Doktorsitesi.com

Cinselliğin Olmadığı Evlilikler

Uzm. Psk. Kemal ÖZCAN
Uzm. Psk. Kemal ÖZCAN
12 Eylül 20123291 görüntülenme
Randevu Al
Cinselliğin Olmadığı Evlilikler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Evlilikte Cinsellik ve Karşılaşılan Sorunlar

Günümüzde cinsellik ve seks, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok konuşulmasına rağmen, çiftler arasında yaşanan cinsel sorunlar her geçen gün artmaktadır. Birçok çift, birbirlerini sevmelerine rağmen iş hayatının yoğunluğu, çocukların sorumluluğu ve günlük stres gibi nedenlerle yatak odasında uzaklaşmaktadır. Uzmanlar, sağlıklı ve mutlu bir evlilik için cinselliğin vazgeçilmez bir unsur olduğunun altını çizmektedir.

Fiziksel yakınlık ve dokunma, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Bu ihtiyaçların karşılanmadığı evliliklerde, zamanla farklı duygusal ve ilişkisel problemlerin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmektedir. Kemal Özcan (Psikolog, Evlilik ve Çift Terapisti), evlilikte seksin bir mecburiyet olmadığını ancak ilişkinin sağlığı için hayati bir önem taşıdığını belirtmektedir.

Seks Olmadan Bir Yaşam Mümkün mü?

Yapılan araştırmalar, modern toplumda cinsel aktivite sıklığının sanılandan daha düşük olduğunu göstermektedir. Özellikle 30-40 yaş aralığındaki bireylerin cinsel yaşamlarına dair veriler şu şekildedir:

Cinsel İlişki SıklığıKatılımcı Oranı
Yılda yalnızca 10 defa%15 - %20
Ayda 2 veya 3 defa%20
Ayda 1 defa%25
Cinselliği gereksiz görenler%3

Freud gibi bilim insanlarına göre, cinsellikten uzak bir yaşam biyolojik ve psikolojik olarak mümkün değildir. İnsanın temel yaşam enerjisi olan libido (cinsel dürtü), tatmin edilmediği takdirde kendini farklı gerilimlerle dışa vurur. Bu durum, çiftler arasındaki bağın zayıflamasındaki ana sebeplerden biri olarak görülmektedir.

Aşk ve Arkadaşlık Arasındaki Fark: Cinsellik

Bir ilişkiyi sadece arkadaşlık seviyesinden çıkarıp "aşk" haline getiren en önemli unsur cinselliktir. Arkadaşlık ilişkileri duygusal ve entelektüel yakınlık üzerine kuruluyken; bu yapıya fiziksel tutku eklendiğinde gerçek bir çift ilişkisi oluşur. Bu nedenle, cinsel çekimin kaybolması ilişkiyi sıradan bir arkadaşlığa dönüştürme riski taşır.

Cinsel Çekimin Azalmasına Neden Olan Faktörler

Çiftlerde cinsel isteğin azalması tek bir nedene bağlı değildir; fiziksel, psikolojik ve ilişkisel birçok etken bu süreci tetikleyebilir. Bu nedenleri şu şekilde kategorize etmek mümkündür:

  • Fiziksel Sebepler: Erkeklerde kolesterol, şeker hastalığı, testosteron azalması ve sertleşme bozuklukları; kadınlarda ise menopoz, vajinal kuruluk ve ağrılı ilişki gibi durumlar cinsel isteği kısıtlar.
  • Psikolojik Sebepler: Stres, anksiyete, depresyon ve beden algısı kaygıları cinsel arzuyu olumsuz etkiler. Ayrıca vajinismus ve erken boşalma gibi sorunlar her iki tarafın da isteksizleşmesine yol açar.
  • İlişki Memnuniyetsizliği ve Öfke: Eşlerin birbirine duyduğu gizli öfke, cinselliği bir cezalandırma aracı olarak kullanmalarına neden olabilir.
  • Cinsel Mitler ve Eğitim Eksikliği: Cinselliğin ayıp ya da günah olarak görüldüğü ortamlarda yetişmek, bilinçaltında suçluluk duygusu yaratır. Cinsel organların tanınmaması ve eğitim eksikliği ise haz alınmasını engeller.
  • Ten Uyumsuzluğu ve Yakınlık Korkusu: Sosyal hayatta çok iyi anlaşan çiftler, cinsel beklentileri farklı olduğunda ten uyumsuzluğu yaşayabilirler. Geçmişteki travmalar ise bağlanma korkusunu tetikleyerek fiziksel yakınlıktan kaçınmaya neden olur.

Evlilikte Cinsel Yaşamı Canlandırmanın Yolları

İlişkide tehlike çanları çalmaya başladığında, sorunu görmezden gelmek yerine çözüm odaklı hareket edilmelidir. Mutlu bir cinsel yaşam için şu adımlar izlenmelidir:

  1. Sessiz Kalmayın: Sorunların üstünü kapatmak yerine güvenli bir iletişim ortamı oluşturun. Eşlerin neyi sevip sevmediğini rahatça konuşabildiği özel bir dil geliştirmesi gerekir.
  2. Kıyaslamadan Kaçının: Eşinizi eski partnerlerinizle veya başkalarıyla kıyaslamak ilişkiye büyük zarar verir. Ancak olumlu ve yapıcı yaklaşımlar heyecanı artırabilir.
  3. Eleştiri Yerine Övgü Kullanın: Cinsellik, eleştiriye en hassas alandır. Özellikle erkeklerin performans kaygılarını gidermek için olumlu eleştiri ve övgü dolu sözler tercih edilmelidir.
  4. Baştan Çıkarıcı Olun: Bakımlı olmak ve rutini bozan küçük erotik sürprizler yapmak cinsel isteği canlı tutar. İlişkiyi tazelemek için eşlerin birbirine jestler yapması önemlidir.

Sağlıklı bir iletişim kurmak ve gerektiğinde bir uzmandan profesyonel yardım almak, mutlu bir cinsel yaşamın kapılarını açacaktır. Unutulmamalıdır ki; doyumlu bir cinsellik yaşamak her bireyin en doğal hakkıdır.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Kemal ÖZCAN

Uzm. Psk. Kemal ÖZCAN

1983-1987 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde lisans ve eğitmenlik formasyonu eğitimini tamamlayan Kemal Özcan, çok sayıda seminer ve eğitimlerle alandaki çalışmalarını sürdürdü. Katıldığı seminer ve eğitimler arasında; Belçika’da “Practitioner NLP” (2008-2009), Gerald Weeks ile “Evlilik ve Çift Terapisi”, Vamık N. Volkan ile “Dinamik Yönelimli Psikoterapi”. CİSED tarafından düzenlenen “Aile Danışmanlığı”, “Cinsel Terapi Eğitimi”, “Holistik Evlilik ve Çift Eğitimi” konulu eğitimler, Gerald Weeks ile “İleri Düzey Evlilik ve Çift Terapisi”, Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nden YÖK onaylı 450 saatlik Aile Danışmanlıǧı ve 3 yıl süren ‘’Dinamik yönelimli psikoterapi’’ eğitimleri, yer alıyor. Ayrıca göç idaresi Başkanlığı’’nda ‘’Göç ve göçmen psikolojisi’’ konusunda uzmanlara eğitimler verdi. Ankara Üniversitesi ‘de “Evlilik doyumu ile cinsel doyumun birbirine etkileri” üzerine yüksek lisans yapmıştır. Şema Terapi, EMDR, NLP, Evlilik terapisi, cinsel terapi konularında uygulayıcı eğitimleri almıştır. Evlilik ve Çift Terapisi, Cinsel Terapi, Çözüm odaklı terapi konularında eğitimler vermektedir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.