Doktorsitesi.com

BOŞLUK HİSSİ

Klinik Psikolog Savaş Polat
Klinik Psikolog Savaş Polat
17 Mart 2022124 görüntülenme
Randevu Al
​İnsanların bazıları yalnız kalmak ve kendilerini dinlemek için can atarken bazıları ise yalnız kalmaktan ve boşa çıkmaktan olabildiğince kaçarlar. Bunun en önemli nedeni insanlar yalnız kaldıklarında ve onları oyalayacak herhangi bir eylemin-durumun içinde olmadıklarında yani boş kaldıklarında kendi içlerinde ne varsa onun sesini duymaya kokusunu almaya başlarlar.
BOŞLUK HİSSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İçsel Boşluk Duygusu ve İç Sesin Kökeni

İnsanların bir kısmı yalnız kalmayı ve kendi iç dünyalarını dinlemeyi bir ihtiyaç olarak görürken, bir kısmı ise yalnızlıktan ve eylemsizlikten mümkün olduğunca kaçınmaktadır. Bu durumun temel nedeni, bireylerin yalnız kaldıklarında ve kendilerini oyalayacak bir dış uyaran bulamadıklarında kendi iç seslerini duymaya başlamalarıdır. Boşluk anlarında, çocukluktan itibaren şekillenen içsel temsiller gün yüzüne çıkar.

Eğer bireyin iç dünyasında destekleyici bir iç ses hakimse, kişi kendisiyle vakit geçirmekten keyif alır, kendine yatırım yapar ve kişisel bir alan oluşturabilir. Ancak eleştirel ve yargılayıcı bir iç ses söz konusuysa, birey bu cezalandırıcı sesten uzaklaşmak ve kendini daha iyi hissetmek için sürekli farklı eylemlere yönelerek kendinden kaçmaya çalışır.

Çocukluk Dönemi ve Ebeveyn İlişkisinin Etkileri

İçimizdeki boşluk duygusu, dış dünya ile kurduğumuz ilk ilişkilerle şekillenmeye başlar. Birey; neyin kendisiyle, neyin ötekilerle ilgili olduğunu 0-3 yaş aralığında ebeveynleri ile kurduğu bağ sayesinde öğrenir. Bu dönemdeki ilişkinin niteliği, bireyin içsel kaynaklarını belirleyen en temel unsurdur.

Ebeveyn ilişkisinin içsel temsiller üzerindeki etkileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Destekleyici İlişki: Ebeveynlerin besleyici, güç veren ve destekleyen tutumu, bireyin hayatı boyunca yaslanabileceği güçlü bir içsel kaynağa dönüşür.
  • Yıkıcı İlişki: Yargılayıcı, cezalandırıcı ve aşağılayıcı tutumlar, bireyi zayıflatan olumsuz temsillere dönüşür.
  • Güvensiz Bağlanma: Çocukluk yıllarında yeterince güvenli ve destekleyici bir bağ kurulamazsa, yetişkinlikte derin bir içsel boşluk duygusu ortaya çıkar.

Ebeveynlerle kurulan kötü içselleştirilmiş ilişkiler, zamanla bireyin içindeki saldırganlığı besleyerek yıkıcı davranışlara ve olumsuz duygulara zemin hazırlar.

Boşluk Duygusunu Doldurma ve Dönüştürme Yolları

Özellikle ergenlik yıllarında hissedilen boşluk duygusu, yeni ve ideal bir ilişki modeliyle yeniden yapılandırılabilir. Bu süreçte ebeveyn figürünün yerini tutabilecek farklı kişi veya kavramlar devreye girebilir:

  1. İdeal İlişkiler: Bir öğretmenin veya ustanın rehberliğinde içsel dünya yeniden şekillenebilir.
  2. İnanç ve Davalar: Bir ideolojiye veya davaya inanmak, anlam arayışına yanıt verebilir.
  3. Tutkulu Aşklar: Büyük bir aşk, geçmişten gelen olumsuz ebeveyn temsillerini güncelleyerek duygusal boşluğu doldurabilir.

Birey, destekleyici bir iç ses oluşturamadığı sürece, bu boşluk hissi her geçen gün derinleşerek hayatın temel şikayeti haline gelebilir.

Psikoterapi ve İçsel Temsillerin Yeniden İnşası

Yetişkinlik döneminde, profesyonel bir destek almadan boşluk duygusuyla baş etmek çocukluk ve ergenlik dönemine göre çok daha zordur. Psikoterapi süreci, bireyin kökleşmiş içsel temsilleri üzerinde çalışılmasına olanak tanır.

SüreçSağlanan Dönüşüm
AnalizMevcut yargılayıcı ve cezalandırıcı içsel temsiller belirlenir.
İlişkiTerapist ve danışan arasında güvene dayalı yeni bir bağ kurulur.
SonuçBoşluk hissi yerini; güvenli, besleyici ve destekleyici yeni içsel temsillere bırakır.

Terapi sayesinde birey, yaslanabileceği yeni dayanaklar oluşturarak içsel boşluk şikayetinden kurtulabilir ve daha sağlıklı bir benlik algısı geliştirebilir.

Etiketler

Duygusal boşlukBoşlukBoşluk hissiBoşluk hissi ve acı duymanın nedenleriduygusal boşluk sebepleri

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Savaş Polat

Klinik Psikolog Savaş Polat

Uzman Klinik Psikolog Savaş POLAT, 1984 yılında Reşadiye’de doğmuştur. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde lisans programını 2007 yılında başarıyla tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren kamu ve özel sektörde çeşitli kurumlarda psikolojik danışmanlık, eğitim ve seminer çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Bürosunda ve mahkemelerde bilirkişi-pedagog olarak görev almıştır.

İstanbul Esenyurt Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Bağlanma Stilleri ve İlişkiye Yansımaları” konulu çalışması ile tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog olmuştur. Psikoterapi Enstitüsü Genel Başkanı Uzman Dr. Tahir ÖZAKKAŞ tarafından verilen ve üç yıl süren,teorik-formülasyon-süpervizyon aşamalarından oluşan "Bütüncül Psikoterapi Eğitimini" başarı ile tamamlamıştır. DBE(Davranış Bilimleri Enstitüsü)’den EMDR “Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme”Gaziosmanpaşa Üniversitesinden  "Aile Terapisi",CİSED( Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği)’den Cinsel Terapi Eğitimlerini almıştır. 

Mesleki tecrübesi ile almış olduğu eğitimleri birleştirerek oluşturmuş olduğu "Dinamik Yönelimli Bütüncül Psikoterapi" anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bütüncül Psikoterapi:içerisinde bir çok kuramı ve tekniği barındıran, teorik bilgiyi işe yararlılık perspektifinde entegre ederek danışanların gerçekliğini anlamaya çalışan ve her danışanın bireysel ihtiyacına göre süreci yeniden şekillendiren dinamik bir psikoterapi armonisidir. Bu psikoterapi armonisi "Klasik Psikanaliz, Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Masterson Yaklaşımı, Kendilik Psikolojisi, İlişkisel Psikanaliz,Transaksiyonel Analiz,Varoluşçu Psikoterapi"gibi ekollerin parçalarından oluşan ve danışana özgü bir psikoterapi haline dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir.
Aile ve çift terapisinde duygu odaklı yaklaşımı,kaygı bozukluklarında ise EMDR ve bütüncül yaklaşımı kullanmaktadır.

Psikoterapi Enstitüsü, EMDR  gibi mesleki etiğe ve gelişime katkı sunan derneklerde üyeliğini devam ettirmektedir.
Türk PDR Derneği Üyesi olan Uzm. Kl.Psk. Savaş POLAT , ''İçimizdeki Yabancı'' kitabının yazarıdır. Evli, iki çocuk babasıdır ve mesleki çalışmalarına Tokat ve İstanbul’da devam etmektedir.

U

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.