Doktorsitesi.com

Çiftlerde Fertilite Problemi

Prof. Dr. Ercan Mustafa Aygen
Prof. Dr. Ercan Mustafa Aygen
16 Ocak 2016181 görüntülenme
Randevu Al
  • İnfertilite, düzenli ilişkiye rağmen bir yıl içinde gebelik oluşmaması durumudur ve toplumda yaklaşık %15 oranında görülmektedir.
  • Kısırlık nedenleri kadın, erkek veya her iki partnerden kaynaklanabileceği gibi %15 oranında açıklanamayan faktörlere de dayanabilir.
  • Tedavi başarısını etkileyen en kritik faktör kadın yaşıdır ve özellikle 38 yaşından sonra gebelik şansı hızla azalmaktadır.
Çiftlerde Fertilite Problemi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnfertilite ve Fertilite Kavramları: Temel Bilgiler

Fertilite, bir bireyin gebe kalabilme ve doğurabilme kapasitesi olarak tanımlanırken; infertilite (kısırlık), düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içerisinde gebelik oluşmaması durumudur. Toplum genelinde infertilite problemi ile karşılaşma oranı yaklaşık %15 civarındadır. Doğada insan üremesinin verimliliği sanılanın aksine düşüktür.

Herhangi bir sağlık problemi olmayan ve daha önce çocuk sahibi olmuş çiftlerde bile, düzenli ilişki ile her ay gebe kalma şansı sadece %25 seviyesindedir. Bir yıllık sürecin sonunda çiftlerin %85'i doğal yollarla gebelik elde ederken, geri kalan %15'lik kesim infertilite tanısı kapsamına girmektedir.

İnfertilite Nedenleri ve Görülme Sıklığı

Kısırlık problemlerinde sorumluluk sadece tek bir tarafa ait değildir. Yapılan araştırmalar, infertilite nedenlerinin dağılımını şu şekilde göstermektedir:

  • Erkek Faktörü: Çiftlerin %10-15'inde tek başına sorumludur.
  • Kadın Faktörü: %30 oranında görülür (Bunun yarısı yumurtlama, diğer yarısı rahim ve tüp kaynaklıdır).
  • Ortak Faktörler: %30-40 oranında hem erkek hem kadına ait problemler birlikte görülür.
  • Açıklanamayan İnfertilite: %15 vakada mevcut tüm testler normal çıkmasına rağmen gebelik oluşmaz.

İnfertil Hastalarda Yapılan Tanısal İncelemeler

Tedavi sürecine başlamadan önce sorunun kaynağını belirlemek amacıyla hem erkek hem de kadın üzerinde kapsamlı incelemeler yapılır.

Erkek Faktörünün Değerlendirilmesi

  1. Fizik Muayene: Genel üreme sağlığının kontrolü.
  2. Semen Analizi (Spermiogram): 3-5 günlük cinsel perhiz sonrası yapılır. Doğru sonuç için tek örnek yerine tekrarlı analizler gerekebilir.
  3. Endokrinolojik Değerlendirme: Gonadotropin, tiroid, prolaktin ve testosteron hormonlarının seviyeleri incelenir.
  4. Testis Biyopsisi: Menide hiç sperm bulunmayan (azospermi) hastaların ayırıcı tanısında kullanılır.

Kadın Faktörünün Değerlendirilmesi

  • Ovulasyon (Yumurtlama) Kontrolü: Progesteron düzeyi ölçümü, ultrasonografi (USG) ve hormonal incelemelerle takip edilir.
  • Uterus ve Tüplerin İncelenmesi:
    • HSG (Rahim Filmi): Radyoopak madde ile rahim içi ve tüplerin görüntülenmesi.
    • Histeroskopi: Optik sistemle rahim içinin direkt gözlemlenmesi.
    • Laparoskopi: Karın içinin kamera yardımıyla değerlendirilmesi.
    • Histerosonografi: Rahim içine sıvı verilerek ultrasonla inceleme yapılması.

İnfertilite Tedavi Yöntemleri

İnfertilite tedavisi, saptanan patolojiye göre kişiye özel planlanmalıdır. Yumurtlama problemi olanlarda ilaç desteği sağlanırken, açıklanamayan infertilite vakalarında aşılama (intrauterin inseminasyon) tercih edilebilir. Erkek kaynaklı sorunlarda ise spermin durumuna göre aşılama veya mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemlerine başvurulur.

DurumUygulanan Tedavi Yöntemi
Yumurtlama SorunuOvulasyon İndüksiyonu (İlaç Tedavisi)
Açıklanamayan İnfertiliteAşılama (İnseminasyon)
Erkek Faktörü (Hafif/Orta)Aşılama
Şiddetli Erkek Faktörü / AzospermiMikroenjeksiyon (ICSI) / TESE

Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon Teknolojilerindeki Gelişmeler

1978 yılında ilk tüp bebeğin doğumuyla başlayan süreç, 1992'de mikroenjeksiyonun keşfiyle devrim yaşamıştır. 1995 yılından itibaren ise menisinde hiç sperm bulunmayan (azospermi) erkeklerde, TESE yöntemiyle testisten sperm elde edilerek %40-45 oranında başarı sağlanmaya başlanmıştır.

Mikroenjeksiyon, bir spermin doğrudan yumurta içine yerleştirilmesi işlemidir. Bu yöntem sayesinde spermin şekil ve hareket bozuklukları büyük oranda aşılabilmektedir.

Başarıyı Etkileyen En Önemli Faktör: Kadın Yaşı

Tüp bebek uygulaması genellikle en son seçenek olarak değerlendirilmeli, öncelikle standart tedavi metodları denenmelidir. Ancak bu süreçte kadın yaşı kritik bir faktördür. Özellikle 38 yaş sonrasında gebe kalma potansiyeli ve tüp bebek dahil tüm tedavilerin başarı şansı hızla azalmaktadır. Bu nedenle, zaman kaybetmeden doğru tanı ve etkin tedaviye geçilmesi, çocuk sahibi olma şansını belirleyen en temel unsurdur.

Etiketler

Kısırlık tedavisi nasıl uygulanırİnfertilitede tedavi seçenekleriKısır çiftlerde tüp bebek uygulamasıMikroenjeksiyon nedir?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ercan Mustafa Aygen

Prof. Dr. Ercan Mustafa Aygen

İlk orta ve lise eğitimim Ankara'da tamamladıktan sonra girdiğim Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1988 yılında mezun oldum
Uzmanlık eğitimimi 1993 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD'da yaptım.
Aynı Üniversitede 1999 yılında doçent 2004 yılında profesör oldum
Halen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD'da  öğretim üyesi olarak görev yaptım.
2003 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi  Tüp bebek merkezini 2009 yılında Acıbadem Kayseri Hastanesi Tüp bebek merkezini kurdum.
Evli ve iki çocuk babasıyım

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.