Anne ve babaların çocuklarını yetiştirirken ne kadar özveride bulunduğunu bilmekteyiz. Her anne baba çocuğuyla beraber yeniden doğar ve büyür. Onlarla beraber bir şeyler öğrenirler. Çocuk; anne baba için büyük bir okuldur ve bir çok ebeveyn bunun hakkını vermeye çalışır. Çocuk büyütürken görülebilecek sıkıntılardan biri de 'Çocuğa sınır koymaktır'. Klinik ortamda görürüz ki bir çok anne baba nasıl sınır koyacağıyla ilgili problemler yaşamakta. Kalabalık ailelerde ( anneanne, babaanne, teyze, dayı vb) yaşayan ailelerde de bu sıkıntı sürekli devir daim etmekte. Anne ve babanın koyduğu kuralları diğer aile fertleri çiğneyebilmektedir.

Sınır koymak neden önemli; çocuklar yaşadıkları dünyayı anlamlandırmak isterler, ne yaparlarsa toplum onlara karşı çıkar, ne yaparsa ödüllendirilirler insanlardan kabul görürler, kendilerini nasıl geliştirebilirler. Bu süreci yaşarken de çocuk öğrenmek için çeşitli deneme yanılma yollarına gidebilir. Böylece kendileri için neyi yapmanın iyi olduğunu, nelerin tehlikeli olduğunu, aile ve arkadaş ilişkilerinin nasıl belirlendiğini, toplumda nasıl kabul göreceklerini öğrenirler. Bu öğrendikleri girdilerde yetişkinlik hayatını da kapsayan bir olgudur. Çocuklar sınır koymayı oyun yoluyla da öğrenilirler.
Ailelerin en büyük problemlerinden biri de çocuklara sınırları nasıl öğretecekleridir. Piaget'nin alana katkılarından biride çocuklara kuralları nasıl öğreteceğimizdir. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki çocuklar somut yolla öğrenir. Aileler bunu söz ve davranışları ile çocuğa verir. Somut davranışlar sözlerden daha çok etkilidir. Örnek vermek gerekirse diyelim ki akşam yemeğinde,yaptıklarınızı değilde abur cubur yemeyi tercih eden bir çocuk var. Başta anne baba olarak tepkinizi 'Eğer yemeğini yemezsen abur cubur yok' diye koyuyorsunuz. Aradan yarım saat geçmeden aman oğlum bak yemedi aç kaldı, al bu abur cuburu ye diye davranışınızdan sapıyorsunuz. Çocuk ne öğrendi: Ben annemin yaptığı yemeği reddersem bile bir süre sonra annem ve babam istediğimi verecek. Bu bilgi tekrar tekrar çocuğun beynine girdi ve bu davranış artık kazanıldı. Sevgili anne ve babalar çocuklarınızın otoritenizi test etmesine izin vermeyiniz.
Bir başka boyut sözlerinizle davranışlarınızın bir birine uyumudur. Ailelerin kendi yaptıkları davranışlarla çocuktan istedikleri birbirini desteklemelidir. Sürekli tekrarlayıcı olmayın bu çocuğunuzun sizi duymazdan gelmenize yol açar. Çocuklarınıza net ve açık mesajlar verin. Çocuklarınızla pazarlık yapmayın, kurduğunuz kuralların çiğnenmesine izin vermiş olursunuz. Rüşvet vermeyiniz; çocuğunuza bir davranışı yapması karşılığında rüşvet teklif ederseniz ileri ki dönemlerde rüşvetsiz iş yapmamaya başlayacaktır. Bunun yerine işi yaptıktan sonra aferin, kafa okşama gibi onu onayladığınızı gösteren davranışlar yapmak daha makul olacaktır. Ebeveynler kendi içinde tutarsız olmamalıdır; annenin hayır dediği şeye baba evet diyorsa bu çocuk için mükemmel bir kural çiğneme olayına dönecektir. Genelde yumuşak olan ebeveyn tarafına gidilir ve diğeri yok sayılır. Ama unutmayınız ki ergenlik dönemi ve sonrası davranışlar için bu durum sinyaldir. Çocuk büyüdükçe iki tarafı da dinlememeye başlayacaktır. En doğru yol anne babanın çocuğun yanında tartışmayıp ve hem fikir olup daha sonra özel olarak bu konuyu detaylandırması olur. Disiplin ve otorite demek çocuğu dövmek ve bağırmak değildir. Bu durum çocuğunuzu geriletmekten başka bir işe yaramaz. Önce ona örnek olmanız gerekir..
Çocuklarınızın becerilerini geliştirmesine yardım edin.. Onları çocuk değil bir birey olarak düşünün. Yaş grubuna göre yapabileceği işlerden yardım isteyebilirsiniz (masayı hazırlamak, toplamak, yatağını toplamak, oyuncağını toplamak, kardeşinin bezini getirmek). Yapıcı olmaya ve çocuklarınızla iyi dialoglar kurmaya çalışın. Daha iyi sonuç alacağınızı göreceksiniz.
Çocuğunuzda ki sınır problemiyle baş edemiyorsanız, bir uzmandan yardım almanızı öneririm. Unutmayın 'Ağaç Yaş iken Eğilir'.

Saygı ve sevgilerimle
Uzm. Psk. Başak Tanrıverdi


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!