Boşanma süreci, çiftlerin yıpranma süreci sonrasında evliliklerine son verme kararıyla birlikte gelen süreci temsil etmektedir. Bu sürece her ailenin tepkisi farklı olabileceği gibi, ailenin her bir üyesinin de karşılaşacağı yeni durumların şekli ve boyutu farklılaşmaktadır.

Boşanma sürecinin anne-baba ve çocuklar üzerinde sosyal ve psikolojik açılardan etki bıraktığı söylenebilir. Boşanma süreci çocukları olgunlaştırabildiği gibi, anne-babanın taraf tutması, diğer ebeveyne karşı yabancılaştırılması, baş etme yöntemlerinin bilinmemesi, boşanmaya yüklenen anlam ve boşanma sonrası yapılan düzenlemelerin, çocukların depresyon ve benlik saygısı üzerinde etki yarattığı anlaşılmıştır.

Bu dönemde, çocukların yaşına uygun açıklamalar yapılması, yakınlarından psiko-sosyal destek görmesi ve disiplinler arası profesyonel çalışmalar yürütülmesinin yaralı olacağı öngörülmektedir.

GİRİŞ

Boşanma, çiftlerin bir arada kalma ile gelen sorun ve uyumsuzluklarının yol açtığı yıpranma sürecine bir son vermesi olarak ele alınmaktadır. Boşanma süreci, gerilimin yükselmesi, ‘kendiliğin’ evlilikten ayrılması, yas süreci olmak üzere belirlenmiş bir döngüyü izlemektedir. İlişki sınırlarının, umutların, beklentilerin, yaşam şekillerinin her bir aile bireyi için yeniden belirlendiği bir durum ortaya çıkmıştır.

Boşanma beklenmedik bir geçiş dönemidir. Ailelerin farklı kırılma noktaları olduğundan boşanma sürecine karşı da farklı tolerans geliştireceklerdir. Boşanma süreci anne-baba ve çocuk üzerinde sosyal ve psikolojik etkiler bırakmaktadır.

Boşanma içindeki geçiş aşamalarından olan bireysel farkındalık, karar aşaması olarak düşünülebilir. Belirsiz gelecek ve acı veren kayıplar karar aşamasını zorlaştırabilir. Süreci başlatan taraf kendini daha hazır hissettiğinden yas sürecine başlamıştır.

Boşanma sürecinde çocukların olması, çiftin birbirleri ile rollerini ve ilişkilerini yeniden yapılandırırken çocukları kapsayacak, fakat eş rollerini dışarıda bırakacak şekilde olmalıdır. Çocuklar açısından boşanmayı incelendiğimizde, çocukların boşanmadan etkilenme durumunun çeşitlilik gösterdiği saptanmıştır. Yaş, cinsiyet, başa çıkma tarzları, kendine güven, var olan sosyal ilişkiler, aile içi süreçler, boşanma sonrası yapılan düzenlemeler boşanma atkisini şekillendirmektedir.

Çocuklar için boşanma kayıpları beraberinde getirebildiği gibi, bu deneyimden daha da olgunlaşmalarına da sebep olabilmektedir. Özellikle çocuğun velayetini alma durumlarında çocuklar bir ebeveyn tarafından diğer ebeveyne karşı bilinçli bir şekilde yabancılaştırılabilmekte ve çatışma ortamına maruz bırakılmaktadır. Diğer ebeveyn imajının yok olması, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu ve bunun gibi ruhsal bozukluklara yol açabilmektedir.

Bu dönemde çocuklara boşanmayı yaşına ve kavrayışına uygun şekilde açıklamak, boşanma sonrası yapılacak değişiklikleri çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemek, anne-baba olarak çocuğun geleceği hakkında ortak bir tutum sergilemek önemlidir. Çocukların yaşanan boşanma sürecindeki farklılıklardan dolayı boşanmadan belli bir şekilde etkilendiklerini söylemek güçtür.

En çok anne-babanın taraf tutmaya zorlamasının veya birbirini eleştirmesinin, sonrasında ise çocukların boşanmaya yüklediği anlamın, boşanma sonrası yapılan düzenlemelerin çocukların benlik kavramı ve depresyon seviyelerini etkilediği görülmüştür.

Özellikle düzenleme ve kuralların net olduğu boşanmış ailelerdeki psikolojik durumun çocuklar için daha iyi olduğu anlaşılmaktadır. Boşanma süreci ile gelen belirli güçlüklerle baş etme yöntemlerinde bilgi ve iç görü kazanmak için ihtiyaç duyan kişilerin danışmanlık hizmetinden, psiko-eğitimsel çalışmalardan ve destek gruplarından yararlanması faydalı görülmektedir.

Bunun yanında, çocukların yakın çevresinden gördüğü psiko-sosyal desteğin hayatlarını kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Aile ortamında ortaya çıkacak sorunlardan yetişkinlerle birlikte çocukların da önemli ölçüde etkilenme riski olduğu düşünüldüğünde, profesyonel çalışmaların disiplinler arası yaklaşımlarla yürütülmesi önemlidir. Aile parçalanması yaşamalarına rağmen sorunları çözen yetişkinlerin ve çocukların uyum düzeylerinin artacağı unutulmamalıdır.


Aydın Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!