Bebek ve çocuklarda işitme testleri

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Yenidoğanlarda İşitme Taraması ve Erken Teşhisin Önemi
Ülkemizde doğuştan gelen işitme kayıplarının erken dönemde tespit edilebilmesi amacıyla, yenidoğan bebeklerde Oto Akustik Emisyon (OAE) adı verilen tarama testi zorunlu olarak uygulanmaktadır. Özel bir durum gelişmediği sürece, bu işlem bebek hastaneden taburcu edilmeden önce gerçekleştirilir. Doğumun yapıldığı sağlık kuruluşunda Yenidoğan İşitme Taraması Ünitesi bulunmaması durumunda, bebek vakit kaybedilmeden uygun bir merkeze sevk edilmektedir.
Yenidoğan İşitme Taramasının 3 Temel Aşaması
İşitme tarama süreci, bebeğin durumuna ve test sonuçlarına göre üç farklı aşamada yönetilmektedir. İlk aşama hastanede taburcu öncesi yapılır ve sonuçlar her iki kulak için "geçti" veya "kaldı" şeklinde raporlanır. Risk faktörü bulunan bebeklerde, sonucun doğruluğundan emin olmak adına testler 2-3 kez tekrarlanabilmektedir.
İlk aşama testlerinde sonucun negatif çıkması, her zaman kalıcı bir işitme kaybı olduğu anlamına gelmez. Dış kulak yolunun kulak kiriyle tıkanması gibi geçici faktörler de testin başarısız sonuçlanmasına yol açabilir. Bu testler sadece işitmenin varlığını sorgular; işitme kaybının tipi veya derecesi hakkında detaylı bilgi sunmaz.
| Aşama | Uygulama Yeri | Uygulayıcı ve Kapsam |
|---|---|---|
| 1. Aşama | Doğumun gerçekleştiği hastane | Odyoloji teknisyeni veya eğitimli sağlık personeli tarafından yapılan ilk tarama. |
| 2. Aşama | İleri işitme test merkezleri | KBB muayenesi ve detaylı odyolojik test bataryalarının uygulandığı merkezler. |
| 3. Aşama | Tanısal odyoloji merkezleri | Uzman odyologlar tarafından kesin tanı ve derece belirleme işlemlerinin yapıldığı birimler. |
1. Aşama: İlk Tarama ve Uygulama Yöntemleri
Doğumun gerçekleştiği hastanelerde uygulanan bu aşamada Tarama Emisyonu (OAE) ve Tarama ABR (BERA) testleri kullanılır. Emisyon cihazı, kulak içine yerleştirilen küçük bir kulaklık vasıtasıyla iç kulaktaki dış tüy hücrelerinden gelen yanıtları kaydeder. Bu işlem tamamen ağrısızdır ve kısa sürede tamamlanır.
Tarama ABR/BERA testi ise işitme sisteminin uyarana verdiği cevabı, başa yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla ölçer. Bebeğin uyuduğu sırada yapılan bu test, beyin sapı düzeyindeki işitme yolları hakkında kritik bilgiler sağlar. Testin sağlıklı sonuçlanması için bebeğin sessiz ve hareketsiz olması gerekmektedir.
2. Aşama: İleri Odyolojik Değerlendirme
Bebek, ilk aşama testlerinden iki veya üç kez üst üste başarısız sonuç alırsa ikinci aşama merkezlere sevk edilir. Bu merkezlerde Klinik ABR/BERA, Oto Akustik Emisyon ve Akustik İmmitansmetri gibi kapsamlı test bataryaları kullanılır. Bu süreçte işitme kaybının varlığı, tipi ve derecesi netleştirilmeye çalışılır.
3. Aşama: Uzman Odyolog Denetimi ve Kesin Tanı
İlk iki aşamada pozitif sonuç alınamayan bebekler, uzman odyologların görev yaptığı tam teşekküllü hastanelere yönlendirilir. Burada ileri tanısal testler ve detaylı değerlendirmeler gerçekleştirilir. Gerekli görüldüğü takdirde bebek, multidisipliner bir yaklaşım için farklı tıbbi bölümlere konsültasyon amacıyla gönderilebilir.
Yenidoğan ve Bebeklerde Kullanılan İleri Test Yöntemleri
İşitme sağlığının detaylı analiz edilmesi için kullanılan ileri tetkikler şunlardır:
- Klinik Oto Akustik Emisyon: Tarama testlerinden daha detaylıdır ve elde edilen veriler uzmanlar tarafından analiz edilerek ayrıntılı değerlendirme yapılır.
- Klinik BERA / ABR Testi: Tanısal değerlendirme ve eşik tayini için kullanılır. Uzmanlık ve deneyim gerektiren bu test, işitme yollarının beyin sapı düzeyindeki tepkilerini ölçer.
- Akustik İmmitansmetri: Orta kulak fonksiyonlarını ve işitme yollarını değerlendiren; timpanometri ve akustik refleks gibi testleri içeren bir bataryadır. Yenidoğanlarda genellikle 1000 Hz yüksek prob ton timpanometri tercih edilir.
- Serbest Saha Odyometrisi: Bebekler ve küçük çocuklar için özel teknikler kullanılarak, hoparlörden verilen sesli uyarana karşı gösterilen davranışsal tepkilerin gözlenmesidir.
Önemli Not: Bebeğin tarama testlerinden geçmesi, ileride işitme kaybı gelişmeyeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde, testten kalınması da kesin bir işitme sorunu olduğu anlamına gelmemekte; sadece ileri tetkik gerekliliğini göstermektedir.


