Çocuk ve ergenlerde hipnozun kullanım alanları
Çocuk ve ergenlerde hipnozun kullanım alanları

Tarihi yazılı kaynaklar incelendiğinde hipnozun 7000 yıldan buyana kullanılagelen bir yöntem olduğu bilinmektedir. Hipnozun sistematik hale getirilerek psikiyatri ve psikoloji alanında kullanılmaya başlaması ve bir psikoterapi yöntemi olarak hipnoterapi adı altında literatüre girmesi ise son yıllara gerçekleşmiştir. Yine hipnozun psikoloji alanında kullanılmaya başlaması, bu konuda yapılan klinik ve deneysel araştırmaların sayısının artmasını sağlamıştır. Yapılan bu araştırmalarda ise hipnoterapinin en etkili olduğu danışan kitlesinin çocuklar ve ergenler olduğu gözlemlenmiştir.

Hipnoterapinin çocuklar ve ergenler üzerinde daha çok etkili olmasını pek çok gözlemlenebilir sebebi vardır. Bu sebeplerin başında ise çocuk ve ergenlerin hipnoza yatkınlık düzeylerinin yüksek olması gelir. Çabuk hipnotize olurlar ve kolaylıkla derinleşebilirler. Bu durum da terapinin etkisinin artırır.

Çocukların kolay hipnotize olmasını sağlayan en önemli faktörden bazlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

*Hipnoza karşı önyargıları yoktur. Yetişkinler yaşamları boyunca radyo, televizyon ve internet gibi medya araçları sayesinde hipnozla ilgili doğru-yanlış çok sayıda bilgiye maruz kalırlar. Bu bilgi kirliliği hipnozla ilgili çeşitli önyargıların oluşmasına ( hipnozdan çıkamama, iradeyi kaybetme, sırların ortaya çıkacağı korkusu) neden olur. Çocuklar bu bilgi kirliliğine daha az maruz kaldıklarından önyargıları daha azdır.

*Korku ve kaygıları yetişkinlerden daha azdır. Hipnoz seanslarında sırların açığa çıkacağı korkusu hipnozu engelleyen en büyük faktördür. Çocukların büyük sırları olmadığından büyük korkuları da yoktur. Hipnoz seansları öncesi bazı yetişkin bireyler tedirginlik yaşarken bu durum çocuklarda görülmemekte, tam tersine hipnoterapi seansları eğlenceli birer oyun halini almaktadır. Çocuklar yetişkinlerin aksine otorite figürünü severler, emir almaktan ve yönlendirilmekten hoşlanırlar. Bu da bir nevi oyunun parçası gibidir.

*Çocukların hayal güçleri daha gelişmiştir. Hipnozla ilgili yapılan araştırmalarda hayal gücü gelişmiş olanların daha kolay hipnoza girdiği gözlemlenmiştir. Çocukların hayal gücü yetişkinlerden daha iyidir. Yaş ilerledikçe insanların daha az hayal kurdukları ve zaman içerisinde bu yeteneklerinin köreldiği bilinmektedir. Bir hipnoterapistin bireyi hipnoza sokarken kullandığı en önemli enstrüman ise imajinasyon (hayalde canlandırma)’ dur. Çocuklarda ise imajinasyonu kullanmak çok kolaydır.

Örneğin bir çocuğa gözlerini kapattırıp “bir uzay gemisinin kaptanı olduğu ve gezegenleri keşfe çıkacağı” imajinasyonunu yaptırmak çok kolaydır ve hemen hemen her çocuk bu ve benzeri hayali canlandırmalara kolay adapte olur. Yetişkinlerde yapılan imajinasyonlarda ise deniz kenarı gibi argümanlar kullanılır ancak kimi zaman yetişkinler zihinlerinde bunları canlandırmada güçlük çekerler. Bazen de yetişkin bireyin imajinasyonda kullanılan yerle (deniz kenarı) ilgili bir travması vardır ve bu durum yine zihinle canlandırmanın zorlaşmasına neden olur.
*Çocuklar fazla kritize etmezler. Aşırı analitik ve şüpheci insanların hipnoza girmede zorlandıkları bilinmektedir. Çocuklar zihinsel gelişim düzeyleri dikkate alındığında fazla kritize eden ve şüpheci bireyler olmadıklarından daha kolay hipnoza girerler.

Hipnoterapinin çocuklarda daha çok işe yaramasının en büyük sebeplerinden biri de çocukluk çağı travma ve problemlerinin yetişkinlere kıyaslandığında daha hafif ve çözülebilir olmasıdır. Bu açıdan baktığımızda çocuklarda hipnoterapinin en çok kullanıldığı durum ve davranış bozukluklarından bazıları şunlardır:

Görmek için gözlerimi kapatırım.
Paul Gauguin


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!