Doktorsitesi.com

AORT ANEVRİZMALARI HAKKINDA

Uzm. Dr. Ersin İmren
Uzm. Dr. Ersin İmren
20 Aralık 2019413 görüntülenme
Randevu Al
AORT ANEVRİZMALARI HAKKINDA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aort Damarı ve Vücuttaki Hayati Rolü

Aort damarı, oksijenlenmiş temiz kanı kalbin sol karıncığından alarak tüm vücuda dağıtan ana arterdir. Kalbin her kasılmasında yaklaşık 120 mmHg, gevşediğinde ise ortalama 80 mmHg basınç ile kanın dokulara yayılmasını sağlar. Yapısal olarak aort; aort kökü, çıkan aorta, arkus aorta ve inen aorta (torasik aort) kısımlarından oluşur. Diyaframın altından başlayıp bacaklara ayrılan bölgeye ise abdominal aorta (karın aortu) denir.

Aort Anevrizması Nedir ve Kimlerde Görülür?

Aort anevrizması, damar çapının normal boyutunun 1,5 katından fazla genişleyerek balonlaşmasıdır. Genellikle 2,5-3,7 cm aralığında olan aort çapı, bu sınırları aştığında anevrizma riski başlar. İstatistiksel olarak 65 yaş ve üzeri erkeklerde görülme sıklığı %5, kadınlarda ise %1-2 civarındadır. Hastalık, yırtılma riski oluşana kadar belirgin şikayet yaratmadığı için son derece sinsi bir ilerleyiş sergiler.

Aort Damarının Tabakaları ve Hastalık Gelişimi

Aort cidarı üç temel tabakadan meydana gelir:

  1. İç Tabaka (Endotel): Damar sertliğinin (ateroskleroz) geliştiği bölgedir.
  2. Orta Tabaka (Media): Düz kas hücreleri ve elastik liflerden oluşur; anevrizma oluşumunda kilit rol oynar.
  3. Dış Tabaka: Elastik ve kollajen liflerden oluşan koruyucu katmandır.

Orta tabakadaki zayıflıklar, kan basıncının etkisiyle damarın balonlaşmasına yol açar.

Aort Anevrizmasına Neden Olan Risk Faktörleri

Yaşın ilerlemesiyle birlikte artan damar sertliği, anevrizmanın en temel sebebidir. Damar cidarındaki bozulmalar, lipid birikimi ve iltihap hücreleri, elastik liflerin yapısını bozarak damarın genişlemesine neden olur. Diğer önemli nedenler şunlardır:

  • Genetik Hastalıklar: Marfan Sendromu ve Ehler-Danlos sendromu.
  • Enfeksiyonlar: Bazı spesifik enfeksiyon hastalıkları.
  • Yaşam Tarzı: Sigara kullanımı ve kontrolsüz hipertansiyon.

Aort Anevrizması Riskini Azaltma Stratejileri

Damar sertliğini önlemek, anevrizma riskini minimize etmenin en etkili yoludur. Bu kapsamda uygulanması gereken temel stratejiler şunlardır:

Koruyucu ÖnlemlerUygulama Yöntemi
Kilo Kontrolüİdeal vücut kitle indeksinin korunması
BeslenmeSağlıklı ve dengeli diyet programları
EgzersizDüzenli fiziksel aktivite
Tansiyon TakibiHipertansiyonun teşhis ve tedavisi
AlışkanlıklarSigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması
Kan DeğerleriŞeker ve lipid seviyelerinin optimize edilmesi

Aort Anevrizması ve Diseksiyon Belirtileri

Aort anevrizması yırtılmadığı sürece genellikle belirti vermez. Ancak genişleme arttıkça çevre dokulara baskı yaparak şu semptomlara yol açabilir:

  • Karın Bölgesinde: Müphem ağrılar, hazımsızlık, dolgunluk hissi ve kalp atışıyla uyumlu pulsasyon gösteren kitle.
  • Göğüs Bölgesinde: Ses kısıklığı, yutma güçlüğü, öksürük ve nefes darlığı.

Aort yırtılmasının (rüptür) en belirgin işareti ise ani başlangıçlı, şiddetli ve "yırtılır" tarzda hissedilen ağrıdır. Bu duruma genellikle soğuk terleme eşlik eder. Aort diseksiyonu (iç cidar yırtılması) durumunda ise kan tabakalar arasına dolarak dokuların beslenmesini bozar; inme, felç veya organ yetmezliği gibi ağır sonuçlar doğurabilir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Sessiz seyreden anevrizmalar genellikle rutin kontrollerde saptanır. Teşhis sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Ekokardiyografi: Kalp ultrasonu ile aort genişliğinin ölçülmesi.
  • Görüntüleme: Bilgisayarlı Tomografi (BT), MR ve Aort Anjiyografisi.
  • Abdominal Ultrason: Karın bölgesi anevrizmalarının ilk değerlendirmesi.
  • Fiziksel Muayene: Kontrol edilemeyen hipertansiyon ve AC grafisindeki genişlemeler.

Tedavi ve Cerrahi Müdahale Kriterleri

Aort anevrizmasında müdahale kararı, anevrizmanın boyutuna ve hastanın klinik durumuna göre verilir. Ameliyat endikasyonları şunlardır:

  • Aort çapının BT ile 5.5 cm üzerinde ölçülmesi.
  • Genetik risk faktörü (Marfan vb.) olanlarda çapın 5 cm'yi geçmesi.
  • Aort çapının yılda 0,5 cm'den fazla hızlı genişleme göstermesi.
  • Semptomların veya komplikasyonların (yırtılma riski vb.) ortaya çıkması.

Tedavi süreci, klasik cerrahi yöntemlerle veya EVAR/TEVAR olarak adlandırılan kapalı (endovasküler) girişimsel yöntemlerle profesyonel bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Özellikle 40'lı yaşlardan itibaren düzenli Kardiyoloji kontrolü, hayati risklerin ekarte edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Etiketler

Aortaort anevrizmasıaort anevrizmasına ne zaman müdahale edilir

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ersin İmren

Uzm. Dr. Ersin İmren

Uzm. Dr. Ersin Eser, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1995 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 2002 yılında Kardiyoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.