Doktorsitesi.com

Çocuk İstismarında Doğru Bilinen Yanlışlar

Uzm. Psk. Harun Aysever
Uzm. Psk. Harun Aysever
26 Ekim 2021123 görüntülenme
Randevu Al
Çocuk İstismarında Doğru Bilinen Yanlışlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk İstismarı Hakkında Toplumsal Yanılgılar ve Gerçekler

Çocuk istismarı konusunda toplumda kökleşmiş birçok yanlış inanış bulunmaktadır. Bu dezenformasyon, istismarın fark edilmesini zorlaştırmakta ve mağdur çocukların destek almasını engellemektedir. Gerçeklikle ilişkisi olmayan bu düşüncelerin aksine, istismarın dinamiklerini doğru anlamak hayati önem taşır.

İstismar Türleri ve Fiziksel Temas Yanılgısı

Toplumdaki en yaygın yanılgılardan biri, bir eylemin istismar sayılabilmesi için mutlaka fiziksel temas içermesi gerektiği düşüncesidir. Ancak bu bilgi tamamen yanlıştır.

Fiziksel istismar, istismar türlerinden yalnızca bir tanesidir. Bir eylemin istismar olarak nitelendirilmesi için temas şart değildir. İstismar şu türlerde karşımıza çıkabilir:

  • Sözlü istismar
  • Duygusal istismar
  • Cinsel istismar
  • Ekonomik istismar
  • Sosyal istismar

İstismarın Açıklanma Süreci ve Zamanlaması

"Eğer istismara uğramış olsaydı olaydan hemen sonra yaşadıklarını açıklardı, bu yüzden yalan söylüyor olabilir" düşüncesi bilimsel gerçeklerle bağdaşmayan bir yanlıştır. İstismara uğrayan çocuklar veya ergenler; utandıkları, korktukları, kendilerine inanılmayacağını düşündükleri ya da olanlardan kendilerini sorumlu hissettikleri için yaşadıklarını hemen anlatamayabilirler.

Olayın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen bir çocuğun yaşadıklarını paylaşması, onun doğru söylediğinin en önemli göstergesidir. Zaman aşımı, yaşanan travmanın gerçekliğini ortadan kaldırmaz.

Tekrarlayan Olaylar ve Rıza Kavramı

İstismarın birden fazla kez yaşanmış olmasının çocuğun rızası olduğu anlamına geldiği iddiası kesinlikle yanlıştır. İstismara maruz kalan kişinin sessiz kalması veya olayın tekrarlanması hiçbir şekilde rıza olarak tanımlanamaz.

Çocuğun suskunluğunun altında yatan temel nedenler şunlardır:

  1. Saldırgan tarafından gelen tehditler.
  2. Yoğun utanç ve suçluluk duygusu.
  3. Ailenin dağılmasından veya zarar görmesinden duyulan korku.

Sosyoekonomik Düzey ve İstismar Riski

Sadece düşük gelir seviyesine sahip ailelerin çocuklarının istismara uğradığına dair inanış bir diğer yanlıştır. Yapılan çalışmalar, istismarın sosyoekonomik düzeyle doğrudan bir ilişkisi olmadığını kanıtlamıştır. Her türlü sosyokültürel grupta ve her gelir seviyesinde çocuk istismarı vakalarına rastlanabilmektedir.

İstismarcı Profili: Tanıdık mı Yabancı mı?

İstismarcıların dışarıdan fark edilebilen, anormal davranışları olan yabancı kişiler olduğu düşüncesi büyük bir yanlıştır. Gerçekte istismarcılar genellikle çocuğun en yakın çevresinde bulunan, güvendiği ve tanıdığı kişilerdir.

İstismarcı ProfiliGerçeklik Durumu
Yabancı KişilerDaha düşük oran
Aile, Akraba ve Yakın ÇevreEn yüksek oran

2020 yılında yapılan araştırmalar, cinsel istismara maruz kalan çocukların büyük çoğunluğunun; öz anne, öz baba ve öz kardeşler tarafından istismar edildiğini ortaya koymuştur.

Cinsiyet Faktörü ve Risk Analizi

En çok kız çocuklarının istismara uğrama riski altında olduğu düşüncesi toplumda yaygın olsa da bu bilgi yanlıştır. İstismar riski söz konusu olduğunda, hem kız hem de erkek çocukları aynı derecede risk taşımaktadır. İstismar, cinsiyet gözetmeksizin her çocuğun karşı karşıya kalabileceği ciddi bir tehdittir.

Etiketler

İstismarİstismar ne demekİstismar nedirİstismar belirtileriİstismar ve etkileriİstismar mağduru çocukİstismarı önlemekistismar sorunuistismar problemi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Harun Aysever

Uzm. Psk. Harun Aysever

Harun Aysever, İlk ve orta öğretiminin ardından, lisans eğitimine Yakın Doğu Üniversitesi Psikoloji bölümüne başlamış ve lisans eğitimini dereceyle tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.