AYNANIN DİĞER YÜZÜ

Bazı kişilik örüntüleri, içsel sürekliliğini kendi başına sürdüremez.
Bu durum bir eksiklik değil, işleyiş farkıdır. Ancak işleyiş, dış girdiye bağımlıdır.
Bu yapıda benlik, iç referanslarla değil; tepkilerle düzenlenir.
Onay denge sağlar.
Eleştiri bozulma yaratır.
Nötr alanlar belirsizlik üretir.
İlişkiler bu nedenle karşılıklılık zemininde kurulmaz.
Karşı taraf, özne olarak değil; işlev olarak konumlandırılır.
Bu işlev ortadan kalktığında, bağ da anlamını yitirir.
Sıklıkla karıştırılan nokta şudur:
Görülen şey yüksek benlik değeri değildir.
Görülen şey, benlik sürekliliğinin korunma çabasıdır.
Bu yapı sınırla karşılaştığında geri çekilmez; konum değiştirir.
Sessizlik yok sayma olarak yorumlanır.
Farklılık tehdit olarak kaydedilir.
Tanımlayıcı terimler bu örüntüyü sınıflandırabilir.
Ancak klinik açıdan belirleyici olan, çevresel etkidir:
İlişki sonrası oluşan tükenme, yön kaybı ve belirsizlik hissi.
Bu metin açıklama amacı taşımaz.
Saptama yapar.
Yorumlamayı okura bırakır.



