Doktorsitesi.com

Bağımlı Kişilik yapısına sahip olduğumu nasıl anlarım?

Klinik Psikolog Dr. Özgür Erdem Arıcı
Klinik Psikolog Dr. Özgür Erdem Arıcı
19 Haziran 2022146 görüntülenme
Randevu Al
Bağımlı kişiliğin 2 temel göstergesi vardır. Birinci gösterge; yetersizim inancı, ikince gösterge; yalnızlık kaygısıdır. Bağımlılık yapısıyla ilgili farkındalığını derinleştirdikten sonra, kendini destekleyip, tek başına bir şeyler yaptığını deneyimledikçe, özerklik ve özyeterlilik duygularını geliştirdikçe bağımlılık şemasının gittikçe zayıflayacak ve hayatının merkezi olmaktan çıkacaktır.
Bağımlı Kişilik yapısına sahip olduğumu nasıl anlarım?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağımlı Kişilik Yapısı ve Temel Belirtileri

Psikolojik literatürde bağımlı kişilik yapısı, bireyin yaşamını ve karar alma mekanizmalarını doğrudan etkileyen iki temel gösterge üzerinden tanımlanmaktadır. Bu yapıya sahip bireyler, genellikle kendi yetkinliklerini küçümseme ve başkalarına aşırı ihtiyaç duyma eğilimi gösterirler. Bu durum, hem sosyal ilişkilerde hem de bireysel yaşamda çeşitli zorlukları beraberinde getirir.

1. Yetersizlik İnancı ve Karar Verme Güçlüğü

Bağımlı kişiliğin birinci temel göstergesi, bireyin derinlerinde yatan yetersizlik inancıdır. Kişi, tek başına kaldığında kendisini çaresiz hisseder ve günlük hayatın rutin sorunlarıyla bile baş edemeyeceği düşüncesine kapılır. Bu inanç sistemi, bireyin özgüvenini ciddi şekilde zedeler.

Yetersizlik inancının sonuçları şunlardır:

  • Kendi kararlarına güvenememe ve sürekli kararsızlık yaşama.
  • Günlük hayatı yönlendirmede dış desteğe ihtiyaç duyma.
  • Karar verme aşamasında sürekli çevredeki insanlara danışma gereksinimi.
  • Sorumluluk almaktan kaçınarak kararları başkalarının vermesini bekleme.

2. Yalnızlık Kaygısı ve Çaresizlik Hissi

İkinci temel gösterge ise yoğun bir yalnızlık kaygısıdır. Bağımlı yapıdaki bireyler için yalnız kalmak, sadece bir durum değil, ciddi bir stres kaynağıdır. Bu kaygının temelinde, "Yalnız kalırsam sorunların üstesinden gelemem ve çaresiz kalırım" düşüncesi yatmaktadır.

Tek başına bir yere gitmek veya bir eylemde bulunmak, bu kişilerde yüksek düzeyde huzursuzluk yaratır. Sürekli bir ilişki içinde olma ihtiyacı hisseden birey, yalnız kaldığında adeta ebeveynini kaybetmiş bir çocuğun yaşadığı panik ve çaresizliği deneyimler. Bu durum, kişinin bağımsız hareket etme kabiliyetini kısıtlar.

Bağımlılık Şemasının Kökeni ve Farkındalık

Burada kritik bir ayrım yapmak gerekir: Çaresiz ve yetersiz hisseden kişi yetişkin benliğiniz değil, içinizdeki kaygılı çocuktur. Çaresizlik hissetmeniz, gerçekten çaresiz olduğunuz; yetersizlik hissetmeniz ise gerçekten yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

KavramAçıklama
Duygu KaynağıÇocukluktaki fazla koruyucu yaklaşımlar.
Eksik İhtiyaçKarşılanmamış özerklik ve bağımsızlık ihtiyacı.
Gerçek DurumHissedilenin aksine, bireyin potansiyel yetkinliği.

Bağımlılık Yapısı Nasıl Değişir?

Bağımlılık yapısı, farkındalık ve pratik adımlarla değiştirilebilir bir durumdur. Bu yapıyla ilgili farkındalığınızı derinleştirdikçe, bağımlılık şemasının üzerinizdeki etkisi azalmaya başlar. Kendinizi destekleyerek tek başına bir şeyler yapmayı deneyimlemek, bu sürecin en önemli parçasıdır.

Zamanla özerklik ve özyeterlilik duygularınızı geliştirdikçe, bağımlılık şeması zayıflayacaktır. Bu gelişim süreci tamamlandığında, bağımlılık duygusu hayatınızın merkezi olmaktan çıkarak yerini daha sağlıklı ve bağımsız bir kişilik yapısına bırakacaktır.

Etiketler

PsikolojikPsikolojik destekPsikologYalnızlıkÇaresizlikKararsızlıkKararsızlık neden olurKararsızlık tedavisiYetersizlikPsikiyatristÖğrenilmiş çaresizlikPsikiyatrik destekYalnızlık psikolojisiBağımlı kişilik bozukluğuYalnızlık korkusuÇaresiz kalmaYalnızlık hissiYalnızlık duygusuBağımlı kişilik durumuİlişkide kararsızlıkYalnızlıktan korkmaBağımlı kişilikKararsızlık psikiyatrik bir sorunmudurYalnızlık terapiPsikolojikdanışmanpsikolojik yalnızlıkbağımlılık şeması

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Özgür Erdem Arıcı

Klinik Psikolog Dr. Özgür Erdem Arıcı

Klinik Psikolog Doktor Özgür Erdem Arıcı, İstanbul’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. İlk lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde ikinci lisans eğitimini ise tam burslu olarak okuduğu Haliç Üniversitesi psikoloji bölümünden dereceyle onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. İstanbul Arel Üniversitesinde, Mindfulness uygulamaları üzerine araştırmalar yapmış, öz-şefkat, öz-anlayış ve bilinçli farkındalık üzerine yaptığı çalışmalarla master eğitimini yüksek başarı derecesiyle tamamlayarak ‘Uzman Psikolog’ ünvanını almıştır. Ardından, Şema Terapi, Duygu Düzenleme güçlükleri, Somatizasyon ve Fibromiyalji Sedromu üzerine yaptığı Doktora tez çalışması ile doktora eğitimini tamamlamış ve ‘Klinik Psikoloji’ alanında 'Doktor’ (PhD) unvanını almaya hak kazanmıştır.
Doktora eğitimi sonrasında, fiziksel hastalıkların, ağrı, migren, romatizma, yorgunluk, baş dönmesi, çarpıntı gibi bedensel somatik belirtilerin psikolojik kökenleri üzerine araştırmalarına devam etmiş, bu araştırmalarda depresyon kaygı, somatizasyon gibi psikolojik belirtiler ile çeşitli hastalıkların ilişkisini ele almanın yanında, duygu düzenlemenin rolünü ve şema terapin önemini ortaya koyan psikoloji bilimi literatüründe dünyada ilk olma özelliği taşıyan ulusal ve uluslararası çalışmalarda bulunmuştur.
10 yılı aşkın süredir araştırmalara devam ettiği psikoloji alanında Şema terapi ve Bilişsel davranışçı terapi başta olmak üzere, Aile ve ilişki terapisi, Duygu Odaklı Terapi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, İnsancıl (Rogerian) Terapi, Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) gibi farklı ekoller üzerine geniş bir yelpazede eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu ekol ve teknikleri seçici/bütüncül biçimde uyguladığı on bin seansın üzerinde terapi deneyimiyle psikoterapi hizmeti vermeye devam etmekle birlikte, bir taraftan bilimsel araştırmalara, diğer taraftan çeşitli üniversiteler ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı liselerde öğrencilere ve ebeveynlere yönelik olarak online ve yüzyüze eğitim ve seminerler vermeye devam etmektedir.
 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.