“bir kadın eğer bile bile, göz göre göre ateşe doğru koşuyorsa, arkasında daha büyük bir ateş vardır''

“bir kadın eğer bile bile, göz göre göre ateşe doğru koşuyorsa, arkasında daha büyük bir ateş vardır''

Seanslarımda konuşulanları, gelenlerin hikâyelerini paylaşmayı istemiyorum. Hatta “şu da yaşanabiliyor” diye bir olgu örneği verdiğimde, o konu ile ilgili bir şeyler paylaştığım danışanlarımın mahremiyetine sadık kalmamışım gibi geliyor. İzin alıp paylaşmak belki o danışanımı rahatsız etmeyecektir. Ancak, bir başka gelen danışanımı rahatsız edebilir diye dikkat etmeye çalışıyorum. Bu nedenle de olabildiği kadar okuduklarımdan paylaşımlar yapmak daha güvenli bir alanda duruyordu benim için.

İlham yeri seans olsa da, paylaştığım danışanım ile de alakalı olmadığı için rahatça bir şekilde yazabiliyorum. Sadece oradaki durumu anlamamıza yardımcı olmuştu.

Kadına şiddet ve kadın cinayetlerini durduramama ve intiharlar son zamanlarda başımı ağrıtan güncel konulardan. Oysaki yapılabilecek o kadar çok şey varken, insanlarımızın tek çare/çözüm olarak, kendilerine kastedecek kişiyi veya intiharı görmeleri karşısında soğukkanlılığımı kaybediyorum.

Olay yaşandıktan sonra “Be kardeşim! Görmedin mi bu adamın ne mal olduğunu?” sorularını hangimiz sormuyoruz ki?

Şunu söylerken buldum kendimi: bir kadın eğer bile bile, göz göre göre bir ateşe doğru koşuyorsa, arkasında daha büyük bir ateş vardır. Veya daha kötüye razı olmak ile birilerini, bir şeyi koruyor. Yani o mantıksız kararın onun dünyasında bir işlevi var. Bir şeyleri telafi ediyor. Ya da bir temel ihtiyacını doyuruyor. Bunu fark etmeden ne yaptığının farkına varamayacaktır. Özellikle uyarıyı yaptınız ve bu koruma gayretleriniz artık baskıya dönüşüyor ve yakınınız sizden daha fazla şey saklar olduysa, yardım alın. Ama önce kendinizi hedefleyin. Bizim aile sistemimizde genel olarak bir sorun olmayabilir. Ama ailemizin bu ferdine ters gelen bir şeyler var. Veya onun hayatında bir şeyler yolunda gitmiyor. Bilindik sorun çözme davranışlarımız işe yaramıyor.

Hatta şöyle deyin: bir şeyler oldu ve sen bizden uzaklaşıyorsun. Bizim senin için gördüklerimiz sana iyi gelmiyor. Bu gidişatın sonu bizi korkutuyor. Bir şeyler yapmak istiyoruz. İstiyoruz ki bu profesyonel olsun. Ama her ne derse onu yapalım.

Kim haklı? değil. Hata kimde? de değil. Bütün arayışlar anlama amaçlı olmalı. Unutmayalım, en uçuk tercih ve davranış şeklinin dahi onun hayatında bir işlevi var.  Kişi önce kendini ikna eder. Asıl olan hayattır.

Bir kadın/insan eğer bile bile, göz göre göre bir ateşe doğru koşuyorsa, arkasında daha büyük bir ateş vardır.

Bu makale 9 Şubat 2021 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Uzm. Psk. Dan. Yusuf Aydın, 1978 yılında Adıyaman/Besni doğumludur. Lisans öncesi eğitimlerini başarı ile tamamlayarak 1999 yılında İnönü Üniversitesi PDR bölümünden mezun olmuştur.

Gaziantep Üniversitesi PDR de Yüksek lisans(Tezsiz) yapmıştır. Bitirme projesini “Psiklojik Yardım Becerileri” üzerinde yapmıştır

Aile Danışmanlığı sertifikası almıştır. Psiklojik testler derneğinden WİSC R testini aldım. TYT 9 – 11 uygulama sertifikası vardır. Davranış Bilimleri  Enstitüsü'nden I ve  II. Düzey EMDR eğitimini almıştır. 

Uzm. Psk. Dan. Yusuf Aydın, mesleki çalışmlarına ise Başarı Danışmanlık ve Nöroterapi Merkezi'nde devam etmektedir.

Ayrıca Çilek Zeka oyunları Evi kurumuna üstün yetenekliler alanında danışmanlık yapmaktadır.

Etiketler
İlişki problemi
Uzm. Psk. Dan. Yusuf Aydın
Uzm. Psk. Dan. Yusuf Aydın
Gaziantep - Psikoloji
Facebook Twitter Instagram Youtube