Doktorsitesi.com

Çalışanları Mutsuz Kurumlarla Çalışmıyorum

Uzm. Psk. Manolya Özek Tatış
Uzm. Psk. Manolya Özek Tatış
29 Eylül 2011600 görüntülenme
Randevu Al
  • Hizmet sektöründeki olumsuz deneyimler bireylerin psikolojisini doğrudan etkilerken, müşteriler temel olarak güler yüz, nezaket ve çözüm odaklı bir yaklaşım beklemektedir.
  • Kamu kurumları ve bankacılık gibi sektörlerdeki yüksek iş yükü ile performans baskısı, çalışanlarda tükenmişliğe yol açarak hizmet kalitesini ve iletişim süreçlerini olumsuz etkilemektedir.
  • Bir kurumun müşterisine gerçek anlamda değer verebilmesi için öncelikle kendi çalışanlarını mutlu etmesi ve onlara değer vermesi kritik bir öneme sahiptir.
Çalışanları Mutsuz Kurumlarla Çalışmıyorum
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hizmet Sektöründe Yaşanan Olumsuz Deneyimlerin Psikolojik Etkileri

Kuaförümle ilgili kaleme aldığım eleştiri yazısına gelen yoğun yorumlar, pek çok kişinin benzer mağduriyetler yaşadığını açıkça ortaya koydu. Bu geri bildirimler doğrultusunda, artık yazılarımda yaşadığımız olumsuz olaylara da yer verme kararı aldım. Çünkü bu tür deneyimler sadece birer hizmet aksaklığı değil, aynı zamanda psikolojimizi doğrudan etkileyen ve bizi mutsuz eden süreçlerdir.

Beklentilerimiz: Sadece İnsanca Muamele ve Değer Görmek

Aslında bir hizmet alıcısı olarak taleplerimiz oldukça temel ve insani unsurlara dayanıyor. Karmaşık süreçler yerine, sadece insanca muamele görmek, fark edilmek ve önemsenmek istiyoruz. Bir hizmet noktasında kalbimizi kazanmaya yetecek temel değerleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Güler yüz ve nezaketli bir karşılama,
  • Birkaç içten ve tatlı söz,
  • Süreçlerde pratiklik ve çözüm odaklılık,
  • Yardımcı olma isteğinin hissedilmesi.

Kamu Kurumları ve Bürokrasideki Tükenmişlik

Maalesef bu sıkıntıları en derinden hissettiğimiz yerlerin başında devlet daireleri geliyor. Gözümüzde canlanan tablo genellikle; asık suratlı, yardımcı olmaktan kaçınan ve adeta tükenmiş bir topluluk oluyor. Örneğin, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde yüksek lisans yaparken iki kez okuldan atılma tehlikesi yaşadım.

Bu süreçlerin birinde konu değişikliği, diğerinde ise harç ödemesinin gecikmesi söz konusuydu. Ulaşılamayan öğrenci işleri için çözüm üretmek bir seçenek değildi; tavırları net bir "Hayır" üzerine kuruluydu. Neyse ki tez danışmanımın enstitü ile olan iyi ilişkileri sayesinde bu süreci tamamlayabildim.

Bankacılık Sektörü: Yüksek Baskı ve Agresif Rekabet

Bankacılık sektörü ise bambaşka bir zorluk barındırıyor. Şık giyimli, iyi eğitimli ve prezentabl bu grup; telefonlar, insanlar ve sürekli laf anlatma zorunluluğu nedeniyle sabrı tükenmiş bir halde çalışıyor. Sektördeki bazı temel zorluklar şunlardır:

Zorluk AlanıEtkisi
Pazar KoşullarıDeli gibi bir rekabet ve agresif bir pazar yapısı.
Çalışma SaatleriEn erken çıkış saatinin 19:00 olması ve bitmeyen toplantılar.
Performans BaskısıHedef tutturma ve prim odaklı yoğun çalışma temposu.
Sosyal YaşamEvlilik birliğini yürütme ve aile hayatında yaşanan zorluklar.

Kurumsal Değerlerde Yeni Bir Prensip: Mutlu Çalışan

Bankacı bir danışanımın, kendileriyle çalışmayı reddeden bir müşteriden aldığı cevap oldukça düşündürücüdür: "Sizinle çalışmıyoruz çünkü biz, çalışanları mutsuz olan firmalarla çalışmama prensibindeyiz."

Bu, son derece güçlü ve takdir edilesi bir duruştur. Firmalar biz müşterilere şık sloganlar ve paketlerle gülümserken, içerideki gerçek tabloyu sorgulamamız gerekiyor. Kendi çalışanına değer vermeyen bir firma, müşterisine gerçekten değer verebilir mi?

Sizce de bu bilinçli müşterinin prensibine hep birlikte sahip çıkmalı mıyız? Görüşlerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler,

Uzman Danışman Psikolog & Yaşam Koçu Manolya ÖZEK

Etiketler

Mutsuzlukİşyerinde mutlulukİşyerinde mutsuzlukFark edilmekÖnemsenmekDeğer verilmek

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Manolya Özek Tatış

Uzm. Psk. Manolya Özek Tatış

Uzm. Psikolog Manolya Özek Tatış 1980 İzmir doğumludur. İzmir Amerikan Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünü kazanmış, son senesini Amsterdam School of Business’ta exchange öğrenci olarak tamamlamıştır. Avrupa ülkelerinin çoğunu gezdiği bu deneyimin ardından özel sektörde satış pazarlama alanında çalışmış, kurumsal hayatın kendisine göre olmadığını anlayınca kendi işini kurmaya karar vermiştir. 26 yaşında Pozitif Manevra Psikolojik Danışmanlık & Koçluk Merkezi’nin kurucularından olan Tatış, önce koçluk eğitimi alıp öğrenciler, aileler ve okullarla çalışmaya başlamıştır. Çocuklarla çalışırken Play Attention Dikkat eğitim programını ve 5-17 yaş aralığındaki çocuklara uygulanabilen bir bilişsel beceri değerlendirme sistemi olan CAS (Cognitive Assesment System) testini kullanmıştır. Ardından psikoterapist olarak ilerlemeye karar verince Dokuz Eylül Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde yüksek lisansını tamamlamış, uzun yıllar Transaksiyonel Analiz kuramı üzerine eğitim almış, daha sonra da Transaksiyonel Analiz kuramından yeni bir kuram yaratan Richard Erskine’den Integratif Psikoterapi (IP)eğitimi almıştır. Uluslararası sertifikalı IP Psikoterapistidir. Bu eğitim esnasında bedenle çalışmanın ne kadar önemli olduğunu fark edince nefes, beden ve meditasyonu birleştiren yoga alanında da uzmanlaşmaya karar vermiş ve Zeynep Aksoy’dan Yoga Alliance onaylı Yoga eğitmenliği eğitimi almıştır. 2017 senesinde Pozitif Manevra’dan ayrılan Tatış, çocuk ve yetişkin psikoterapisinin yanı sıra PsikoYoga adını verdiği psikolojiyle yogayı birleştirdiği yoga grup dersleri ve Wellbeing eğitimlerine devam etmektedir. Dünyanın her yerinden danışanlarına online hizmet veren Tatış, hem Türkçe hem İngilizce psikoterapi hizmeti vermektedir. Evli ve bir erkek çocuk annesidir.        

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.