Doktorsitesi.com

ÇOCUK YALAN SÖYLERSE

Uzm. Psk. Saime Çağlı
Uzm. Psk. Saime Çağlı
15 Ağustos 2019138 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUK YALAN SÖYLERSE
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklar Neden Yalan Söyler? Savunma Mekanizmalarını Anlamak

Çocuklarda yalan söyleme davranışı, aslında bir tür savunma mekanizması olarak karşımıza çıkar. Birey, iç dünyasını tehdit eden dış etkenlere karşı kendisini korumak amacıyla bu yönteme başvurur. Ancak çocuklarda bu süreç yetişkinlerden daha farklı işler; çünkü çocuklar iç dünyalarında yetişkinler kadar donanımlı değildir. Bu durum, onların savunma davranışlarına daha sık başvurmalarına neden olur.

Çocuklar; korktuklarında, kardeşlerini kıskandıklarında, okulda başarısız hissettiklerinde ya da travmatik bir stres sonrası özbenliklerini korumak için yalan söyleyebilirler. Bazı durumlarda ise bu davranışın temelinde yalnızca anne ve babanın dikkatini çekme isteği yatar.

Çocukları Yalan Söylemeye İten Temel Faktörler

Çocukların yalan söyleme eğilimini tetikleyen pek çok farklı unsur bulunmaktadır. Bu unsurları şu şekilde kategorize etmek mümkündür:

  • Korku Kültürü: Hata yaptığında cezalandırılmaktan korkan çocuk, korunmak için gerçeği saklar.
  • İlgi Odağı Olma İsteği: Yeterince ilgi görmediğini düşünen çocuk, olumsuz bir tepki alacağını bilse dahi dikkat çekmek için yalana başvurabilir.
  • Kıskançlık: Özellikle kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklar, bu yoğun duyguyla başa çıkamadıklarında gerçek dışı beyanlarda bulunabilirler.
  • Onaylanma İhtiyacı: Ebeveyninin veya öğretmeninin takdirini kazanmak isteyen çocuk, beklentilere uygun hayali senaryolar üretebilir.

Yaş Gruplarına Göre Yalan Davranışı

Çocuklarda yalanı değerlendirirken yaş faktörü kritik bir öneme sahiptir. 7-8 yaşına kadar olan çocuklarda bu durumu doğrudan "yalan" olarak değil, olayları değiştirme veya farklı yorumlama olarak tanımlamak daha doğrudur.

Örneğin, 5 yaşındaki bir çocuğun altını ıslattığını inkar etmesi ile 15 yaşındaki bir gencin ödevini yapmadığı için hasta olduğunu iddia etmesi aynı düzlemde değerlendirilmez. Ergenlik dönemine yaklaşıldığında bu davranış, bilinçli bir bahane üretme halini alır. Özellikle korku kültürünün egemen olduğu evlerde, çocuklar hayatta kalma stratejisi olarak yalana daha fazla tutunurlar.

Ebeveyn Tutumları ve İletişim Dili

Çocuk eğitiminde korkuyu bir disiplin aracı olarak kullanmak, çocuğu dürüstlükten uzaklaştırır. Ebeveynlerin sıklıkla sorduğu "Neden yaptın?" sorusu, bir çocuğa sorulabilecek en zor sorulardan biridir; çünkü çocuk çoğu zaman eyleminin gerçek nedenini kendisi de bilmez.

Sağlıklı bir iletişim için "Sen dili" yerine "Ben dili" tercih edilmelidir. Aradaki farkı şu tablo ile inceleyebiliriz:

Yaklaşım Türüİletişim BiçimiÇocuktaki Etkisi
Sen Dili"Yalan söyledin, neden böyle yaptın?"Suçlayıcıdır, çocuğu uzaklaştırır.
Ben Dili"Bu durum beni endişelendirdi, anlatmak ister misin?"Duyguyu anlamaya çalışır, güven verir.

Travma ve Büyüme Sürecinde Yalan

Bazı durumlarda yalan, yaşanan bir travma veya kayıp sonrası ortaya çıkabilir. Çocuk, yoğun stres yaratan olayı yadsımak için o olay hiç yaşanmamış gibi davranabilir. Bu tür durumlarda mutlaka profesyonel bir yardım alınmalıdır.

Ünlü psikanalist Stephen A. Mitchell, çocukların büyüme sürecinde gerçek hayata uyum sağlamak için bir nevi "çaptan düştüklerini" belirtir. Bu uyumlanma sürecinde çocuklar zaman zaman yalana başvurabilirler. Onları gerçekten işitmek ve anlamak, bu savunma mekanizmasına duydukları ihtiyacı azaltacaktır. Unutulmamalıdır ki; çocuk kendisini güvende hissettiği sürece yalana gereksinim duymaz.

Etiketler

Çocuk psikolojisiYalan söylemeÇocuklarda yalan söyleme

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Saime Çağlı

Uzm. Psk. Saime Çağlı

Uzm. Psk-. Saime Çağlı,  lisansını Ege Üniversitesi Psikoloji bölümünde  yüksek lisansını ise, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Halen  kurucusu olduğu SB Psikoloji Merkezi'nde çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.