Doktorsitesi.com

Azospermi ve MikroTESE

Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu
Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu
2 Ağustos 2019236 görüntülenme
Randevu Al
Azospermi ve MikroTESE
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Azospermi Nedir? Belirtileri ve Görülme Sıklığı

Azospermi, menide sperm hücresinin bulunmaması durumudur. Erkek infertilitesi (kısırlık) şikayetiyle doktora başvuran hastaların yaklaşık %10’unda bu durum saptanmaktadır. Modern tıp yöntemleri sayesinde, menisinde sperm bulunmayan pek çok erkek için günümüzde baba olma şansı bulunmaktadır.

Azosperminin Nedenleri Nelerdir?

Azospermi vakaları, altta yatan sebeplere göre genel olarak iki ana grupta incelenir:

  1. Tıkanıklığa Bağlı Azospermi: Meni taşıyan kanalların herhangi bir noktasındaki tıkanıklık sonucu oluşur. Bu durumda testiste sperm üretimi normal veya normale yakındır; cerrahi yöntemlerle yüksek oranda sperm elde edilir.
  2. Tıkanıklığa Bağlı Olmayan Azospermi: Testiste herhangi bir nedenle sperm üretiminin bozulduğu durumlardır. Bu gruptaki hastalarda mikroTESE, MESA, TESA ve PESA gibi işlemlerle sperm elde edilme oranı %50 civarındadır.

Azospermi Tanısı ve İzlenecek Yol Haritası

Azospermi tanısı konulduğunda çiftler üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşabilmektedir. Ancak bu süreçte deneyimli bir uzmanla çalışmak kritiktir. Tanı sonrası şu adımlar izlenir:

  • Tıbbi Geçmiş: Hastanın detaylı tıbbi geçmişi sorgulanır.
  • Araştırmalar: Nedenin belirlenmesi için genetik inceleme ve hormonal inceleme yapılır.
  • Tedavi Planı: İnceleme sonuçlarına göre kişiye özel bir tedavi takvimi hazırlanır.

Azospermi Tedavi Yöntemleri ve Cerrahi İşlemler

Doğuştan gelen hormonal yetmezlik durumları haricinde, azosperminin temel tedavisi testisten sperm elde etme yöntemlerine dayanır. Kullanılan başlıca teknikler şunlardır:

YöntemUygulama Şekli
PESA ve TESATestisten iğne yardımıyla sperm hücresi aranması işlemidir.
MESA ve mikroTESETestisin cerrahi olarak açılarak mikroskop altında sperm aranmasıdır.

MikroTESE Başarı Şansı ve Kriterler

Günümüzde optik büyütme altında yapılan mikroTESE işlemi, tıkanıklık olmayan hastalarda ortalama %50 başarı oranına sahiptir. Tıkanıklığa bağlı vakalarda ise genellikle sperm bulunur. TESE öncesinde sperm bulunup bulunamayacağını kesin olarak gösteren bir kriter yoktur; ancak hormon seviyeleri, genetik analizler ve muayene bulguları doktora önemli fikirler verir.

TESE İşlemi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

TESE Kaç Defa Yapılabilir?

Sperm bulunan hastalarda tekrarlayan tedavilerde TESE yeniden uygulanabilir. Kaç kez yapılacağına; testis büyüklüğü, hormonal değerler ve önceki işlemlerdeki sperm kalitesine bakılarak üroloji uzmanı tarafından karar verilir. Daha önce sperm bulunamayan hastalarda ise önce tedavi edilebilir nedenler araştırılmalıdır.

İşlem Öncesi İlaç Tedavisi Gerekli mi?

Erkek infertilitesinde kesin ilaç kullanımı sınırlı alanlarda gereklidir. Destek amaçlı kullanılan tedavi protokolleri, özellikle tekrarlayan TESE işlemlerinde başarı şansını artırabilir.

TESE'nin Riskleri ve Yan Etkileri Nelerdir?

Cerrahi bir işlem olan TESE'de nadir de olsa şu riskler görülebilir:

  • Kanama ve enfeksiyon
  • Ağrı
  • Testis boyutlarında küçülme
  • Sertleşme ve cinsel istekte azalma (Çok nadir görülen bir etkidir).

İyileşme Süreci ve Uygulama Aralığı

Hastalar genellikle işlem sonrası 4-6 saat gözlem altında tutulup taburcu edilir. Günlük hayata dönüş süresi 4-5 gündür. Her iki testise işlem yapılmışsa, yeni bir uygulama için genellikle en az 6 ay beklenmelidir.

Patolojik İncelemenin Önemi

İlk TESE işlemlerinde, özellikle sperm bulunamazsa patolojik tanı için örnek alınması hayati önem taşır. Bu inceleme, sonraki tedaviler için yol gösterici olduğu gibi, testiste gelişebilecek olası tümöral oluşumların tespiti için de gereklidir. Bazen testiste homojen bir üretim olmadığı için patoloji sonucunda sperm görülmemesine rağmen işlemde sperm bulunabilir (veya tam tersi); bu durumda tekrar TESE planlanması uygun olabilir.

Etiketler

AzospermiMikrotesesperm hücresi yokluğu

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu

Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu

Prof.Dr.Ahmet Hakan Haliloğlu, 1975 yılında Ankara’da doğmuştur. Ankara Üniversitesi'nde başlamış olduğu lisans eğitimini başarı ile tamamlayarak 1999 yılında Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Ankara Üniversitesi'nde tamamlayıp 2005 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur. 2013 yılında Doçent ünvanı, 2019 yılında ise Profesör ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.