Doktorsitesi.com

Çocuk istismarı ve Ensest

Klinik Psikolog Fatoş Efe
Klinik Psikolog Fatoş Efe
24 Kasım 20151466 görüntülenme
Randevu Al
Çocuk istismarı ve Ensest
Çocuk istismarı ve Ensest
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk İstismarının Tarihsel Gelişimi ve Geçmişten Günümüze Yansımaları

Çocuklara karşı kötü davranım tutumu, insanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar süregelen kronik bir sorundur. Geçmiş dönemlerde çocuklar; köleleştirilmiş, maddi karşılıklarla satılmış, fiziksel şiddete maruz kalmış ve hatta diri diri toprağa gömülmek suretiyle yaşam hakları ellerinden alınmıştır. Özellikle kız çocuklarının değer görmediği ve doğar doğmaz yakıldığı toplumların varlığı, tarihin acı gerçekleri arasında yer almaktadır. Bu bağlamda istismar vakaları, yöntemler değişse de tarihsel süreç boyunca varlığını korumuştur.

Çocuk İstismarı Nedir? Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Tanımı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre istismar; on sekiz yaş altındaki çocukların sağlığına, yaşamına, gelişimine veya saygınlığına zarar veren her türlü fiziksel ve duygusal kötü davranışı kapsamaktadır. Bu tanım içerisinde cinsel istismar, ihmal, dikkatsizlik, ticari sömürü ve diğer tüm sömürü türleri yer almaktadır. İstismar, çocuğun gerçek veya gizli bir zarar görmesiyle sonuçlanan geniş bir yelpazeyi ifade eder.

İstismar Vakalarının Yaygınlığı ve İstatistiksel Veriler

Uluslararası düzeyde yapılan çalışmalar, çocukluk döneminde maruz kalınan istismar yaşantılarının korkutucu boyutlarını gözler önüne sermektedir. Dünya Sağlık Örgütü (2010) verilerine göre istatistiksel dağılım şu şekildedir:

İstismar TürüEtkilenen GrupYaygınlık Oranı
Cinsel İstismarKadınlarYaklaşık %20
Cinsel İstismarErkekler%5 - %10
Fiziksel İstismarTüm Bireyler%25 - %50

İstismarın Çocuk Sağlığı ve Gelişimi Üzerindeki Etkileri

İstismar; çocukların bedensel, sosyal ve psikolojik sağlığını kısa, orta ve uzun vadede ciddi şekilde sarsan bir olgudur. Bir çocuğun, özellikle kendisini korumakla yükümlü olan kişiler tarafından kötü muameleye maruz bırakılması, psikolojik dünyasında derin yaralar açmaktadır. Bu durum, çocuğun güven duygusunu zedeleyerek gelişimsel süreçlerini olumsuz etkilemektedir.

Geçmişten bugüne süregelen bu vakalar; aile bireyleri, akrabalar, okul çevresi veya kurum çalışanları tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri de dahil olmak üzere, birçok yasal düzenlemeye rağmen bu sorun tam anlamıyla giderilememiş ve gerekli toplumsal bilinç henüz tam olarak kazandırılamamıştır.

Cinsel İstismar Kavramı ve Kapsamı

Çocuğun cinsel istismarı; fiziksel, duygusal, sosyal, ahlaki ve hukuki boyutları olan son derece karmaşık bir sorundur. Cinsel istismar, henüz gelişimini tamamlamamış bir çocuk veya ergenin, bir yetişkin tarafından cinsel arzuları tatmin etmek amacıyla; güç, tehdit veya kandırma yoluyla kullanılmasıdır.

Cinsel istismar vakalarında dikkat edilmesi gereken kritik noktalar şunlardır:

  • Ensest: İstismar, çocukla kan bağı olan veya bakımından sorumlu bir kişi tarafından gerçekleştiriliyorsa bu durum "ensest" olarak tanımlanır.
  • Yaş Farkı Kriteri: İki çocuk arasındaki cinsel aktivitelerde, yaş farkı en az 5 yıl olduğunda ve küçük çocuk zorlama veya ikna yoluyla bu sürece dahil edildiğinde, durum cinsel istismar olarak değerlendirilir.
  • Rıza Unsuru: Cinsel istismarın mutlaka şiddet içermesi gerekmez; bu noktada çocuğun rızasının olup olmadığına bakılmaksızın eylem istismar kabul edilir.

Uzman Psk. Fatma EFE

Etiketler

EnsestİstismarÇocuk istismarıCinsel kötüye kullanımEnsest ilişkiİhmal edilen çocuklarCinsel istismara uğrayan çocuklardaki belirtilerCinsel istismar ve kişiye etkileriCinsel istismarİhmalÇocuk istismari ve ihmali

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Fatoş Efe

Klinik Psikolog Fatoş Efe

Klinik Psikolog/Psikoterapist Fatoş, 9 Eylül Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık lisans eğitiminden sonra 2015 yılında Uygulamalı Yüksek Lisansını, 2019 yılında ise Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.