Doktorsitesi.com

Çarpıp Kırılmamanın Yolu :Psikolojik Dayanıklılık

Klinik Psikolog Gözde Demir
Klinik Psikolog Gözde Demir
7 Şubat 2024132 görüntülenme
Randevu Al
5 dakikanızı almayacak bu makalemde günlük hayatta stresle başa çıkmanın kısa yolu psikolojik dayanaklığı artırma yollarını ve öz şefkatti günlük hayatımıza uygulama yöntemlerini anlatıyorum.
Çarpıp Kırılmamanın Yolu :Psikolojik Dayanıklılık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikolojik Sağlamlık: Zorluklarla Başa Çıkma ve Toparlanma Gücü

Psikolojik sağlamlık, bireyin yaşadığı olumsuz tecrübelerin ardından sergilediği toparlanma gücünü ve bu sürecin işleyiş biçimini ifade eder. Bu kavram, zorlu yaşam olayları karşısında hiçbir duygu hissetmemek değil; aksine, bu olayların yarattığı etkileri yönetebilme becerisidir. Psikolojik dayanıklılığı yüksek olan bireyler de herkes gibi üzüntü, öfke ve çaresizlik hissedebilir; yoğun anksiyete ve stres riskine aynı oranda açıktırlar.

Psikolojik sağlamlığın yarattığı temel fark, hissedilen duygularda değil, bu duygulara verilen tepkilerde ortaya çıkar. Dayanıklılığı yüksek kişiler, duygularıyla savaşmak yerine onları kabul etmeyi seçerler. Bu bireyler, olayların kendisini değiştiremediklerinde bakış açılarını dönüştürmeye odaklanarak süreci yönetirler.

Psikolojik Dayanıklılığı Yüksek Kişilerin Temel Özellikleri

Araştırmalar, psikolojik direnci yüksek bireylerin belirli ortak karakter özelliklerine sahip olduğunu göstermektedir. Bu özellikler şu şekilde sıralanabilir:

  • Öz-şefkat ve başkalarına şefkat gösterme becerisi,
  • Olaylara karşı iyimser bir yaklaşım sergileme,
  • Kendini tanıma ve yüksek farkındalık düzeyi.

Kendine ve Diğerlerine Şefkat Göstermek

Yüksek psikolojik dayanıklılığın en temel kaynaklarından biri öz-şefkat kavramıdır. Kendinizle sevdiğiniz bir dostunuzla konuşur gibi iletişim kurmak, hatalarınızı ve eksikliklerinizi kabul etmekten geçer. Kabul etmek, bu durumları sevmek anlamına gelmez; sadece varlıklarını onaylamak toparlanmanın ilk adımıdır.

Bir arkadaşınız hata yaptığında onu incitmemeye çalışarak dürüstçe eleştirirsiniz. Aynı hoşgörüyü kendinize de göstermelisiniz. Geçmişteki hatalarınız için bugünkü kendinizi yargılamamalısınız; çünkü bugünkü siz, o günkü hataları yapan kişiyle aynı bilinç düzeyinde değildir. Ayrıca, insanlar üzerinde tam kontrolünüz olmadığını kabul etmek, ilişkilerde kendinizi korumanızı sağlar.

İyimserlik ve Gerçekçi Bakış Açısı

Günümüz ekonomik ve sosyal koşullarında iyimser kalmak zorlayıcı görünse de zihinsel sağlığı korumak mümkündür. Psikolojik sağlığınızı korumak için aşağıdaki stratejileri uygulayabilirsiniz:

StratejiUygulama Yöntemi
Sosyal Medya YönetimiFiltrelenmiş hayatları sürekli izlemekten kaçınmak için kullanımı sınırlandırın.
Haber TeyidiSadece gerekli kadar haber tüketin ve bilgileri mutlaka doğruluğunu teyit edin.
Geçmiş DeneyimlerBenzer sorunları daha önce nasıl çözdüğünüzü hatırlayarak kendinizden "kopya" çekin.
Çözüm OdaklılıkEn kötü senaryolara değil, gerçekleşmesi muhtemel olumlu olasılıklara odaklanın.

Kendini Tanıma ve Farkındalık Geliştirme

Farkındalık, edinilmesi güç ancak hayati bir yetidir. Gün içinde durup nefes alacak noktalar yaratmak, kendinizi keşfetmeniz için gereklidir. Kendinize şu kritik soruları sormanız, içsel dünyanızı anlamanıza yardımcı olur:

  1. En son ne zaman sadece durup nefes aldınız veya bir sanat eserini incelediniz?
  2. Sizi en çok neler mutlu eder veya sinirinizi bozar?
  3. Kendinizi en yeterli hissettiğiniz anlar hangileridir?
  4. Hayatınızdaki vazgeçilmez temel ilkeler ve değerler nelerdir?

Güçlü ve Anlamlı İlişkiler Kurmak

Sosyal ilişkilerde sadece fiziksel yakınlık değil, değer ortaklığı da büyük önem taşır. Açık iletişim kurabildiğiniz ve benzer değerleri paylaştığınız kişilerle bağ kurmak, psikolojik bir destek mekanizması oluşturur. Bu bağları güçlendirmek için ilgi alanlarınıza uygun kurslara katılabilir veya gönüllü projelerde yer alabilirsiniz. Unutulmamalıdır ki; karşımızdaki kişiyi gerçekten dinlemek ve kaliteli zaman geçirmek, ilişkilere yapılan en değerli yatırımdır.

Etiketler

Anksiyete ve stresPsikolojik sağlamlıkÖzşefkat

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Gözde Demir

Klinik Psikolog Gözde Demir

Klinik Psikolog Gözde Demir, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünde onur derecesi ile mezun oldu. Lisans eğitimi süresince Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesin ’de staj yaptı. Ardından bir
süre yurt dışında dil eğitimi aldı. Ülkesine dönünce Marmara Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başladı.“Duygu Düzenleme Güçlüğü İle Algılanan Ebeveyn Tutumu İlişkisinde Reddedilme Duyarlılığı ve Öz-Şefkatin Aracı Rolü” adlı yüksek lisans teziyle Klinik Psikolog unvanını aldı. Eğitimi sırasında süpervizyon eşliğinde çocuk ve yetişkin bireylere psikoterapi hizmeti verdi. Lisans eğitimini ve süpervizyon süreçlerini tamamladıktan sonra İstanbul’da çeşitli kurumlarda yetişkin, çocuk ve ergenlerle psikolojik danışmanlık ve psikoterapi hizmeti vermiştir. Yetişkinlerde ise çocukluk travmaları,kaygı bozukluķları özgüven sıkıntıları,ilişki problemleri,depresyon,anlam arayışı,yeme sorunları,özgül fobi,obsesif kompulsif bozukluk üzerine üzerine çalışmıştır.Çocuk ve ergenlere yönelik olarak sınav kaygısı,bağlanma problemleri,aile içi
çatışmalar,dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu,yeme sorunları,sosyal kaygı,boşanma ve yas üzerine çalışmıştır. Şu an Bursa Klinik Psikoloji Merkezi’nde çatısı altında psikoterapi süreçlerini yürütmektedir. Yetişkin ve
ergenlere yönelik çalışmalarında Şema terapi, Mindfullness Teknikleri, Özşefkat Uygulamaları ve Bilişsel Davranışçı Terapi ekollerini birlikte kullanmaktadır. Çocuklara yönelik çalışmalarında oyun terapisi, öykülerle
terapi ve ebeveyn danışmanlığı üzerinden gerçekleştirmektedir.Aynı zamanda çocuk ve ergenlere yönelik olarak Attonier dikkat geliştirme terapisi programı uygulayıcısıdır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.