Doktorsitesi.com

Bilim penceresinden oruca bakış ve Bugüne kadar fark etmediğimiz eksiklikler

Uzm. Dr. Mustafa İkizek
Uzm. Dr. Mustafa İkizek
10 Mayıs 2020251 görüntülenme
Randevu Al
Bilim penceresinden oruca bakış ve Bugüne kadar fark etmediğimiz eksiklikler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Oruç Kültürü ve Tarihsel Gelişimi

Aralıklı oruç, gün aşırı oruç, su orucu veya tedavi amaçlı oruç gibi pek çok farklı isim altında uygulanan aç kalma modelleri mevcuttur. Bu uygulamalar kimi zaman dini bir ibadet, kimi zaman ise tıbbi bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkar. Tüm inanışlarda oruç ritüelleri köklü bir geçmişe sahiptir. Budistlerin Danjikisi, Hristiyanların Okaristi ve kilise orucu, Yahudilerin ise Yom Kippur uygulamaları bu evrensel geleneğin örnekleridir.

Kutsal kitaplarda da orucun önemi vurgulanmaktadır. Bakara Suresi (182-184) ayetlerinde, orucun korunma vesilesi olarak farz kılındığı belirtilirken; Matta 4,2 bölümünde Hz. İsa'nın kırk gün süren orucundan bahsedilir. Yüksek kalorili gıda alımını kısıtlayan bu bilinçli eylem; geleneksel, ruhsal ve tıbbi nedenlerle dünya genelinde uygulanmaktadır. Bu uygulamaların en düzenli ve uzun süreli olanı Ramazan orucu, bedensel ve ruhsal temizlik için büyük bir fırsat sunar.

Avrupa'da Oruç Terapisi: Dr. Otto Buchinger ve Klinik Uygulamalar

Almanya'da orucun kronik hastalıklar üzerindeki tedavi edici etkisi uzun yıllardır bilimsel bir temel üzerinde yürütülmektedir. Alman donanmasında askeri hekimlik yapan Dr. Otto Buchinger, 1922 yılında ilk oruç kliniğini açarak bu alanda öncü olmuştur. Kızı Maria Buchinger'in katkılarıyla Avrupa'ya yayılan bu ekol, 1982 yılında Tıbbi Oruç ve Beslenme Derneği'nin kurulmasını sağlamıştır.

Alman sağlık sisteminde kabul gören bu terapi yöntemi, doktor tavsiyesi ile hastaların 4 ile 21 günlük periyotlar halinde yatılı tedavi görmesini kapsar. Ülkemizde ise orucun tıbbi tedaviye uyarlanması konusunda henüz kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır.

Otofaji ve Nobel Ödüllü Açlık Araştırmaları

2016 yılında Nobel Komitesi, açlık ve otofaji (hücrenin kendi kendini sindirmesi) üzerine yaptığı araştırmalarla Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi’yi Nobel Tıp Ödülü’ne layık görmüştür. Ohsumi’nin çalışmaları, açlık süreçlerinin insan bedeni üzerindeki hayati faydalarını bilimsel olarak ispatlamıştır.

Bilimsel Literatürde Oruç ve Kronik Hastalıklar

Science ve Lancet gibi prestijli dergilerde yayımlanan araştırmalar, fasting (oruç) terapi yönteminin önemine dikkat çekmektedir. Tıbbi literatürde Ramazan orucu, "kısa süreli aralıklı oruç" olarak tanımlanır. Terapötik açlık uygulamalarında, vücudun besinsiz kalmasına yol açmadan günlük yaklaşık 500-800 kilokalori alımı hedeflenir.

Hastalık TürüUygulanan YöntemSonuç
Romatoid ArtritOruç + Vejetaryen DiyetHastalık aktivitesinde önemli azalma
Hipertansiyon7-21 Günlük Tıbbi OruçKan basıncında düzelme
Tip 2 DiyabetKalori KısıtlamasıMetabolik iyileşme

Orucun Fayda Sağladığı Başlıca Rahatsızlıklar

Tıbbi amaçlı revize edilmiş oruç uygulamalarının; kronik ağrı sendromları, kolesterol yüksekliği ve metabolik sendrom gibi pek çok durumda etkili olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır. Orucun sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:

  • Anti-aging (yaşlanma karşıtı) etkiler gösterir.
  • Yaşam süresini uzatabilme potansiyeline sahiptir.
  • İnflamatuar ve dejeneratif hastalıkların ilerlemesini yavaşlatır.
  • Hastalıkları önlemede koruyucu bir kalkan oluşturur.

Ramazan Ayının Son Dönemi İçin Sağlıklı Beslenme Önerileri

Ramazan ayının son 14 gününü maksimum sağlık faydasıyla tamamlamak için şu kurallara dikkat edilmelidir:

  1. Bitkisel Kaynaklı Beslenme: Mümkün olduğunca bitkisel gıdalara yönelin.
  2. Sıvı Tüketimi: Günlük 1500-2500 cc su tüketilmelidir.
  3. Elektrolit Dengesi: Mineral kaybını önlemek için iftardan 2 saat sonra sade soda için.
  4. Fiziksel Aktivite: İftardan 1 saat sonra hafif terletecek düzeyde hareket edin.
  5. Dinlenme: İkindi vaktinde 30 dakikalık kısa uykular iftar sonrası zindelik sağlar.
  6. Ekmek ve Şeker: Ekmek tüketimini minimuma indirin; tatlı ve meyveyi son 10 gün neredeyse tamamen kesin.
  7. Sahur Stratejisi: Sahura kalkmamak veya sadece su içip yatmak tercih edilebilir.
  8. Bağırsak Sağlığı: Kabızlık durumunda geçici olarak magnezi kalsine kullanılabilir.

"Oruç tutun sıhhat bulun" öğretisinin temelinde, vücudun enerji dengesini korumak yatar. Eğer iftar ve sahurda alınan enerji 800 kalorinin üzerine çıkıyor ve kilo alımı gerçekleşiyorsa, orucun tıbbi faydalarından yararlanılmıyor demektir. Unutulmamalıdır ki; can boğazdan gelmez, can boğazdan çıkar. Sağlıklı bir yaşam stratejisi sadece Ramazan ile sınırlı kalmamalı, bir ömür boyu sürdürülmelidir.

Etiketler

Beslenme düzeniBeslenmede doğru bilinen yanlışlarBeslenme konusunda ilginç bilgilerBeslenme önerileriBeslenme kontrol listesiOruç ve kalp sağlığıOruç tutuyorumOrucun insan vücuduna faydasıOruç tutmaAçlık düzeyiAçlık glukozOruç ve diyetOruç tutarak zayıflama ihtimaliOruç tutarken ne yemeliOruç tutacaklara önerilerOruç tutarken nasıl beslenmelifastingaçlık tedavisi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Mustafa İkizek

Uzm. Dr. Mustafa İkizek

Ege Üniversitesi’nden mezun İç Hastalıkları Uzmanı olan hekim 18 yıllık mesleki tecrübeye sahiptir. Kronik hastalıkların tedavisinde güncel tıp anlayışının yetersiz kaldığına inandığından İntegratif Tıp uygulamalarına ilgi duymuştur. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin integratif tıp uygulamaları ile ilgili eğitimlerine katılarak Fitoterapi Ozon Hiridoterapi Kupa ve Nöral Terapi eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde yaygın olarak kullanılan Biyorezonans eğitimlerini de alarak kronik hastalıkların tedavisine uyarlamıştır. Tüm dünyada kabul görmüş tamamlayıcı tedavi yöntemlerini güncel tıp uygulamaları ile harmanlayarak hastalarına yardımcı olmaya çalışmaktadır. Çeşitli dergilerde yayınlamış makaleleri olan hekimin bütünleyici tıp uygulamaları ile ilgili çalışmaları da sürmektedir. Romatizma ve diyabet hastalıkları özel ilgi alanıdır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.