Doktorsitesi.com

Çocuk yetiştirme tarzları

Uzm. Pedagog Bahar Erden
Uzm. Pedagog Bahar Erden
19 Ağustos 2015512 görüntülenme
Randevu Al
Çocuk yetiştirme tarzları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ebeveynlik Tarzlarının Çocuk Gelişimi Üzerindeki Kritik Rolü

Çocuk, ergen ve aile alanında uzmanlaşan psikologlar; çocuk gelişimi, ebeveynlik modelleri ve bu modellerin karakter oluşumu üzerindeki etkilerini temel araştırma konusu olarak ele alırlar. Bireysel farklılıkların temel kaynağı, çocukluk geçmişi ve çevresel faktörlerin bireye sunduğu kazanımlardır. Bu nedenle, insan psikolojisi üzerine çalışan uzmanların aile dinamiklerini derinlemesine incelemesi büyük önem taşır.

Amerika’da çocuk gelişimi politikasının kurucularından olan Bronfenbrenner, sadece çocuk odaklı çalışmanın eksik kalacağını, aile sisteminin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunur. Çocuk yetiştirme tarzları; ebeveynlerin kendi geçmiş deneyimlerinin, aile miraslarının, çevresel etkilerin ve kişilik özelliklerinin bir bileşimidir. Bu içerikte, okul öncesi dönemdeki etkileşimler üzerinden tanımlanan dört temel ebeveynlik tarzını inceleyerek farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz.

Psikolojide Tanımlanan 4 Temel Ebeveynlik Tarzı

Araştırmacılar, ebeveyn ve çocuk arasındaki etkileşimleri gözlemleyerek dört ana kategori belirlemişlerdir. Bu kategoriler; Dengeli-Demokratik, Otoriter, Müsamahakar-Hoşgörülü ve İlgisiz ebeveynlik tarzları olarak sınıflandırılır.

1. Dengeli-Demokratik Ebeveynlik

Çocuk yetiştirmede en başarılı ve sağlıklı yaklaşım olarak kabul edilen bu tarzda, kabul ve dahil olma düzeyi oldukça yüksektir. Ebeveynler, çocuklarının ihtiyaçlarına karşı duyarlı, özenli ve dikkatli bir tutum sergilerler.

  • Kontrol ve Kurallar: Kontrol teknikleri net, akla yatkın ve çocuğun yaşına uygundur. Kuralların gerekçeleri çocuğa açıklanır.
  • Duygusal Bağ: Sıcak ilişkiler, fiziksel temas ve sevgi sözcükleri ön plandadır.
  • Bağımsızlık: Çocuğun seçimlerine saygı duyulur; özellikle ergenlik dönemindeki bağımsızlaşma ihtiyacı anlayışla karşılanır.
  • Sorumluluk ve Teşvik: Çocuk küçük yaştan itibaren sorumluluk almayı öğrenir. Başarıdan ziyade çocuğun çabası takdir edilir.
  • İletişim: Hatalar karşısında aşağılama yerine çözüm odaklı sohbetler edilir. Aile içinde etkili iletişim hakimdir.

2. Otoriter Ebeveynlik

Bu modelde ebeveynler genellikle soğuk, mesafeli ve fiziksel yakınlıktan kaçınan bir profil çizerler. Kabul, onaylama ve takdir mekanizmaları neredeyse hiç işlemez.

  • Baskıcı Kontrol: Zorlayıcı bir kontrol ve mutlak itaat beklentisi vardır. Kararlar çocuk adına verilir ve sorgulanmasına izin verilmez.
  • İletişim Biçimi: Nasihat, eleştiri ve küçümseme fazladır. "Ben istediğim için böyle olacak" anlayışı hakimdir.
  • Disiplin Yöntemleri: İtiraz durumlarında sıklıkla şiddet ve cezalandırma yöntemlerine başvurulur.
  • Sonuçlar: Kontrol yüksek olduğu için okul başarısı genellikle yüksektir. Ancak erkek çocuklarda öfke, kız çocuklarında ise özgüven eksikliği ve bağımlılık görülebilir.

3. Müsamahakar-Hoşgörülü Ebeveynlik

Bu tarzda ebeveynler çocuklarına karşı oldukça sıcak ve kabul edicidir; ancak sınır koyma konusunda yetersiz kalırlar. Çocuğa aşırı eşsiz olduğu hissettirilerek bir özgüven patlaması yaşatılır.

  • Kural Yoksunluğu: Belirli bir kural veya sınır yoktur; koyulmaya çalışılsa bile tutarsızlık nedeniyle uygulanamaz.
  • Özerklik: Çocuğun çok küçük yaşta, olgunlaşmadan kendi kararlarını vermesine izin verilir (yemek saati, TV süresi vb.).
  • Sorumluluk Bilinci: Çocuklar ev işlerine yardım etmez ve iyi davranışları öğrenme zorunluluğu hissetmezler.
  • Gelişimsel Riskler: Bu çocuklar genellikle düşünmeden hareket eden, asi ve fazla talepkar bireyler olurlar. Okul başarıları düşüktür ve başkalarının duygularına karşı duyarsızlık geliştirebilirler.

4. İlgisiz Ebeveynlik

Ebeveynlerin kendi önceliklerini çocuklarının önüne koyduğu, ilgi ve kabulün en düşük olduğu tarzdır. Bu model, çocuk ihmalinin söz konusu olduğu bir yapıya işaret eder.

  • Duygusal Kayıtsızlık: Ebeveynler genellikle yaşam stresleri veya depresif durumlar nedeniyle çocuklarına enerji ayıramazlar.
  • Bağlanma Sorunları: Güvenli bağlanma oluşmadığı için çocuklarda ciddi özgüven problemleri ve depresyona yatkınlık görülür.
  • Davranışsal Etkiler: Duygu düzenleme becerileri zayıftır. Ergenlik döneminde antisosyal davranışlar ve okul başarısızlığı sıkça gözlemlenir.
Ebeveynlik TarzıKabul ve İlgiKontrol ve SınırÇocuk Üzerindeki Etkisi
DemokratikYüksekUygun/NetÖzgüvenli, Sorumluluk Sahibi
OtoriterDüşükÇok YüksekKaygılı, Başarılı ama Öfkeli
MüsamahakarÇok YüksekÇok DüşükAsi, Bağımlı, Düşük Başarı
İlgisizÇok DüşükÇok Düşükİhmal Edilmiş, Depresif

Kaynak: Berk, Laura, E. Infants, Children, and Adolescence, Fifth Edition.

Etiketler

Ebeveyn davranışlarıÇocuk yetiştirme tarzlarıEbeveyn tarzları nelerdirNasıl ebeveyn olunmalı

Yazar Hakkında

Uzm. Pedagog Bahar Erden

Uzm. Pedagog Bahar Erden

Uzm. Psk., Pedagog ve Aile Danışmanı Bahar ERDEN, 2000 yılında Greenwich College İşletme eğitimimi tamamlamıştır.  Ardından Kaliforniya Eyalet Üniversitesi-Northridge’de Psikoloji lisans eğitimimi onur öğrencisi olarak bitirmiştir. Doğuş Üniversitesi’nde ise Çift ve Aile Terapisi alanında yüksek lisansını yapmıştır. Lisans Eğitimi esnasında California Eyalet Üniversitesi'nde araştırma asistanı olarak calışmış olup 2011 yılında Türkiye’de Koç Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı kültürlerarası psikoloji konferansinda "Yalan tespitinde grup içi avantajı" konulu yaptığı araştırmanın sunumunu gerçekleştirmiştir. Ayrıca Tübitak Destekli Filial Terapi Projesinde görev almıştır.

Los Angeles, Santa Monica ve Northridge'de ruh sağlığı merkezi ve okullarda çocuk, ergen ve ailelerle çalışmıştır. Doğuş Üniversitesi Psikoloji Egitim Merkezi(DUPEM) ve Kartal Belediyesi Kadın Danışma Merkezlerinde çalışarak (2011-2013), grup, bireysel, çocuk, ergen, aile ve çift terapileri, cocuk ve aile ile oyun terapileri uygulamıştır. Türk Psikologlar Derneği(TPD), Çift ve Aile Terapistleri Derneği(ÇATED), Uluslararasi Aile Terapistleri Derneği (IFTA) üyesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.