Doktorsitesi.com

Bir Narsistle Yaşamak

Dr. Psk. Erdal Usluer
Dr. Psk. Erdal Usluer
9 Aralık 2020200 görüntülenme
Randevu Al
Bir Narsistle Yaşamak
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Narsisizm: Özünde Değersizlik Yatan Bir Kişilik Bozukluğu

Narsisizm, temelde kişinin kendisini derinlerde değersiz görmesini ödünlemek ve bu duyguyla başa çıkabilmek için geliştirdiği, büyüklenmeci davranışlar içeren önemli bir kişilik bozukluğudur. Bu durum hem bireyin kendisini hem de sosyal çevresini oldukça yoran bir süreçtir. Kendisini her zaman ve her yerde merkeze koyan biriyle yaşamak, karşıdaki kişi için ciddi bir duygusal yorgunluk kaynağıdır.

Narsisizmin kökenlerine bakıldığında, epigenetik nedenlerin yanı sıra ağırlıklı olarak kişinin çocukluk yıllarındaki olumsuz yaşantılarından kaynaklandığı görülmektedir. Narsist bireyler, içsel değersizlik hislerini bastırmak adına çevrelerine ve kendilerine "en değerli kişi" olduklarını kanıtlama çabası içine girerler.

Narsist Kişilik Türleri ve Davranış Biçimleri

Narsist bireyleri davranış modellerine göre üç ana grupta incelemek mümkündür. Her grubun kendini değerli hissetme yöntemi farklılık gösterir:

1. Nobel Ödüllü Narsistler

Bu gruptaki kişiler genellikle oldukça başarılıdır ve çevrelerinde sürekli başarılarının konuşulmasını isterler. Diplomaları, ödülleri ve başarı hikayeleri hayatlarının merkezindedir. Normal başarılı insanlardan farkları, başarılarının takdir edilmesi için sürekli özel zemin hazırlamaları ve gözünüzün içine bakarak övgü beklemeleridir. Mütevazı olmak yerine, konuyu ne yapıp edip kendi başarılarına getirirler.

2. Sınır Tanımayan Narsistler

Kendi değersizlik çekirdeklerini korumak için savunma mekanizması olarak saldırganlığı kullanırlar. Çevresindeki kişileri sürekli eleştirir, küçümser ve onlarla alay ederler. Bu tür bir eşle yaşayan kişiler, bir süre sonra kendilerini işe yaramaz ve aşağılık hissedebilirler. Oysa bu durum, narsist bireyin semptomlarının karşı tarafa yansımasıdır.

3. Verici Narsistler

Bu kişiler dışarıdan "hiç kimseye hayır diyemeyen" çok iyi insanlar olarak görünürler. Ancak buradaki iyilik hali, takdir toplama ve konuşulma amacına hizmet eder. Yaptıkları iyiliklerin her fırsatta anlatılmasını beklerler. Eğer bekledikleri teşekkürü veya ilgiyi göremezlerse, bu duruma ciddi şekilde bozulur ve tepkilerini net bir şekilde hissettirirler.

Narsist Türlerinin Karşılaştırmalı Özellikleri

Narsist TürüTemel MotivasyonuDavranış Biçimi
Nobel ÖdüllüBaşarı ve StatüSürekli başarılarından bahsetme ve övgü bekleme
Sınır TanımayanÜstünlük KurmaEleştirme, küçümseme ve çevreye saldırma
Vericiİyilikle OnaylanmaAşırı yardımseverlik ve iyiliğin reklamını yapma

Narsist Bir Bireyle Yaşamak ve Tedavi Süreci

Bir narsist; sevilmemeye, eleştirilmeye veya başarılarının takdir edilmemesine tahammül edemez. Beklentileri karşılanmadığında önce ilişkiyi kötüleştirir, sonuç alamazsa tamamen bitirir. Kişilik bozukluklarının tedavisi oldukça zordur ve bazen mümkün olmayabilir. Bazı vakalarda semptomların 40'lı yaşlardan sonra hafiflediği gözlemlenmiştir.

Eğer bir narsistle yaşıyorsanız, şu stratejileri izlemeniz yaşam kalitenizi artırabilir:

  • Karşınızdaki kişinin hangi narsist grubuna dahil olduğunu belirleyin.
  • Narsistlerin özellikleri hakkında detaylı bilgi edinerek farkındalık kazanın.
  • Onu terapiye ikna etmeye çalışmak yerine, kendi sınırlarınızı korumak için profesyonel yardım alın.

Psikolojik Bir Rahatsızlık Olarak Kabul Etme

Psikolojik rahatsızlıkları kabul etmek, fiziksel hastalıklar gibi gözle görülür bir neden olmadığı için zordur. Ancak narsisizmin bir psikolojik rahatsızlık olduğunu bilmek sizi rahatlatacaktır. Nasıl ki kanser olan birine hastalığı için kızmıyorsak, narsist birinin de bu davranışları size kasten zarar vermek için değil, rahatsızlığı nedeniyle yaptığını anlamak önemlidir.

Etiketler

NarsistKonuşma bozukluğuNarsist kişilik bozukluğukonuşma bozuklukları

Yazar Hakkında

Dr. Psk. Erdal Usluer

Dr. Psk. Erdal Usluer

1991 yılında Ankara Üniversitesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler bölümünden mezun olduktan sonra Wuppertal Üniversitesi Psikoloji Bölümünde (Almanya) yüksek lisans çalışmasına başlamıştır. 1993-1996 yılları arasında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Psikolojik Danışma bölümünde yüksek lisansını tamamladı ve aynı bölümde doktora eğitimine başladı. Daha sonra Universidad Empresarial (UNEM) da Phd (Psikoloji) doktorasını tamamladı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.