Doktorsitesi.com

Bel ve boyun fıtığı tedavisinde mls laser terapi

Uzm. Dr. Mehmet Yavuz
Uzm. Dr. Mehmet Yavuz
5 Mayıs 20102399 görüntülenme
Randevu Al
Bel ve boyun fıtığı tedavisinde mls laser terapi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Fıtığı Nedir ve Neden Oluşur?

Bel fıtığı, bel bölgesinde hissedilen; belden veya kalçadan başlayarak ayaklara kadar yayılan şiddetli ağrılarla karakterize bir rahatsızlıktır. Bu ağrılar bazen dayanılmaz boyutlara ulaşarak kişinin hareket kabiliyetini ciddi şekilde kısıtlayabilir. Özellikle öksürme ve hapşırma gibi vücut içi basıncı artıran eylemler, ağrıların şiddetlenmesine neden olmaktadır.

Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve kasların yeterince kullanılmaması, bel ve boyun fıtıklarının görülme sıklığını artırmaktadır. Omurlar arasında, merkezinde jelimsi kauçuk kıvamında bir madde bulunan yuvarlak kıkırdakımsı çekirdekler yer alır. Bu çekirdekler aşındığında, içteki doku dışa doğru hareket ederek sinir köklerini sıkıştırır ve fıtıklaşma meydana gelir.

Bel Fıtığı Tedavisinde Lazer Yöntemleri

Lazerle bel fıtığı tedavisi günümüzde iki temel yöntemle uygulanmaktadır. Bu yöntemler arasındaki farklar, tedavinin başarısı ve hastanın konforu açısından kritik öneme sahiptir:

  1. Endoskopik Yöntem: Cerrahi bir girişimdir. Lazerle fıtıklaşan dokunun yakılması (lazer diskektomi) esasına dayanır. Dar bir alanda çalışıldığı için genellikle sadece tek bir sinir kökü baskıdan kurtarılabilir.
  2. Perkütan Yöntem: Vücuda iğne veya benzeri bir alet sokulmadan uygulanır. Etki alanı geniştir; aynı anda 3-4 sinir köküne birden müdahale edilerek baskı ve ödem ortadan kaldırılabilir.

Endoskopik ve Perkütan Yöntem Karşılaştırması

ÖzellikEndoskopik YöntemPerkütan Yöntem (MLS Lazer)
Uygulama ŞekliCerrahi Girişim / AnesteziAmeliyatsız / Acısız
Etki AlanıTek bir sinir kökü3-4 sinir kökü
RisklerSinir yapışıklığı, damar hasarıYan etkisi yoktur
TekrarlanabilirlikMaliyet ve risk nedeniyle zorSeanslar halinde güvenle uygulanır

MLS Lazer Terapinin Ameliyata Karşı Üstünlükleri

Klasik bel ve boyun fıtığı ameliyatlarından sonra hastanın normal hayatına dönmesi yaklaşık 6 ayı bulabilmektedir. Ayrıca cerrahi müdahalelerde anestezi komplikasyonları ve kalıcı operasyon izleri (skatris) gibi riskler mevcuttur. Birçok hastada ameliyat bölgesindeki hassasiyet nedeniyle nüks (tekrarlama) görülmekte, bu da kişileri birden fazla ameliyat olmaya ve iş gücü kaybına sürüklemektedir.

MLS Lazer Terapi, ameliyatın ancak düşük ayak veya sfinkter fonksiyon kaybı gibi acil durumlarda tercih edilmesi gerektiği gerçeğinden yola çıkarak modern bir alternatif sunar. Bu yöntemle uygulama bölgesindeki ağrı, enflamasyon ve ödem tamamen ortadan kaldırılır. Derin dokulardaki kas lezyonları, lif zedelenmeleri ve kıkırdak harabiyetleri onarılarak doku iyileşmesi sağlanır.

Sıkça Sorulan Sorularla MLS Lazer Terapi

MLS Lazer Terapinin yan etkisi var mıdır?

Hayır, bu tedavi yönteminin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Tedavi kaç seans sürmektedir?

Normal perkütan lazer uygulamalarında 30-40 seans gerekebilirken, ileri teknoloji ürünü olan MLS Lazer uygulamalarında genellikle 10 seans yeterli olmaktadır.

MLS Lazerin başarı oranı nedir?

Ameliyat ve anestezi riski taşımayan bu yöntemin başarı oranı %99 gibi oldukça yüksek bir seviyededir.

Nörolojik kusurlar bu tedaviyle düzelir mi?

Hastada gelişen his kaybı, refleks kaybı, kaslarda incelme (atrofi) ve kuvvet kaybı gibi nörolojik sorunlar tamamen veya tama yakın bir şekilde iyileşebilmektedir.

Tedavi sırasında veya sonrasında süreç nasıldır?

Hasta uygulama esnasında herhangi bir ağrı veya sızı hissetmez. Klinik tabloya bağlı olarak, hastalar genellikle bir hafta içinde günlük iş yaşamlarına geri dönebilmektedir. MLS Lazer, iş gücü kaybını minimize eden, maliyet ve konfor açısından cerrahi yöntemlerle kıyaslanamayacak kadar avantajlı bir tedavi seçeneğidir.

Etiketler

SeansEndoskopiBelBoyunMls laser terapiMls tedavi

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.