıdır:

DurumUygulanması Gereken Yöntem
Gerekçelendirme'Hayır' kararı mutlaka haklı bir gerekçeye dayanmalıdır.
İstikrarBir kez 'hayır' denilen konu, sonradan 'evet'e dönüşmemelidir.
ÜslupUzun açıklamalar ve bağırmak yerine sakin bir ton tercih edilmelidir.
PazarlıkKurallar konusunda asla pazarlık yapılmamalıdır.

'Hayır' Demeyi Öğretmek ve Güvenli Alan Oluşturmak

Çocuklara 'hayır' demeyi öğretmek ile onlara 'hayır' denilmesi birbirine sıkı sıkıya bağlı kavramlardır. Çocuklar toplumsallaşırken hem kendilerine sınır çizilmesini hem de başkalarına sınır çizmeyi öğrenmelidir. Özellikle arkadaşlık ilişkilerinde ve yetişkinlerle olan iletişimlerinde, istemedikleri bir durumla karşılaştıklarında 'hayır' diyebilmeleri hayati önem taşır.

İstismar ve Tacize Karşı Koruyucu Bir Adım Olarak 'Hayır'

Son yıllarda gündeme gelen taciz ve şiddet olaylarının büyük bir kısmının aileye yakın, tanıdık kişiler tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu durum, çocukların güven duydukları kişilerle tehlikeli alanlara gitmelerine neden olabilmektedir. Çocuklara, kendilerini rahatsız eden her türlü durumda çekinmeden 'hayır' diyebilecekleri bir güvenli alan oluşturmak ebeveynlerin sorumluluğundadır. Unutulmamalıdır ki; doğru yerde ve kararlılıkla kullanılan bir 'hayır', pek çok sorunu daha başlamadan ortadan kaldıracaktır.

Etiketler

ÇocukEbeveynÇocuklara hayır demekÇocuklara hayır demeyi öğretmek

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.