Doktorsitesi.com

BEL AĞRILARI Neyin habercisidir?

Prof. Dr. Mehmet Sedat Çağlı
Prof. Dr. Mehmet Sedat Çağlı
11 Temmuz 2016647 görüntülenme
Randevu Al
BEL AĞRILARI Neyin habercisidir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Ağrısı Nedir? Bel Bölgesinin Anatomik Yapısı

Bel, vücut ağırlığını taşıyarak kalçadan bacaklara aktaran ve gövdenin hareketli olmasını sağlayan kritik bir yapıdır. Bu bölgede 5 adet omur, omurlar arasında yastıklama görevi gören kıkırdak diskler, eklem yapıları ve destekleyici yumuşak dokular bulunur. Bel omurları, hayati öneme sahip olan omurilik ve sinir köklerini korumakla görevlidir; bu bölgede hissedilen tüm ağrılar genel olarak bel ağrısı şeklinde tanımlanır.

Bel Ağrısının Toplumsal ve Ekonomik Etkileri

Bel ağrısı, dünya genelinde oldukça sık karşılaşılan ve her yaş grubunda görülebilen bir sağlık sorunudur. Sağlık kuruluşlarına başvuru nedenleri arasında her toplumda ilk üç sırada yer alan bu şikayet, ciddi bir iş gücü kaybına yol açar. Bel ağrısına neden olan hastalıklar, özellikle çalışan nüfusu etkileyerek tedavi maliyetlerini ve ekonomik yükü küresel ölçekte artırmaktadır.

Sürelerine Göre Bel Ağrısı Çeşitleri

Bel ağrıları, semptomların devam etme süresine bağlı olarak iki ana grupta incelenmektedir:

Ağrı TürüSüreÖzellikleri
Akut Bel Ağrısı12 haftaya kadarGenellikle mekanik nedenlidir; %50'si bir haftada iyileşir.
Kronik Bel Ağrısı3 aydan uzunTüm vakaların %5'ini oluşturur; romatizmal veya ciddi organ hastalıkları kaynaklı olabilir.

1. Mekanik Bel Ağrısı ve Belirtileri

Mekanik bel ağrısı, beli oluşturan kas, kemik, bağ ve disk gibi yapıların zorlanması veya travmaya maruz kalmasıyla oluşur. Bu ağrılar; kas-iskelet sistemi hastalıkları ve omurga hastalıkları olmak üzere ikiye ayrılır. Hatalı vücut duruşu, stres veya bacak boyu farkı gibi nedenlerin yanı sıra; bel fıtığı, bel kayması ve dar kanal gibi ciddi omurga sorunları da bu grupta yer alır.

Mekanik bel ağrısının temel özellikleri şunlardır:

  • Genellikle ağrıyı başlatan olay veya zaman net olarak bilinir.
  • Sıklıkla 30-50 yaş aralığında görülür.
  • Hasta, ağrının olduğu bölgeyi eliyle net bir şekilde gösterebilir.
  • Dinlenmekle azalırken, ayakta durma ve fiziksel aktivite ile şiddetlenir.
  • Ağrı bacağa, topuğa veya ayak baş parmağına yayılabilir; yanma ve uyuşma eşlik edebilir.
  • Hastalar gece siyatik sinir gerilmesi nedeniyle uyanabilir ve rahatlamak için dizlerini bükme ihtiyacı duyarlar.

2. Romatizmal Bel Ağrısı (Spondilartritler)

Romatizmal bel ağrısı, sinsi bir başlangıca sahiptir ve hasta ağrının tam olarak ne zaman başladığını hatırlayamaz. Genellikle 20-30'lu yaşlarda ortaya çıkan bu ağrılar, kronik bir seyir izler. Romatizmal ağrıların en ayırt edici özelliği, sabahları görülen bel tutukluğudur.

Hastalar sabah uyandıklarında hareket etmekte zorlanır ve ancak egzersiz yaptıktan sonra rahatlayabilirler. Gece uykusundan ağrıyla uyanma ve yatakta dönerken zorlanma, bu tür ağrılarda sıkça karşılaşılan klinik tablolardır.

3. Yansıyan Bel Ağrısı

Yansıyan bel ağrısı, karın zarının (periton) arkasında yer alan iç organlardaki, lenf bezlerindeki veya damarlardaki değişimler sonucu oluşur. Özellikle gençlerde görülen testis tümörleri ve lenfoma gibi hastalıklar, romatizmal ağrılarla karıştırılabilir. Bu ağrı türü, mekanik veya romatizmal ağrılardan farklı olarak hareketten veya istirahatten etkilenmez.

Yansıyan bel ağrısının karakteristik bulguları:

  • Ağrının başlangıcı sinsidir ve yeri tam olarak belirlenemez.
  • İstirahatle azalmaz, egzersizle değişmez; şiddeti sabit kalır.
  • Ağrıya; iştahsızlık, kilo kaybı, ateş ve halsizlik gibi yapısal şikayetler eşlik eder.
  • Omurga dışı ciddi hastalıkların (kanser vb.) bir belirtisi olarak ortaya çıkabilir.

Etiketler

Bel ağrısı ve egzersizBel ağrısı nedenlerBel ağrısının sebepleriBel ağrı nedenleriBel ağrısı hastalıklarıBel ağrısı ilaç tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Sedat Çağlı

Prof. Dr. Mehmet Sedat Çağlı

Prof.Dr Sedat ÇAĞLI, 12 Şubat 1968 tarihinde Cizre'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji) uzmanlık eğitimini 1990-1998 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tamamlamıştır. 2004 yılında Doçent’lik ünvanı, 2010 yılında ise Profesor ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.