ÇOCUK VE ERGENLERDE KAYGI
- Türkiye'deki çocuk ve ergenlerde sorun davranış sıklığı %16.5 olarak belirlenirken, bu yaş grubunda en yaygın görülen ruh sağlığı probleminin anksiyete olduğu saptanmıştır.
- Kaygı; akademik başarıyı, sosyal ilişkileri ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkileyerek depresyon ve madde kullanımı gibi ciddi riskleri beraberinde getirebilir.
- Kaygılı çocuklar durumları tehdit olarak algılama ve mükemmeliyetçilik eğilimi gösterirken, ebeveynlerin gerçekçi beklentiler sunması ve çabayı ödüllendirmesi çözümde kritik rol oynar.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Çocuk ve Ergenlerde Kaygı ve Ruh Sağlığı Profili
Sağlık Bakanlığı tarafından 2-18 yaş aralığındaki yaklaşık 6000 çocuk üzerinde gerçekleştirilen Türkiye Ruh Sağlığı Profili çalışması (Erol, 1998), çarpıcı sonuçlar ortaya koymaktadır. Araştırma verilerine göre, çocuk ve ergenlerde sorun davranış sıklığı %16.5 iken, klinik düzeydeki sorun davranış sıklığı %10.9 olarak belirlenmiştir. Klinisyenlerin gözlemleri, bu yaş grubunda en sık karşılaşılan problemin anksiyete (kaygı) olduğunu doğrulamaktadır.
Kaygının Akademik ve Sosyal Yaşam Üzerindeki Etkileri
Çocuk ve ergenlerde görülen kaygı, yalnızca duygusal bir durum değil, aynı zamanda okul performansında ve kişilerarası işlevsellikte ciddi bozulmalara yol açabilen bir unsurdur. Bu olumsuz etkiler, bireyin sadece çocukluk dönemini değil, erişkinlik yaşamındaki başarısını ve huzurunu da doğrudan etkilemektedir. Yapılan bilimsel araştırmalar; anksiyete ile birlikte depresyon, intihar eğilimi ve kaygıyı bastırma amacıyla alkol ve madde kötüye kullanımı gibi risklerin arttığını göstermektedir.
Kaygının İşlevi ve Performans Kaygısı Nedir?
Kaygının, yaşamdaki zorlukları aşmada aslında olumlu ve motive edici bir etkisi olduğu kabul edilir. Ancak bu duygu, gerekenden fazla olduğunda veya işlevselliğini yitirdiğinde performansı olumsuz yönde etkilemeye başlar. Bu noktada karşımıza çıkan performans kaygısı, sosyal ortamlarda veya bir beceri sergilenmesi gereken durumlarda (sınav, sahne vb.) başarısız olunacağı ve başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceği yönündeki beklentiden kaynaklanır.
Performans Kaygısını Tetikleyen Durumlar
Bireyler, genellikle aşağıdaki durumlarda yoğun performans kaygısı yaşayabilir ve bu ortamlardan kaçınma eğilimi gösterebilirler:
- Sınavlar ve topluluk önünde konuşma,
- Yeni biriyle tanıştırılma,
- Bir işi yaparken izlenme veya başkalarının önünde yazı yazma,
- Başkalarıyla yemek yeme veya şaka yapılması,
- Alışveriş yapma veya telefonla sipariş verme.
Kaygılı Çocukların Düşünce Yapısı ve Özellikleri
Kaygısı olan çocuklar, çevresel ve içsel uyaranları sürekli birer tehdit olarak algılama eğilimindedirler. Bu çocuklar, olumsuz bir bilgi üzerine normalden daha detaylı düşünür ve durumları diğer çocuklara kıyasla çok daha karamsar değerlendirirler. Kaygılı çocukların temel özellikleri şunlardır:
- Durumu olduğundan daha tehlikeli algılarlar ve daha fazla olumsuz düşünce taşırlar.
- Tehlikeyle başa çıkmada kendi yeterliliklerini yetersiz bulurlar.
- Aşırı eleştirel ve mükemmeliyetçi bir yapıya sahiptirler.
- Başkalarının değerlendirmelerine aşırı önem verir ve kendilerine çok yüksek standartlar koyarlar.
Kaygılı İfade ve Mükemmeliyetçilik Örnekleri
Kaygı yaşayan bir çocuk veya ergenin zihninden geçen tipik düşünceler şunlar olabilir:
- "Okuldan atılacağım, ailemi hayal kırıklığına uğratacağım."
- "Şimdi benimle alay edecekler, ailemin yüzüne nasıl bakacağım?"
- "Konuşmam mükemmel olmalı, her zaman zeki görünmeliyim."
- "İnsanlar beni her zaman rahat ve endişesiz görmeliler."
Kaygının Belirtileri: Bilişsel, Davranışsal ve Fiziksel Alanlar
Kaygı, bireyin yaşamını üç temel alanda etkiler. Aşağıdaki tablo, bu etkilerin en sık gözlenen biçimlerini özetlemektedir:
| Bilişsel Belirtiler | Davranışsal Belirtiler | Fiziksel Belirtiler |
|---|---|---|
| Konsantrasyon ve hafıza problemleri | Motor huzursuzluk ve yerinde duramama | Kalp atışında artış ve çarpıntı |
| Dikkat problemleri ve endişe | Görevden kaçınma veya geri çekilme | Terleme, kızarma ve baş ağrısı |
| Aşırı hassaslık | Hızlı konuşma ve öfke patlamaları | Kaslarda gerginlik ve uyku problemleri |
| Problem çözmede güçlük | Mükemmeliyetçilik ve tutarsızlık | Mide bulantısı, kusma ve enuresis |
Anne ve Babalar İçin Çözüm Önerileri
Ebeveynlerin yaklaşımı, çocuğun kaygı düzeyini yönetebilmesi açısından kritiktir. Anne ve babalar şu adımları izleyebilir:
- Süreklilik Sağlayın: Çocuğun çalışmalarında ve rutinlerinde süreklilik olduğundan emin olun.
- Gerçekçi Beklentiler: Yüksek standartların kaygıyı artıracağını unutmayın; gerçekçi hedefler koymasına yardımcı olun.
- Gevşeme Teknikleri: Kaygıyı kontrol edebilmesi için gevşeme egzersizlerini öğrenmesini ve uygulamasını teşvik edin.
- Yöntem Geliştirme: Sunum becerileri veya sınav teknikleri gibi performansa uygun teknikleri öğrenmesine destek olun.
- Kişilik ve Başarı Ayrımı: Performanstaki başarısızlığın onun kişiliğini ölçmediğini sık sık hatırlatın.
- Çabayı Ödüllendirin: Sonuçtan ziyade gösterdiği çabayı takdir edin ve yeteri kadar dinlendiğinden emin olun.
Kaynaklar
- Huberty, T. J. (in press). Performance and Test Anxiety. In L. Paige & A. Canter (Eds.): Helping Children at Home and at School III. Bethesda, MD: National Association of School Psychologists.
- P. Öner, H. Türkçapar, Ö.Ş. Üneri. Çocuk ve Ergenlerde Bilişsel Davranışçı Terapi: Anksiyete Bozuklukları. Kriz Dergisi 16(1):11-18.

