Doktorsitesi.com

Bağımlı kişilik miyim? neden ondan kopamıyorum? Yalnız kalabilir miyim?

Psk. Dan. Gizem Aksümer
Psk. Dan. Gizem Aksümer
24 Eylül 2021169 görüntülenme
Randevu Al
Bağımlı kişilik miyim? neden ondan kopamıyorum? Yalnız kalabilir miyim?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağımlı Kişilik Yapısı ve Toplumsal Dinamikler

Bağımlı kişilik, günümüz Türkiye’sinde oldukça sık rastladığımız bir kişilik özelliğidir. İstatistiksel veriler incelendiğinde, bu durumun kadınlarda daha yoğun olarak görüldüğü saptanmıştır. Toplumsal yapı içerisinde ilişkilerin büyük bir çoğunluğu maalesef bu bağımlılık temeli üzerine inşa edilmeye çalışılmaktadır.

Özellikle "erkek her türlü affedilmeli" düşüncesine sahip kesimlerde, kadınların bağımlı kişilik özellikleri daha belirgin hale gelmektedir. Bu durumdaki bireyler, "Kendi başıma ne yapabilirim?" sorusuyla bir döngünün içine girmektedir. Bağımlılık döngüsü, bireyin kendisini onsuz eksik hissetmesi ve "o benim her şeyim" algısıyla hareket etmesiyle pekişmektedir.

Sağlıklı İlişkiler ile Bağımlı İlişkiler Arasındaki Farklar

Gerçek ve sağlıklı bir birliktelikte bir bütün olmak, partnerine bağımlı olmak anlamına gelmez. Sağlıklı ikili ilişkiler, her iki tarafın da birbirine karşı empati kurabildiği ve karşılıklı anlayış geliştirebildiği bir zemin üzerinde yükselir. Bağımlı kişilik yapısına sahip bireylerin en sık kurduğu cümle ise şudur:

  • "Onsuz ne yaparım?"

Bu bireyler, bir kişinin desteği veya varlığı olmadan hayatlarına devam edemeyeceklerine inanırlar. Yakın bir ilişkileri sonlandığında, bir bakım ve destek kaynağı bulmak amacıyla derhal yeni bir ilişki arayışına girerler. Hayatlarında biri olmadığında kendilerini derin bir boşlukta hissederler.

Bağımlı Kişiliğin Kökenleri ve Aile Tutumları

Bağımlı kişilik yapısının gelişiminde ailevi faktörler kritik bir rol oynamaktadır. Bu bireylerin geçmişinde genellikle müdahaleci anne tutumu yaygın olarak görülür. Birçok vaka analizinde, anne ve babaların çocuklarını kendilerine olan bağlılıklarını sürdürdükleri sürece ödüllendirdikleri bir aile hikayesi mevcuttur.

ÖzellikBağımlı Kişilik Dinamiği
Temel KorkuTerk edilmek ve yalnız kalmak
Aile TutumuMüdahaleci ve bağımlılığı ödüllendiren yapı
İlişki ArayışıBir ilişki biter bitmez yenisine başlama eğilimi
Karar AlmaBaşkasının desteği olmadan hareket edememe

Ayrılık Süreçleri ve Sınır Kişilikten Farkı

Bağımlı kişiliklerde hem ilişkileri başlatma hem de bitirme konusunda ciddi bir zorluk yaşanır. Bu kişiler, ilişkilerden kaçmak veya kendilerini geri çekmek yerine, partnerlerini kaybetmekten korkarlar. Bu noktada, bağımlı kişilik yapısı sınır (borderline) kişilikten ayrılmaktadır.

Bağımlı bireyler ayrılığa karşı dramatik tepkiler göstermek yerine, yoğun bir korku yaşarlar ve başkalarına "yapışma" eğilimi sergilerler. Hepimizin kişilik özelliklerinde bu tür emareler bulunabilir; ancak asıl önemli olan bu duyguları ne kadar süreyle ve ne yoğunlukta yaşadığımızdır. Kendi farkındalığımızı artırdığımız sağlıklı bir yaşam süreci, bu döngüleri kırmanın anahtarıdır.

Etiketler

Kişilikİlişki terapisiBağımlılıkbağimli ki̇şi̇li̇k

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Gizem Aksümer

Psk. Dan. Gizem Aksümer

7 Mart günü Ankara’da doğdum. Üniversite eğitimimi, Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Anabilim Dalı’nda tamamladım. Meslek hayatıma öncelikli olarak özel bir kurumda başladım. Lise grubuyla çalıştım. Daha sonra, ülkemizde çok kampüsü bulunan ve tanınmış bir kurumda ortaokul seviyesinde çalışmaya başladım ve hâlâ çalışmaktayım. Aynı zamanda okurken yaptığım stajlar içinde bir devlet meslek lisesinde psikolojik danışman, bir özel okulda ilkokul kademesinde psikolojik danışmanlık ve Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde psikolojik danışman olarak staj yaptım. Okul hayatımda da, çalışma hayatımda da çok fazla kongre, sempozyum ve seminerlere katıldım. Özellikle ilgi alanlarım arasında klinik, küçük yaş grubu ve ergenlik bulunmaktadır. Bunların dışında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.