Bebek ve çocuklarda kusma

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Çocuklarda Kusma ve Şeker Metabolizması İlişkisi
Çocuklarda şeker metabolizmasında meydana gelen dengesizlikler, çeşitli nedenlere bağlı olarak yineleyen kusma nöbetlerine yol açabilmektedir. Özellikle asetonemik kusma olarak adlandırılan bu krizleri önlemek adına yağ tüketimini sınırlamak ve tetikleyici bir unsur olan psikolojik etkenleri ortadan kaldırmak büyük önem taşır. Kusma, mide içeriğinin kramp benzeri kasılmalarla ağızdan boşaltılması eylemidir ve tek başına bir hastalık değil, farklı rahatsızlıkların bir belirtisidir.
Bebeklik döneminden itibaren sıkça karşılaşılan bu durum, tamamen zararsız olabileceği gibi ciddi bir hastalığın habercisi de olabilir. Kusmanın değerlendirilmesinde; kusma biçimi, çocuğun yaşı ve eşlik eden diğer klinik bulgular mutlaka dikkate alınmalıdır. Enfeksiyonlar ve ruhsal etkenlerin yanı sıra; merkezi sinir sistemi, idrar yolları ve sindirim sistemi bozuklukları inatçı kusmaların temel nedenleri arasında yer almaktadır.
Bebeklerde Kusma Türleri ve Nedenleri
Yenidoğan döneminde görülen ağır kusmalar; yemek borusu veya onikiparmak bağırsağının doğuştan kapalı olması, pilor (mide kapısı) darlığı, diyafram fıtığı ve doğum sırasındaki beyin zedelenmeleri gibi ciddi durumlardan kaynaklanabilir. Bununla birlikte, doğumda yutulan amniyon sıvısı ilk 24 saatte zararsız kusmalara neden olabilir. Bebeklerde kusmalar, klinik özelliklerine göre şu gruplara ayrılır:
Regürjitasyon ve Reflü
Regürjitasyon, beslenmeden sonra alınan gıdanın bir kısmının çabasızca geri gelmesidir. Bulantı veya şiddetli kasılma içermediği için gerçek kusmadan ayrılır ve genellikle zararsızdır. Reflü ise yemek borusu ile mide arasındaki kapakçık sisteminin olgunlaşmamasıyla ilgilidir. Bebeklerde morarma, nefes alamama ve her yemekten sonra görülen şiddetli kusmalar ile kendini belli eder. Çoğu vaka 1 yaş civarında düzelirken, bir kısmında ilaç tedavisine devam edilmesi gerekir.
Doğuştan Mide Kapısı Darlığı ve Pilor Spazmı
Konjenital pilor stenozu (mide kapısı darlığı), yaşamın 2. veya 3. haftasında başlayan fışkırma tarzında kusmalarla karakterizedir. Öte yandan, hırçın ve aşırı hareketli bebeklerde görülen pilor spazmı, inatçı ve fışkırır tarzda olsa da kilo kaybına veya susuzluğa yol açmaz. Bu durumda genellikle gevşetici ilaç tedavisi uygulanır.
Bir Yaşından Sonraki Çocuklarda Kusma ve Aseton Krizleri
Bir yaşından büyük çocuklarda kusma genellikle basit enfeksiyonlara veya ruhsal nedenlere dayanır. Özellikle okula yeni başlayan çocuklarda sabahları görülen kusmalar sıklıkla psikolojik kökenlidir. Ancak karın ağrısının eşlik ettiği durumlarda apandisit, bulantısız inatçı kusmalarda ise kafa içi yer kaplayan oluşumlar (tümör vb.) ihtimali değerlendirilmelidir.
Asetonemik Kusma (Aseton Krizleri)
Şeker, yağ ve protein metabolizmasındaki dengesizliklerden kaynaklanan bu durum, vücudun enerji için yağları parçalaması sonucu ortaya çıkan keton cisimlerinin birikmesiyle oluşur.
Asetonemik kusmanın temel özellikleri şunlardır:
- Aseton Kokusu: Çocuğun nefesi aseton gibi kokar ve idrarında keton cisimleri bulunur.
- Tetikleyiciler: Yüksek ateş, açlık, yağlı beslenme ve aşırı efor.
- Seyir: Genellikle 1-2 yaşlarında başlar, ergenlikte kendiliğinden kaybolur.
- Belirtiler: Yüz solukluğu, uyku hali, karın ağrısı ve inatçı kabızlık eşlik edebilir.
Çocuklarda Kusmanın Sınıflandırılması
Çocuklarda görülen kusmaların nedenleri genel olarak şu şekilde kategorize edilebilir:
| Kategori | Nedenler |
|---|---|
| Beslenme Hataları | Midenin aşırı dolması, hava yutma, beslenme sonrası ani hareketler. |
| Sindirim Sistemi | Akut ishal, bağırsak tıkanması, apandisit, pilor spazmı. |
| Sinir Sistemi | Menenjit, beyin apseleri ve beyin tümörleri. |
| Enfeksiyonlar | Üst solunum yolu enfeksiyonları ve diğer sistemik hastalıklar. |
| Diğer | Psikolojik etkenler (sinirli çocuk yapısı) ve asetonemik kusmalar. |
Hangi Durumlarda Acil Doktora Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı mevcutsa çocuk derhal bir uzmana götürülmelidir:
- Kusma ile birlikte şiddetli karın ve mide ağrısı varsa,
- Sayıklama, sersemlik veya uykudan uyanmada güçlük görülüyorsa,
- Kusmukta kan tespit edilmişse,
- Vücut su kaybetmişse (tükürük azalması, az idrara çıkma, koyu ve kokulu idrar),
- Kusma çok şiddetli ve durdurulamıyorsa.
Kusma Sonrası Bakım ve Beslenme Önerileri
Çocuk kustuktan hemen sonra beslenmemeli, mide en az bir saat dinlendirilmelidir. Sonrasında izlenecek adımlar şunlardır:
- Önce yarım çay bardağı su verilmeli; eğer kusma olmazsa miktar kademeli artırılmalıdır.
- Su içtikten sonra kusma tekrarlarsa, 20 dakika bekleyip sadece bir yemek kaşığı su verilmelidir.
- Tolere edebiliyorsa; kraker, bisküvi, yağsız süt, meyve suyu veya çorba gibi hafif gıdalar verilmelidir.
Bebeklerde Kusmayı Hafifletmek İçin İpuçları
- Hava Yutmayı Önleyin: Biberonu eğik tutarak emziğin tamamen sütle dolu olmasını sağlayın.
- Gaz Çıkartma: Beslenme sonrası bebeği sallamayın, gazını mutlaka çıkartın.
- Yatış Pozisyonu: Başın altına hafif bir yükselti koyun; önce sola, sonra sağa yatırın.
- Alt Değiştirme: Bebeğin altını beslenmeden sonra değil, önce değiştirin.
- Kıvamı Artırın: Doktor önerisiyle mamayı koyulaştırmak (koyulaştırılmış özel mamalar kullanmak) kusmayı azaltabilir.



